
Bakanlar Kurulu'nun yeni okul kıyafet düzenlemesi, laiklik ilkesi ile din ve vicdan özgürlüğü arasındaki tartışmaları gündeme taşıdı.
AI-generated summary
Azerbaycan'da 2010 yılında benzer bir kıyafet yönetmeliği tartışması yaşanmış ve Eğitim Bakanlığı önünde protestolar düzenlenmişti. Ülke anayasası laikliği güvence altına alırken, din ve vicdan özgürlüğünü de korumaktadır.
Azerbaycan'da devlet okullarındaki kıyafet kurallarına ilişkin yeni düzenleme, 2010 yılında geniş çaplı protestolara neden olan başörtüsü tartışmasını yeniden alevlendirdi.
BBC Azerbaycanca'nın haberine göre, Bakanlar Kurulunun 21 Eylül'de aldığı kararla devlet okullarında öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin kurallar değiştirildi.
Düzenlemeye göre, okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laik niteliğine uygun olmayan ek kıyafetlerin kullanılması yasaklandı.
Ancak karar metninde "başörtüsü" veya "hicab" ifadelerine yer verilmedi. Buna karşın bazı basın kuruluşları ve dini gruplar, düzenlemenin başörtüsüne yönelik fiili bir yasak oluşturabileceğini savundu.
Başörtüsü tartışması, yeni düzenlemeden aylar önce de gündeme gelmişti.
Mart ayında Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerinde başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler yayımlandı.
10 Mart'ta Bakü yakınlarındaki Mehdiabad kasabasında bulunan 3 No'lu Okulun yönetiminin, başörtüsü takan 23 öğrenciyi derslerden uzaklaştırdığı iddia edildi.
Dini gruplar, Bakü, Sumgayıt ve İmişli'deki bazı okullarda da benzer uygulamaların yaşandığını öne sürdü. Ancak iddiaların tamamı bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
Din özgürlüğü savunucusu Arzu Abdulla, 1 Nisan'da yaptığı açıklamada kısıtlamaların kaldırıldığını ve öğrencilerin yeniden okullara kabul edildiğini bildirdi. Bununla birlikte ülke genelinde alınmış resmî bir karar açıklanmadı.
Azerbaycan'da temmuz ayında Genel Eğitim Kanunu'nda yapılan değişiklikle eğitim sisteminin laik niteliği yeniden vurgulandı.
21 Eylül'de kabul edilen düzenleme ise bu ilkenin öğrenci kıyafetlerine uygulanmasına ilişkin hükümler içerdi.
Ancak düzenlemede, kıyafet kurallarına uymayan öğrencilerin derslere alınıp alınmayacağı, hangi disiplin yaptırımlarının uygulanacağı veya istisnalara izin verilip verilmeyeceği açıklanmadı.
Bu nedenle kararın öğrenciler üzerindeki etkisinin, okul yönetimlerinin uygulamalarına bağlı olacağı değerlendiriliyor.
BBC Azerbaycanca, konuya ilişkin Bakanlar Kurulu ve Eğitim Bakanlığına yönelttiği sorulara yanıt alamadığını bildirdi.
Tartışmalar, ilahiyatçı Abgül Süleymanov'un gözaltına alınmasının ardından daha da büyüdü.
Meydan TV'nin haberine göre Süleymanov, 22 Eylül akşamı evinin yakınlarında gözaltına alındı ve mahkeme tarafından 30 gün idari hapis cezasına çarptırıldı.
Süleymanov, daha önce sosyal medya paylaşımlarında başörtülü kız öğrencilerin okullardan uzaklaştırılması olasılığını eleştirmişti.
Hakkında polisin yasal talebine kasten uymama suçlaması yöneltildiği bildirilirken, ailesi gözaltı kararının sosyal medya paylaşımlarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Yetkililer ise gözaltı işlemiyle başörtüsüne ilişkin açıklamalar arasında bağlantı bulunduğunu doğrulamadı.
Süleymanov, geçmişte de başörtüsüne ilişkin protestolara katılmış, 2011 yılında farklı suçlamalarla uzun süreli hapis cezasına çarptırılmış ve 2022'de serbest bırakılmıştı.
Yeni düzenleme, Azerbaycan'da laiklik ilkesi ile dini inanç özgürlüğü arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Azerbaycan Anayasası, devletin laik niteliğinin yanı sıra din ve vicdan özgürlüğünü ve eğitim hakkını da güvence altına alıyor.
Uluslararası insan hakları standartlarına göre din özgürlüğüne yönelik sınırlamaların açık bir yasal dayanağının bulunması, meşru bir amaç taşıması ve ölçülü olması gerekiyor.
Düzenlemeyi destekleyenler, devlet okullarının dini açıdan tarafsız olması ve bütün öğrencilerin aynı kıyafet kurallarına tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
Eleştirenler ise laikliğin devletin farklı inançlara eşit mesafede durması anlamına geldiğini belirterek, öğrencilerin kişisel dini inançlarını ifade etmelerinin engellenmemesi gerektiğini vurguluyor.
Azerbaycan Milli Meclisi Bilim ve Eğitim Komitesi Üyesi Ceyhun Memmedov da okullarda eşitliğin sağlanması gerektiğini belirtti.
Memmedov, çocukların sosyal durumları, ailelerinin ekonomik koşulları veya dini ve etnik kökenlerinden bağımsız olarak aynı şartlarda eğitim alması gerektiğini söyledi.
2010 yılında dönemin Eğitim Bakanı Misir Merdanov'un okullarda tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin açıklamaları, dini çevrelerin tepkisini çekmişti.
Başörtülü öğrencilerin okullardan uzaklaştırılabileceği endişesiyle 10 Aralık 2010'da Eğitim Bakanlığı önünde protesto düzenlenmişti.
Yüzlerce kişinin katıldığı gösteriye polis müdahale etmiş ve bazı protestocular gözaltına alınmıştı.
O dönemde de doğrudan başörtüsünü yasaklayan ayrı bir yasa bulunmazken, tartışmalar okul üniformasına ilişkin kuralların uygulanması üzerinden yürütülmüştü.
Başörtüsü tartışmasının bir diğer boyutunu Azerbaycan ile İran arasındaki ilişkiler oluşturuyor.
Azerbaycan yönetimi, geçmişte İran kaynaklı dini etki girişimlerinden duyduğu rahatsızlığı çeşitli açıklamalarla dile getirmişti.
2010 yılındaki protestolar sırasında dönemin Eğitim Bakanı Merdanov, gösterilerin arkasında iç ve dış güçlerin bulunduğunu ileri sürmüştü.
Bazı yorumcular da İran'ın başörtüsü tartışmalarından yararlanmaya çalıştığını savunmuştu. Ancak protestoların İran tarafından organize edildiğini ortaya koyan kamuya açık kanıtlar sunulmamıştı.
Son düzenlemenin metninde de İran, yabancı müdahale veya ulusal güvenliğe ilişkin herhangi bir ifade bulunmuyor.
Azerbaycan'daki tartışmanın nasıl şekilleneceği, yeni kıyafet kurallarının okullarda uygulanma biçimine bağlı olacak.
Başörtülü öğrencilerin derslere kabul edilip edilmeyeceği, kıyafet kurallarına ilişkin istisnalar tanınıp tanınmayacağı ve ailelerin olası hukuki başvuruları önümüzdeki süreçte belirleyici olabilecek.
Hükümetin ise başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının nasıl korunacağı konusunda henüz kapsamlı bir açıklama yapmadığı belirtiliyor.
AI outlook — possibilities, not facts
Okul yönetimlerinin uygulamaları üzerinden hukuki itirazlar artabilir.
Likely · Within months

Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi gave new instructions to the Police and Gendarmerie units in order to increase school security. For the safety of students, it is aimed to tighten the controls around the school and ensure that law enforcement officers are present at their places of duty early.

In France, high school students continue their protests by blocking school entrances, demanding improvements in educational conditions. While the government is calling for restraint, protests continue across the country, except for a separate shooting incident in Aubagne.

Marmara University 2026-2027 academic year was opened with the participation of YÖK President Erol Özvar. Özvar touched upon the social responsibilities of universities, the 'Terror-free Türkiye' goal, the support provided to students in Gaza and the academic use of artificial intelligence.

The fact that the Intellectual Research Club (FARK) at Yıldız Technical University organizes events on separate days, times and places for male and female students, despite the university's directive prohibiting gender discrimination, created controversy.

Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak announced that KYK scholarship and education loan applications for the 2026-2027 academic year have started. Applications are received via e-Government.

2026 KYK scholarship and loan applications are now available via e-Government. Students are researching application methods and priority groups.