Bağ-Kur Tescilinde Hukuki Boşluk ve Yargı Kararlarıyla Geriye Dönük Sigortalılık Tespiti
Quick Look
Vergi mükellefi olduğu halde Bağ-Kur kaydı bulunmayan bir kişinin tescil şansını değerlendiren makale, 2001-2003 arasındaki hukuki boşluk ve Yargıtay kararları ışığında geriye dönük sigortalılık tespitinin mümkün olabileceğini açıklıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Makale, 1/6/1999-20/5/2000 tarihleri arasında vergi mükellefi olup Bağ-Kur kaydı olmayan bir kişinin tescil şansını sorgulaması üzerine, Bağ-Kur sigortalılık kriterlerini ve yasal düzenlemelerdeki değişiklikleri açıklamaktadır.
Soru: 1/6/1999-20/5/2000 tarihleri arasında vergi mükellefiydim. Ancak Bağ-Kur kaydım yok. Dava açarsam tescil şansım olur mu? Ali İhsan S.
01/10/1972–30/09/2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’yla, 01/10/2008’den sonra ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde (4/b) düzenlenen kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar Bağ-Kur’lular olarak ifade edilmektedir. Bağ-Kur sigortalılarının 1/10/1972 tarihinden itibaren sigortalı sayılmalarına esas kriterler farklı yasalarla değiştirilmiştir. Şirket ortakları başlangıçtan itibaren Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılmakla birlikte, kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalılık kriterleri tarih aralıklarına göre;
-1/10/1972-20/4/1982 arasında, meslek kuruluşu kaydı,
-20/4/1982-22/3/1985 arasında, sadece vergi kaydı, vergiye tabi olmayanlar için meslek kuruluşu kaydı,
-22/3/1985-4/10/2000 arasında vergi kaydı, esnaf sicil kaydı veya oda kaydı,
-4/10/2000- 1/10/2008 arasında, vergi kaydı, esnaf sanatkâr sicil kaydı ile birlikte meslek kuruluşu kaydı,
-1/10/2008 sonrası vergi kaydı, esnaf sicil kaydı,
Şeklinde özetlenebilir.
1479 ve 5510 sayılı kanunlarda 1982, 2000 ve 2008 yıllarında yapılan düzenlemelerle sigortalılık niteliği taşıdığı halde belirli tarihlere kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan Bağ-Kur sigortalılarının hizmetlerinin tespitinde hak düşürücü sürelerle birlikte borçlanma hakları da getirilmiştir. Bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin;
-1479 sayılı Kanuna, 20/04/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı kanun ile eklenen ve “Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlığını taşıyan ek geçici 13. madde,
-04/10/2000 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına karşın, 8/8/2001 tarihinde yürürlüğe giren 26/10/2000 günlü Anayasa Mahkemesi kararı ile tüm hükümleri iptal edilen 619 sayılı kanun hükmünde kararnamenin (khk) geçici 1. maddesi,
-1479 sayılı kanuna, 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı kanun ile eklenen geçici 18. madde,
-1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunun “1479 sayılı kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8. madde,
ile yapıldığı görülmektedir.
Belirtilen yasal düzenlemelerde ortak noktanın tescil işleminin belirtilen tarihlerden sonra yapılmasına karşın, kanunda tanınan süreler içinde borçlanma hakkının kullanılabilecek olmasıdır.
Öte yandan, 619 sayılı KHK, Anayasa Mahkemesi’nin 26/10/2000 tarih ve 2000/61-34 sayılı kararı ile iptal edilmiş, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüş ancak 8/8/2001 tarihinde yapılması gereken düzenleme yapılmamıştır. Bu alandaki düzenleme ancak 02/08/2003 tarihli ve 25187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4956 sayılı kanunun 47. maddesiyle gerçekleştirilmiştir.
1479 sayılı kanuna 4956 sayılı kanunun 47. maddesiyle eklenen geçici 18. maddesi hükmüne göre “Bu kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04/10/2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/4/1982 –4/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49’uncu ve ek 15’inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla, 1/6/1999-20/5/2000 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyetiniz için geçici maddede belirtilen sürede kuruma müracaatınız olmadığından Bağ-Kur kapsamında tescil işleminizin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Ancak, 619 sayılı KHK’nin iptal kararının yürürlüğe girdiği 8/8/2021 ila 4956 sayılı kanunun 47. maddesiyle 1479 sayılı kanuna eklenen geçici 18. maddenin yürürlüğe girdiği 2/8/2003 arasında hukuki boşluk oluşmuştur. Yargıda 8/8/2001-2/8/2003 tarihleri arasındaki dönemde geriye dönük Bağ-Kur hizmetlerinin tespitinin mümkün olabileceği yönünde kararlar verildiği görülmektedir. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 1.4.2010 T. 2009/5583 E. 2010/3544 K. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 13.9.2012 T. 2011/9637 E. 2012/14741 K. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 24.12.2015 T. 2014/23545 E. 2015/22971 K, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 5.3.2020 T, 2019/3752 Esas, 2020/1447 K.,)
Bu konudaki yargı kararlarının ortak noktası, hukuki boşluğun sona erdiği 02/08/2003 tarihinden önceki tarihte, sigortalılık tescil başvurusunun veya tescil yerine geçen prim ödemesinin bulunması halinde, geriye yönelik 20/4/1982 tarihine kadar BağKur sigortalılıklarının tespitinin istenebilecek olmasıdır.
Open Questions
- Hukuki boşluktan faydalanmak isteyenler için başvuru süreci nedir?
- Dava açma süreci ve gerekli belgeler nelerdir?




