
BBC ve NPR ortak araştırmasına göre, Esad'ın kimyasal silah programını denetleyen eski General Bassam el-Hasan, Amerikalı gazeteci Austin Tice hakkında bilgi vermesi karşılığında ABD ve Lübnan korumasında yaşıyor.
BBC ve NPR araştırmasına göre, Suriye'nin devrik lideri Esad'ın eski danışmanı Bassam el-Hasan, kayıp gazeteci Austin Tice hakkında bilgi vermesi karşılığında ABD ve Lübnanlı yetkililerin koruması altında Lübnan'da yaşıyor.
AI-generated summary
Amerikalı gazeteci Austin Tice 2012 yılında Suriye'de kaçırılmıştı. Aralık 2024'te Beşar Esad yönetimi devrilmişti.
İngiliz kamu yayıncısı BBC ile ABD merkezli NPR'ın ortak araştırması, Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad'ın üst düzey danışmanlarından eski General Bassam el-Hasan'ın ABD ve Lübnan makamlarının koruması altında yaşadığı iddiasını ortaya koydu.
Esad döneminde Suriye'nin kimyasal silah programını denetleyen ve insanlığa karşı suçlarla aranan el-Hasan'ın, Aralık 2024'te yönetimin devrilmesinin ardından Lübnan'a yerleştiği belirtildi.
BBC'nin araştırmasına göre eski generalin Lübnan'da kalmasına, 2012 yılında Suriye'de kaçırılan Amerikalı gazeteci Austin Tice hakkında bilgi vermeyi kabul etmesi karşılığında izin verildi.
Söz konusu düzenlemenin ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), diğer Amerikan istihbarat kurumları ve Lübnanlı yetkililerin bilgisi dahilinde yürütüldüğü öne sürüldü.
ABD'DEN KORUMA VE MADDİ DESTEK İDDİASI
BBC, araştırma kapsamında el-Hasan'ın FBI, CIA ve Lübnanlı güvenlik yetkilileriyle gerçekleştirdiği bir toplantıya ilişkin ayrıntılı kayıtları inceledi.
Kayıtlara göre eski generale, Austin Tice'ın akıbetine ilişkin bilgi sağlaması karşılığında oturma izni, koruma ve yaşam giderlerinin karşılanması teklif edildi.
Anlaşma hakkında bilgi sahibi kaynaklar, el-Hasan'ın ABD makamlarından aracılar üzerinden para aldığını ileri sürdü. Ödemelerin bu yöntemle yapılmasının para transferlerinin izlenmesini zorlaştırdığı belirtildi.
ABD'nin yaptırım listesinde bulunan el-Hasan ile söz konusu anlaşmanın 2025 yılının ilkbaharında yapıldığı tahmin ediliyor.
Ancak soruşturmaya yakın kaynaklar, eski generalin verdiği bilgilerin Tice'ın bulunmasına yönelik çalışmalarda önemli bir ilerleme sağlamadığını ifade etti.
Kaynaklar, yüksek maliyetine rağmen somut sonuç alınamayan düzenlemenin belirsiz süreyle devam edebileceği endişesini dile getirdi.
ŞAM YÖNETİMİ İADESİNİ İSTİYOR
BBC'ye konuşan HTŞ kontrolündeki Şam yönetimindeki iki farklı kurumdan yetkililer, el-Hasan'ın ülkeye iade edilerek yargılanmasını talep ettiklerini bildirdi.
Yetkililer, ABD'nin eski generalin Lübnan'da kalmasını istediğini, Şam yönetiminin ise bu durumu değiştirmek için sınırlı imkâna sahip olduğunu öne sürdü.
Araştırmada ortaya atılan iddialara Austin Tice'ın ailesinden de tepki geldi.
Ailenin sözcüsü Phil Elwood, iddiaların doğru olması halinde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla Suriyeli sivillere karşı kimyasal silah kullanılmasıyla bağlantılı bir kişinin desteklenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Elwood, bu durumun savaş suçlarıyla aranan bir kişinin adaletten kaçmasına yardım etmek anlamına geleceğini savundu.
Suriye halkının adalet talebinin karşılanması gerektiğini belirten Elwood, el-Hasan'ın yargılanmak üzere ülkesine gönderilmesini istedi.
KAYIP GAZETECİNİN AKIBETİ HÂLÂ BELİRSİZ
Amerikalı gazeteci Austin Tice, 2012 yılında Suriye'de kaçırıldı. Aradan geçen yıllara rağmen gazetecinin akıbeti kesin olarak belirlenemedi.
BBC'nin daha önce yayımladığı araştırmada, Tice'ın kaçırılmasının önceden planlandığı ve el-Hasan'ın operasyonun emir-komuta zincirinde yer aldığı ileri sürüldü.
El-Hasan'ın geçen yıl ABD'li soruşturmacılara verdiği ifadede, gazetecinin Beşar Esad'ın talimatıyla öldürüldüğünü iddia ettiği belirtildi.
Eski general, Tice'ın cenazesinin bulunabileceği bir yer de gösterdi. Ancak bölgede gerçekleştirilen aramalarda herhangi bir kalıntıya rastlanmadı.
Soruşturmaya yakın bazı kaynaklar, bu durumun el-Hasan'ın verdiği bilgilerin güvenilirliğine ilişkin kuşkuları artırdığını ifade etti.
Öte yandan arama çalışmalarına ilişkin bilgi sahibi iki kaynak, ABD makamlarının güvenlik endişeleri nedeniyle kazı tamamlanmadan çalışmaları durdurduğunu öne sürdü.
ESKİ YÖNETİM YETKİLİLERİNE DE PARA ÖDENDİĞİ İDDİA EDİLDİ
BBC'nin araştırmasına göre, Austin Tice soruşturmasıyla bağlantılı bazı eski Suriye yönetimi yetkilileri de ABD makamlarından maddi destek veya koruma aldı.
Eski yönetim mensuplarından biri, gazetecinin kaybolmasına ilişkin verdiği bilgiler karşılığında FBI'dan birden fazla kez ödeme aldığını söyledi.
Söz konusu kişi, ödemelerin devam etmesini sağlamak amacıyla bütün bilgileri tek seferde paylaşmanın kendi çıkarına olmadığını ifade etti.
Başka bir eski yönetim yetkilisi ise ABD makamlarının koruması altında Lübnan'da yaşadığını öne sürdü.
BBC'ye konuşan eski bir üst düzey Lübnan istihbarat yetkilisi de ABD ve Lübnan istihbarat kurumlarının ortak soruşturmalarda bu tür ödeme düzenlemeleri yapabildiğini doğruladı. Ancak Austin Tice soruşturması kapsamında gerçekleştirilen ödemeler hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti.
ABD'NİN KİMYASAL SİLAH PROGRAMINA İLGİSİ
Araştırmada, el-Hasan'ın Esad yönetiminin devrilmesinden sonra önce İran'a kaçtığı, ardından Lübnan'a getirildiği iddia edildi.
Eski Suriye yönetimi ve Lübnan makamlarıyla yakın bağlantıları bulunan bir iş insanı, el-Hasan'ın Lübnan'a geçişi için ABD, Lübnan ve İran'ın dahil olduğu görüşmeler gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Kaynağa göre el-Hasan, yalnızca Austin Tice'ın kaçırılması hakkında değil, Suriye'nin kimyasal silah programı ve İran'la askeri ilişkileri konusunda da önemli bilgilere sahipti.
ABD istihbaratının da eski generalin bu konulardaki bilgilerinden yararlanmak istediği ileri sürüldü.
BBC'nin geçen yıl telefonla ulaştığı el-Hasan ise röportaj talebine doğrudan yanıt vermedi. Eski general, gazetecilerin kendisiyle görüşebilmek için Beyrut'taki ABD Büyükelçiliğinde bulunan FBI ve CIA yetkililerinden izin alması gerektiğini söyledi.
ESKİ ESAD YETKİLİLERİ LÜBNAN VE BAE'DE
BBC'nin araştırmasında, Austin Tice'ın kaçırılması ve alıkonulmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen başka eski Suriye yönetimi yetkililerinin de ülke dışında yaşadığı belirtildi.
El-Hasan'a bağlı olarak görev yapan ve Tice'ın tutulduğu süreçle bağlantılı olduğu iddia edilen Muhammed Mahluf'un Lübnan'da bulunduğu değerlendiriliyor.
El-Hasan'ın yeğeni ve gazetecinin kaçırılmasına karıştığı öne sürülen Sakr Rüstem'in ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Lübnan arasında seyahat ettiği ifade edildi.
BBC'nin ulaştığı Rüstem, Austin Tice hakkındaki sorulara yanıt vermek yerine geleceğe odaklanmayı tercih ettiğini söyledi.
Eski Suriye Cumhuriyet Muhafızları generallerinden Gassan Nassur'un da ailesiyle birlikte BAE'de yaşadığı öne sürüldü.
Eski Ulusal Savunma Güçleri mensupları, Nassur'un Austin Tice'ın tutulduğu cezaevinden sorumlu olduğunu iddia etti.
AI outlook — possibilities, not facts
Şam yönetimi eski General el-Hasan'ın iadesi için diplomatik baskıyı sürdürecek.
Likely · Within months

Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan met with Hungarian Deputy Prime Minister and Minister of Foreign Affairs Anita Orban in Ankara. At the press conference held after the meeting, Fidan made statements regarding the Mecca Defense Agreement.
The health crisis deepened as the Israeli army targeted hospitals, health centers and medicine warehouses in Gaza. More than 1,700 healthcare workers lost their lives and many personnel were detained in the attacks.
Lebanese President Aoun received EU High Representative for Foreign Affairs Kallas. During the meeting, the agreement with Israel, economic reforms and EU aid to Lebanon were discussed.

In his interview with Kathimerini newspaper in Athens, US Secretary of State Marco Rubio made evaluations about relations with Turkey, the fact that the F-35 sale depends on the S-400 conditions, economic pressures on Iran and the Ukraine crisis.
US President Donald Trump stated that he deserves the 2026 Nobel Peace Prize and stated that the Norwegian Nobel Committee is inclined to not give him the award.

During his visit to Athens, US Secretary of State Marco Rubio stated that tensions between Türkiye and Greece originating from the Aegean or Cyprus are unacceptable. Referring to the F-35 and S-400 process, Rubio stated that legal obstacles continue.