BDS Genel Başkanı Dr. Mehlepçi: "Hatay'da 20 bin kişiye tuvaleti bile olmayan konteynerde sağlık hizmeti veriliyor"
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, depremin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen Hatay'daki aile sağlığı merkezlerinde yaşanan fiziki yetersizlikleri ve tahliye baskılarını eleştirdi.
Quick Look
- Hatay'da 6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine karşın aile sağlığı merkezlerindeki konteyner koşulları ve tahliye baskıları çözülmedi.
- Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr.
- Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu.
AI-generated summary
Why It Matters
6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine karşın Hatay'da birinci basamak sağlık hizmetleri konteynerlerde sürdürülmektedir.
6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine karşın Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar çözüme kavuşmadı. Çok sayıda aile sağlığı merkezinde sağlık hizmetleri hâlâ konteynerlerde sürdürülürken, sağlık çalışanları yetersiz fiziki koşulların yanı sıra tahliye baskısı ve yeni hizmet alanı bulma sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.
Bu bağlamda Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi deprem bölgesindeki aile sağlığı merkezlerini ziyaret ederek sağlık çalışanlarının sorunlarını yerinde inceledi. Özellikle Defne ilçesindeki Turunçlu ve Harbiye aile sağlığı merkezlerinde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Mehlepçi, depremzede sağlık çalışanlarının desteklenmesi gerekirken daha ağır koşullarda çalışmaya zorlandıklarını belirterek Sağlık Bakanlığına kalıcı ve depreme dayanıklı aile sağlığı merkezleri yapılması çağrısında bulundu.
“DEPREMZEDE OLDUKLARI UNUTULUYOR”
Hatay’da aile hekimlerinin, ebe ve hemşirelerin son derece güç koşullarda görev yaptığını belirten Dr. Mehlepçi, depremin üzerinden 44 ay geçmesine karşın sorunların azalmadığını, aksine giderek ağırlaştığını söyledi. Dr. Mehlepçi, “Arkadaşlarımız tuvaleti bile olmayan konteynerlerde, yazın sıcaktan yanarak, kışın soğuktan donarak, daracık alanlarda çalışmak zorunda bırakılıyor. Aile sağlığı merkezlerinde çalışan arkadaşlarımız zaten tükenmiş, mutsuz ve yorgun. Hatay’da görev yapanların koşulları ise çok daha ağır. Onların da depremzede olduğu unutuluyor. Deprem bölgesinde çalıştıkları için adeta ayrıca cezalandırılıyorlar” diye konuştu.
Aile hekimliği sistemindeki sorunların yalnızca deprem bölgesiyle sınırlı olmadığını ifade eden Mehlepçi, “Eziyet Yönetmeliği olarak adlandırdığımız düzenlemeden bu yana defalarca söyledik, yine söylüyoruz: Aile hekimliği ve birinci basamak sağlık hizmetleri iyi gitmiyor. Bunun nedeni yanlış ve popülist sağlık politikaları” dedi.
“20 BİN KİŞİYE HİZMET VEREN MERKEZ TAHLİYE TEHDİDİ ALTINDA”
Hatay'ın Defne ilçesindeki Turunçlu Aile Sağlığı Merkezi'nin durumunu örnek gösteren Dr. Mehlepçi, beş birimli merkezde yaklaşık 15-20 bin kişiye sağlık hizmeti sunulmaya çalışıldığını belirtti. Merkezin konteynerlerde hizmet verdiğini ve çalışanların tahliye baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Mehlepçi, şöyle devam etti:
“Bu fedakâr sağlık çalışanlarına teşekkür etmek yerine, ‘Burayı boşaltın, kendinize yer bulun. Boşaltmazsanız sözleşmeniz feshedilir’ deniliyor. Defne’nin bu bölgesinde yeni bir aile sağlığı merkezi yapılmadığı gibi, aile hekimi arkadaşlarımız gece gündüz konteyner koyabilecekleri bir arsa aramak zorunda bırakılıyor. Bu mu sağlıkta örnek olduğumuzu söylediğimiz sistem? Deprem bölgesindeki çalışanlara pozitif ayrımcılık yapılmasını beklerken neden daha fazla cezalandırılıyorlar?”
“HAMİLE HEMŞİRE TUVALETE GİTMEK İÇİN 200 METRE YÜRÜYOR”
Konteyner aile sağlığı merkezlerindeki fiziki koşulların hem çalışanlar hem de hastalar açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dr. Mehlepçi, en temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığına dikkat çekti ve “Konteyner çarşısının içinde, kasapla, kahvehaneyle iç içe aile sağlığı merkezi olur mu? Tuvaleti olmayan aile sağlığı merkezi olur mu? Hamile bir hemşire arkadaşımız, tuvalet ihtiyacını karşılayabilmek için neden 200 metre yürümek, üstelik araç trafiğinin olduğu yoldan geçerek başka yerlere gitmek zorunda bırakılıyor?” diye sordu.
Yağışlı havalarda da ciddi sorunlar yaşandığını belirten Dr. Mehlepçi, ziyaretinden üç gün önce yağan yağmurda çevrenin sular altında kaldığını, hastaların yağmurdan korunabileceği bir alanın dahi bulunmadığını ifade etti.
“HARBİYE ASM APAR TOPAR BOŞALTILDI”
Hatay'daki sorunların Turunçlu Aile Sağlığı Merkezi ile sınırlı olmadığını belirten Dr. Mehlepçi, birkaç ay önce Harbiye Aile Sağlığı Merkezi'nin de apar topar boşaltıldığını söyledi. Dr. Ahmet Mehlepçi, “Çalışan arkadaşlarımızın ‘En azından taşınacağımız konteynerlerin altyapısı hazırlansın’ talepleri bile dinlenmedi. Yaz ortasında klimalarını sökerek taşınmak zorunda bırakıldılar. Yıkım kararı çıkmış bir aile sağlığı merkezine tek tip tabela yaptırmaya bütçe bulunuyor ama sağlık merkezlerinin en temel ihtiyacı olan tuvaleti yapmaya neden kaynak bulunamıyor?” ifadelerini kullandı.
“1000 ASM SÖZÜ NEREDE?”
Sağlık Bakanlığının kaynak kullanımını da eleştiren Dr. Mehlepçi, şehir hastanelerine ayrılan bütçeye karşılık deprem bölgesindeki aile sağlığı merkezlerinin temel ihtiyaçlarının karşılanmamasının kabul edilemez olduğunu savundu.
“Sağlık Bakanlığının bütçesi şehir hastanelerinin müteahhitlerine akarken Hatay’da aile sağlığı merkezi yapmaya gelince neden kaynak bulunamıyor?” diye soran Dr. Ahmet Mehlepçi, kamu tarafından yapılmış, depreme dayanıklı ve müstakil aile sağlığı merkezlerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçti. Öncelik deprem bölgesinde olmak üzere, insanca çalışabileceğimiz, kamu tarafından yapılmış, depreme dayanıklı, müstakil aile sağlığı merkezleri istiyoruz. Verilen 1000 ASM sözü nerede?” dedi.
“SAĞLIK ÇALIŞANLARINI CEZALANDIRMAYIN, DESTEKLEYİN”
Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerinin büyük bir özveriyle sürdürüldüğünü belirten Dr. Mehlepçi, aile hekimlerinin, ebe ve hemşirelerin yalnızca kendi çalışma koşulları için değil, Hatay halkının sağlık hizmetine erişimi için de mücadele ettiklerini söyledi.
Dr. Mehlepçi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hatay’da yaşayan insanlarımızın aşılarını, izlemlerini, kanser taramalarını, muayenelerini ve koruyucu sağlık hizmetlerini büyük bir özveriyle yürüten aile hekimlerimizin, ebelerimizin ve hemşirelerimizin sesini duyun. Deprem bölgesinde görev yapan sağlık çalışanlarının daha fazla mağdur edilmesini değil, desteklenmesini; cezalandırılmasını değil, hak ettikleri çalışma koşullarına kavuşturulmasını istiyoruz.
Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak arkadaşlarımızın dertlerini dinlerken utanıyoruz. Her zaman onların yanında, her zaman onların sesi olmaya devam edeceğiz. Bıkmadan, usanmadan, siz duyana kadar!”
Open Questions
- Sağlık Bakanlığı eleştirilere ve bina taleplerine ne yanıt verecek?
- Turunçlu Aile Sağlığı Merkezi'nin tahliye baskısı nasıl çözülecek?






