Bebek’te çifte cinayet! Köpeğin sessizliği katilleri ortaya çıkardı!
1970 yılında İstanbul Bebek'te yaşanan çifte cinayet, plastik kablo izleri sayesinde Yakalanan iki genç işçiyle çözüldü.
Quick Look
- 3 Şubat 1970'de İstanbul Bebek'te emekli yargıç Mahmut Nedim Bey ve eşi Melahat Hanım başlarına sert cisimlerle vurarak öldürüldü.
- Komşuların bulduğu cesetler, zorlama izi olmayan evde bulundu.
- Soruşturma, çiftin işveren olduğu 20 yaşındaki Kenan ve 18 yaşındaki Mahir'e yöneldi.
AI-generated summary
Why It Matters
3 Şubat 1970'de İstanbul Bebek'teki Küçük Bebek Caddesi'nde emekli yargıç Mahmut Nedim Bey ve eşi Melahat Hanım'ın evinde cesetleri bulundu. Komşuların endişesi üzerine polis ekipleri olay yerine sevk edildi. Cinayet Masası dedektifleri, evde zorlama izi bulunmadığı ve köpeğin havlamadığına dikkat çekerek soruşturmayı çiftin yakın çevresine yöneltti.
Yıl 1970... İstanbul Boğazı'nın kıyısındaki Bebek, tarihi köşkleri, bahçeli evleri ve sakin sokaklarıyla şehrin gözde semtlerinden biriydi. Boğaz kıyısındaki yerleşim yerlerinde çok katlı binaların yanı sıra bahçeli evler de bulunuyordu. Semtin Küçük Bebek Caddesi'ndeki bir evde yaşanan korkunç olay ise İstanbul'un gündemine oturacaktı.
KOMŞULARI CESETLERİ BULDU
Tarih yaprakları 3 Şubat gününü gösteriyordu. Bebek'teki Küçük Bebek Caddesi'nde oturan emekli yargıç Mahmut Nedim Bey (57) ile Hayvanları Koruma Derneğinde çalışan eşi Melahat Hanım (52), iki gündür ortalıkta görünmüyordu. Çiftin durumundan endişelenen komşuları, evlerinin birinci katındaki pencereye merdiven dayayarak içeri baktı. Karşılaştıkları manzara korkunçtu. Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım, evlerinde hareketsiz yatıyordu. Komşuların haber vermesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.
BAŞLARINA SERT CİSİMLERLE VURULMUŞTU
Olay yerine gelen Cinayet Masası dedektifleri, evde inceleme başlattı. Yapılan ilk incelemede, emekli yargıç ile eşinin başlarına sert cisimlerle defalarca vurularak öldürüldükleri belirlendi. Cinayetin yaklaşık iki gün önce işlendiği değerlendirildi. Polis, olayın nasıl gerçekleştiğini ve saldırganların eve nasıl girdiklerini belirlemek amacıyla evin bütün bölümlerini araştırmaya başladı.
EVDE ZORLAMA İZİ YOKTU
Cinayet Masası dedektiflerinin ilk dikkatini çeken ayrıntı, evin kapı ve pencerelerinde herhangi bir zorlama izinin bulunmamasıydı. Kapılar kırılmamış, pencereler zorlanmamıştı. Evde belirgin bir dağınıklık veya boğuşma izine de rastlanmadı. Üstelik evde çayla dolu bir çaydanlık bulunmuştu. Polis, bütün bu ayrıntıları birlikte değerlendirerek saldırganların eve zorla girmemiş olabilecekleri ihtimali üzerinde durdu. Çiftin tanıdıkları kişileri eve almış olabileceği düşünülüyordu.
KÖPEK NEDEN HAVLAMAMIŞTI?
Soruşturma sürerken Cinayet Masası dedektiflerinin dikkatini önemli bir ayrıntı çekti. Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'ın evinde siyah tüylü, iri bir köpek bulunuyordu. Komşuların anlattığına göre köpek, tanımadığı kişilere karşı oldukça saldırgandı. Eve yaklaşan yabancılara tepki gösteriyor, tanımadığı birini gördüğünde üzerine saldırabiliyordu. Buna rağmen çiftin öldürüldüğü sırada komşulardan hiçbiri köpeğin havladığını duymamıştı.
SIRADAN BİR OLAY DEĞİLDİ
Cinayet Masası dedektifleri, bu durumu dikkatle değerlendirdi. Yabancılara saldıran bir köpeğin, sahipleri öldürülürken sessiz kalması sıradan bir ayrıntı değildi. Üstelik evin kapı ve pencerelerinde zorlama bulunmaması da saldırganların çift tarafından tanınıyor olabileceği ihtimalini güçlendiriyordu. Polis, köpeğin neden havlamadığı sorusunun cevabını aramaya başladı. Cinayeti işleyenler, köpeğin daha önce gördüğü ve alıştığı kişiler olabilir miydi? Bu ihtimal üzerine soruşturma, çiftin yakın çevresine yöneldi.
POLİS AİLEYİ ARAŞTIRMAYA BAŞLADI
Cinayet Masası dedektifleri, öldürülen çiftin aile ilişkilerini ve son günlerde kimlerle görüştüklerini araştırdı. Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'ın üç oğlu ve iki kızı bulunuyordu. Çocuklarından bazıları İstanbul dışında yaşıyordu.
Cinayetin ardından Ankara'dan İstanbul'a gelen kızlarının da bilgisine başvuruldu. Polis, çiftin aile içindeki ilişkilerini, herhangi biriyle anlaşmazlık yaşayıp yaşamadıklarını ve eve kimlerin girip çıktığını öğrenmeye çalıştı. Araştırmalar sırasında çiftin oğullarından Uğur'un babasıyla uzun süredir anlaşmazlık yaşadığı bilgisine ulaşıldı. Bu gelişme üzerine polis, dikkatini Ankara'da üniversite öğrenimi gören Uğur'a çevirdi.
ŞÜPHELER ÖZ OĞLUNA YÖNELDİ
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde öğrenim gören 28 yaşındaki Uğur'un, babasıyla yaklaşık sekiz aydır arasının bozuk olduğu öğrenildi. Polis, baba ile oğul arasında yaşanan anlaşmazlığın nedenlerini araştırmaya başladı.
Elde edilen bilgilere göre Uğur, kumar oynadığı gerekçesiyle babasıyla tartışmıştı. Babası, oğlunun kumar alışkanlığından rahatsız olmuş ve kendisine para göndermeyi kesmişti. İkilinin bu nedenle uzun süredir görüşmediği öğrenildi. Cinayet Masası dedektifleri, bu anlaşmazlık üzerinde durdu. Ayrıca olay yerindeki bazı izlerin uzun boylu bir kişi tarafından bırakılmış olabileceği değerlendirmesi de Uğur'a yönelik şüpheleri artırdı.
ANKARA'DA GÖZALTINA ALINDI
Polisin araştırmaları sonucunda Uğur, Ankara'da gözaltına alındı. İstanbul Cinayet Masası dedektifleri de sorgu çalışmalarına katıldı. Uğur'a, anne ve babasıyla ilişkileri, son aylarda nerede bulunduğu ve cinayetin işlendiği günlerde İstanbul'a gelip gitmediği soruldu.
"İLGİM YOK" DEDİ
Uğur, anne ve babasının öldürülmesiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. Babasıyla kumar nedeniyle tartıştıklarını kabul etti. Ancak bu anlaşmazlığın cinayetle ilgisi olmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz aydır babasıyla görüşmediğini, buna rağmen anne ve babasını öldürmek için herhangi bir nedeninin bulunmadığını anlattı. Polis, Uğur'un ifadelerini araştırırken İstanbul'daki olay yerinde de çalışmalarını sürdürüyordu. Çünkü Cinayet Masası dedektifleri, köpeğin havlamaması ve evde zorlanma bulunmaması nedeniyle çiftin yakın çevresindeki kişileri araştırmaya devam ediyordu.
POLİS OLAY YERİNE YENİDEN DÖNDÜ
Cinayet Masası dedektifleri, ilk incelemelerde elde edilen bulgularla yetinmedi. Evde yeniden ayrıntılı çalışma başlatıldı. Çiftin günlük yaşamı, evde yaptıkları işler ve son günlerde kimlerle temas kurdukları araştırıldı. Bu çalışmalar sırasında Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'ın plastik malzemelerle çeşitli ev eşyaları yaptıkları öğrenildi. Çift, özellikle naylon masa örtüleri ve plastik malzemelerden yapılan sehpa gibi ürünlerle uğraşıyordu.
Polis, evdeki plastik malzemeler üzerinde durmaya başladı. Bu ürünlerin nereden temin edildiği, nerede üretildiği ve yapımında kimlerin çalıştığı araştırıldı. Soruşturmanın bu aşamasında elde edilen bilgiler, dedektifleri aile üyelerinden farklı kişilere götürecekti.
PLASTİK KABLOLARIN İZİ SÜRÜLDÜ
Tüm şüpheler çiftin oğlu Uğur üzerinde yoğunlaşırken Cinayet Masası dedektifleri, cinayetle bağlantılı plastik kabloların nereden satın alındığını araştırmaya başladı. Yapılan titiz çalışmada plastik kabloların alındığı yer belirlendi. İş yeri sahibi, Mahmut Nedim Bey'i hatırladığını ve yanında iki genç bulunduğunu söyledi. Ayrıca bu iki gencin daha önce bir atölyede çalıştığı bilgisini verdi. Bu bilgiler, cinayeti işleyen kişilere ulaşılmasında önemli rol oynadı.
İŞÇİLERİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ
Polis, bu bilgilerin ardından önemli bağlantılara ulaştı. Yapılan araştırmada Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'ın naylon masa örtüleri ürettikleri ve bu işte iki genç işçi çalıştırdıkları öğrenildi. Peki, bu iki işçi kimdi? Cinayetle bağlantıları var mıydı? Cinayet Masası dedektifleri, bu soruların cevabını bulmak için araştırmalarını derinleştirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda iki işçinin kimlikleri belirlendi: 20 yaşındaki Kenan ile 18 yaşındaki Mahir.
İKİ GENÇ İŞÇİ DİKKAT ÇEKTİ
Soruşturma derinleştikçe yeni bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Polisin elde ettiği bilgilere göre Kenan ile Mahir, daha önce plastik eşya üreten bir atölyede çalışıyordu. Melahat Hanım, bu atölyeye giderek çeşitli plastik ürünlerle ilgilenmiş ve iki gençle burada tanışmıştı. Plastik eşya üretimine başlamayı planlayan Melahat Hanım ile Mahmut Nedim Bey, iki gence yanlarında çalışmalarını teklif etti. Gençlere, önceki işlerinde aldıklarından daha yüksek bir haftalık ücretin yanı sıra yemek ve kalacak yer sağlanacaktı.
KÖPEĞİN HAVLAMAMASININ CEVABI
Teklifi kabul eden Kenan ile Mahir, çiftin evine gelerek çalışmaya başladı. İki genç, cinayetten yaklaşık üç gün önce eve yerleşmiş, burada yatıp kalkmaya başlamıştı. Ulaşılan bu bilgiler polis için son derece önemliydi. Çünkü iki genç, evde kalmaları nedeniyle çiftin köpeğiyle de tanışmıştı. Yabancılara saldıran köpeğin cinayet sırasında havlamaması, artık daha anlamlı hale geliyordu.
CİNAYETTEN SONRA ORTADAN KAYBOLDULAR
Cinayet Masası dedektifleri, Kenan ile Mahir'in olayın ardından nerede olduklarını araştırmaya başladı. Yapılan çalışmalarda iki gencin cinayetten sonra ortadan kaybolduğu belirlendi. Polis, şüphelilerin geçmişlerini, çalıştıkları yerleri ve memleketleriyle bağlantılarını incelemeye aldı. Araştırmalar sonucunda iki gencin Yozgat'a gitmiş olabilecekleri bilgisine ulaşıldı. İstanbul Cinayet Masası dedektifleri, bu bilgi üzerine çalışmalarını Yozgat'a yöneltti. Şüphelilerin saklanabilecekleri yerler araştırıldı. Yapılan takip sonucunda Kenan ile Mahir'in bir köyde bulundukları belirlendi.
YOZGAT'TA YAKALANDILAR
Cinayet Masası dedektifleri, Yozgat'taki köye giderek iki şüpheliyi kaldıkları evde yakaladı. Kenan ile Mahir, İstanbul'a getirilerek sorguya alındı. Yakalanmalarıyla birlikte yaklaşık 10 gündür sürdürülen soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. Polis, şüphelilerin ifadelerini alırken cinayetin nasıl işlendiğini, neden iki kişinin öldürüldüğünü ve olayın ardından neden kaçtıklarını araştırmaya başladı. İki genç, kısa bir süre sonra sorgularında Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'ı öldürdüklerini itiraf etti.
KAN DONDURAN İFADE
İki şüpheli, ifadelerinde çiftle nasıl tanıştıklarını, cinayetin neden ve nasıl işlendiğini bütün ayrıntılarıyla anlattı. Şüphelilerden Mahir, çifte cinayete uzanan süreci ifadesinde şöyle anlattı:
"Kenan ve ben yaşlı karı kocayı hiç tanımıyorduk. İkimiz de plastik işleri yapan bir atölyede çalışıyorduk. Bir ay kadar önce Melahat Hanım atölyeye geldi ve bir tabla satın aldı. Bu arada yaptığımız eşyalarla ilgilendi. Uzun uzun bilgi aldı ve yaptığımız işi karlı buldu. Daha sonra birçok kez atölyeye geldi ve plastik kablo satın aldı. Bunları ne yapacağını sorduğumuzda, 'Sehpa altı yapıp satıyoruz' dedi. Geçen ayın 26'sında tekrar atölyeye geldi ve 'Çocuklar, biz bir atölye kuruyoruz. Size burada aldığınızdan daha yüksek bir ücret vereceğiz. Bizimle çalışır mısınız? Hem de bizde kalacaksınız' deyince Kenan'la ben yapılan teklifi uygun bularak anlaştık."
LEVYE İLE BAŞINA VURDU
"Ayın 1'ine kadar sehpa yaptık. Bu arada hem evlerinde kalıyor hem de ihtiyaçlarımızı karşılıyorduk. Pazar günüydü. Mahmut Nedim Bey, 'Çocuklar, sehpaları satamadık. Paramız da yok. Haftalığınızı veremeyeceğiz' deyince Kenan'la münakaşaya başladılar. Bu arada Melahat Hanım da yemeklik almak için çarşıya çıkmıştı. Bir aralık münakaşa iyice kızıştı ve arkadaşım levye ile yaşlı adamın başına vurdu. Mahmut Nedim Bey bayılmıştı. Kenan birkaç defa daha vurdu ve yaşlı adamı öldürdü."
KÖPEK DIŞARIDAYDI
"Korkmuştuk. Melahat Hanım bizi ihbar edebilir diye düşündük ve onu beklemeye başladık. Az sonra kapı çalındı. Kenan hemen kapının arkasına saklandı. Ben kapıyı açınca bu sefer de levyeyle Melahat Hanım'ın başına vurmaya başladı. Bu arada ben de elime geçirdiğim keser ve çekiçle işini bitirdim. Daha sonra çantasındaki 70 lirayı aldık. Cinayet işlenirken köpek dışarıdaydı. Biz kaçarken o içeriye girdi." Mahir'in ifadesindeki köpek ayrıntısı, polisin soruşturmanın başında üzerinde durduğu şüpheye de açıklık getiriyordu. İki genç, günlerdir evde kaldıkları için köpek tarafından tanınıyordu. Ayrıca Mahir'in anlatımına göre köpek, cinayet sırasında dışarıdaydı ve şüpheliler kaçarken içeri girmişti.
CİNAYETİ YERİNDE ANLATTILAR
Kenan ile Mahir'in itiraflarının ardından Cinayet Masası dedektifleri, iki şüpheliyi olay yerine götürdü. Burada cinayetin nasıl işlendiğine ilişkin yer gösterme işlemi yapıldı. Şüpheliler, olayın meydana geldiği bölümleri göstererek Mahmut Nedim Bey ile Melahat Hanım'a nasıl saldırdıklarını anlattı. Cinayette kullanılan demir levye, keser ve çekiç de soruşturmanın önemli delilleri arasında yer aldı.
Polis, şüphelilerin ifadelerini olay yerindeki bulgularla karşılaştırdı. Yapılan çalışmalar sonucunda iki kişinin öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlandı.
İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Cinayeti itiraf eden Kenan ile Mahir, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemede sorgulanan iki şüpheli, tutuklanarak Sağmalcılar Cezaevine gönderildi. Böylece 3 Şubat 1970'te Bebek'te iki cesedin bulunmasıyla başlayan soruşturma, Cinayet Masası dedektiflerinin yaklaşık 10 gün süren çalışması sonucunda aydınlatıldı.
EMNİYET MÜDÜRÜ CİNAYETİN NASIL ÇÖZÜLDÜĞÜNÜ ANLATTI
Türkiye gündemini sarsan bu çifte cinayetin aydınlatılmasının ardından açıklama yapan İstanbul İl Emniyet Müdürü Muzaffer Çağlar, soruşturmanın ilk aşamasında cinayetin aileden biri tarafından işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını söyledi. Ancak olay yerindeki bulguların yeniden değerlendirilmesi ve yapılan araştırmalar sonucunda şüphelilere ulaşıldığını belirtti. Çağlar, cinayetin çözülmesinde önemli rol oynayan plastik kabloların nereden alındığının araştırıldığını, yürütülen takip sonucunda iki şüphelinin izinin bulunduğunu anlattı. İstanbul Cinayet Masası dedektiflerinin Yozgat'a gönderildiğini belirten Çağlar, Kenan ile Mahir'in kaldıkları evde uyurken yakalandıklarını açıkladı.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Kenan ve Mahir'in yargılanması ve ceza alması
Very likely · Within weeks
Open Questions
- Cinayette kullanılan demir levye, keser ve çekiç nereden temin edildi?
- Kenan ve Mahir'in Yozgat'taki köyde nasıl saklandığı ve kimlerin yardımıyla oraya gittiği açık mı?
- Çiftin diğer çocukları cinayet hakkında ne bilgi verdi?




