
Yüzlerce haneye evlerini boşaltmaları için tebligat gönderilen Çubuklu Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm süreci TBMM'ye taşındı.
İstanbul Beykoz Çubuklu Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm projesinde 509 haneye 20 Kasım 2026'ya kadar tahliye tebligatı gönderilmesi ve altyapı kesintisi tehdidi Meclis gündemine taşındı.
AI-generated summary
İstanbul Beykoz Çubuklu B Bölgesi 2018 yılında riskli alan ilan edilmiş, imar planları 2024'te, parselasyon işlemleri ise 2025'te onaylanmıştır.
İstanbul'un Beykoz ilçesindeki Çubuklu Mahallesi'nde yürütülen kentsel dönüşüm projesi kapsamında yüzlerce haneden evlerini boşaltmaları istendi.
Çubuklu B Bölgesi'nde yaşayan 509 haneye gönderilen tebligatlarda, tahliye için 20 Kasım 2026 tarihi işaret edildi.
Tebligatlarda, tahliye edilmeyen yapılarda elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilebileceğinin belirtilmesi, mahalle sakinlerinin barınma hakkına ilişkin endişelerini artırdı.
Bölgenin 2018 yılında riskli alan ilan edilmesine karşın imar planlarının 2024'te, parselasyon işlemlerinin ise 2025'te onaylandığı belirtildi. Mahalle sakinleri, dönüşümün koşullarına ilişkin belirsizliklerin giderilmesini ve yaşadıkları bölgede kalmalarını sağlayacak güvencelerin oluşturulmasını talep ediyor.
509 HANEYE 20 KASIM'A KADAR SÜRE
Kentsel dönüşüm kapsamında gönderilen tahliye tebligatlarının 24 Eylül 2026 tarihli olduğu, ancak 2 Ekim'de konutların kapılarına asıldığı ifade edildi.
Mahalle sakinlerinin tahliye süresine, riskli alan kararına ve dönüşümün ekonomik koşullarına yönelik itirazları bulunurken, geçici barınma ve yeni konutlara dönüş konusunda belirsizlikler yaşandığı belirtiliyor.
Dönüşüm sürecinde aylık 8 bin lira kira desteği öngörülmesi de tartışma konusu oldu. Bölgedeki kira bedelleri karşısında desteğin yetersiz kaldığı, yurttaşların kira farkı, depozito ve taşınma giderlerini karşılamakta güçlük yaşayabileceği ifade ediliyor.
TAHLİYE TARTIŞMASI MECLİS GÜNDEMİNDE
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Çubuklu'da yaşananları TBMM gündemine taşıdı.
Çiçek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Mahalle halkının kentsel dönüşüme karşı olmadığını vurgulayan Çiçek, yurttaşların güvenli konutlarda yaşamak, dönüşümün koşullarında söz sahibi olmak ve ekonomik güçlerini aşan borçlar nedeniyle mahallelerinden uzaklaştırılmamak istediğini belirtti.
Çiçek, dönüşüm projelerinde mahalle sakinlerinin yerinde yaşam hakkının korunması gerektiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Kentsel değeri artırıp bu değerden yararlanmayı ödeme gücüne bağlayan bir model, emekçi mahallelerini yüksek gelirli kesimlere açan bir soylulaştırma sürecine dönüşür."
Önergede ayrıca, "Kamusal yatırımlar ve mahalle halkının emeğiyle oluşan değerin özel kazanca çevrilmesi, dönüşümün maliyetinin ise halka yüklenmesi kabul edilemez" ifadelerine yer verildi.
"KÂĞIT ÜZERİNDE KONUT HAKKI BARINMA GÜVENCESİ SAĞLAMAZ"
Dönüşüm kapsamında sunulan aylık 8 bin liralık kira desteğini eleştiren Çiçek, bu tutarın bölgedeki barınma giderlerini karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
Çiçek, yurttaşların yeni konutlara kavuşabilmek için ödeme güçlerini aşan borçlarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Ödeyemeyeceği borçlar nedeniyle evinden vazgeçmek zorunda kalan bir yurttaşa kâğıt üzerinde konut hakkı tanınması, barınma güvencesi sağlamaz."
Çiçek, Bakanlığın kentsel dönüşümün emekçileri mülksüzleştiren bir borçlandırma mekanizmasına dönüşmesini önlemekle yükümlü olduğunu ifade etti.
ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ KESİNTİSİ TEPKİ ÇEKTİ
Çiçek'in soru önergesinde, tahliye edilmeyen konutların elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilebileceğine ilişkin bildirimlere de yer verildi.
Söz konusu uygulamanın yurttaşları iradeleri dışında karar vermeye zorlayan bir baskı aracına dönüşebileceğini savunan Çiçek, tahliye ve yıkım işlemlerinin barınma güvencesi sağlanmadan yürütülmemesini istedi.
Önergede, "Halkın yaşam alanına ilişkin söz ve karar hakkı, kendisine sunulan sözleşmeyi kabul edip etmemeye indirgenemez" değerlendirmesi yapıldı.
RİSK RAPORLARI VE UZLAŞMA ORANI SORULDU
Çiçek, Bakan Kurum'a yönelttiği sorularda Çubuklu B Bölgesi'nin riskli alan ilan edilmesine dayanak oluşturan bilimsel raporların açıklanmasını istedi.
Bölgede hangi zemin etütlerinin ve yapı incelemelerinin yapıldığını, kaç yapıdan karot alındığını soran Çiçek, risk raporlarının mahalle halkıyla paylaşılmamasının gerekçesini gündeme getirdi.
Çiçek ayrıca, tapu kütüğünde 377 malik bulunduğu, bunlardan 194'ünün özel bir firmayla sözleşme yaptığı ve Bakanlık projesi için 84 imza toplandığı belirtilen süreçte, kamuoyuna açıklanan yüzde 65 uzlaşma oranının nasıl hesaplandığını sordu.
Milletvekili, dönüşüm kapsamında 6/A uygulamasına neden başvurulduğunun ve yurttaşların özel firmalarla yaptığı sözleşmelerin bu uygulamadan nasıl etkileneceğinin de açıklanmasını talep etti.
KALYON İNŞAAT İLE GÖRÜŞME YAPILDI MI?
Soru önergesinde dönüşüm projesinin ekonomik boyutu da gündeme getirildi.
Çiçek, bölgede yapılacak konut ve ticari birimlerin sayısını, bunların ne kadarının hak sahiplerine verileceğini ve ne kadarının satışa ayrılacağını sordu.
Bakanlık ve bağlı kuruluşların projeyle ilgili hangi şirketlerle görüştüğünün açıklanmasını isteyen Çiçek, mahalle toplantısında adı geçen Kalyon İnşaat veya bağlı şirketleriyle herhangi bir görüşme, protokol ya da sözleşme bulunup bulunmadığını da Bakan Kurum'a yöneltti.
"KIŞ KAPIDAYKEN YÜZLERCE İNSANI SOKAĞA ATARAK MI CAN GÜVENLİĞİ SAĞLAYACAKSINIZ?"
Çiçek, tahliye takvimini de eleştirerek riskli alan kararının üzerinden yıllar geçmesine karşın mahalle sakinlerinden kısa süre içinde evlerini boşaltmalarının istenmesinin gerekçesini sordu.
Önergede şu sorulara yer verildi:
"Geçici barınma ve dönüşüm sonrasında yerinde kalma güvencesi sağlanmadan 509 hanenin 20 Kasım 2026’ya kadar boşaltılmasında ısrar edilmesinin gerekçesi nedir? Hastaların, yaşlıların ve öğrencilerin bu kısa sürede nasıl taşınması beklenmektedir? Kış kapıdayken, okullar açıkken yüzlerce çocuğu, emekçiyi, yaşlıyı sokağa atarak mı 'can güvenliği' sağlayacaksınız?"
YERİNDE DÖNÜŞÜM İÇİN GÜVENCE TALEBİ
Çiçek, soru önergesinin sonunda mahalle sakinlerinin geçici barınma ve dönüşüm sonrasında Çubuklu'da yaşamayı sürdürme hakkının güvence altına alınmasını istedi.
Kiracıların, tapu sorunu yaşayanların, emeklilerin ve düşük gelirli ailelerin dönüşümden nasıl yararlanacağının açıklanmasını talep eden Çiçek, Bakan Kurum'a şu soruyu yöneltti:
AI outlook — possibilities, not facts
Bakanlık soru önergesine yazılı yanıt verecek
Likely · Within weeks

Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş opened a new day care center in Tuzla. Minister Göktaş emphasized that early childhood education is a matter of the future and reminded the new regulation on nursery standards.
Condemning the violence during the protests in Germany, Merz emphasized that those who attack the police and loot will be punished. Stating that he understands the concerns of young people, Merz stated that they will focus on education and housing problems.

US President Donald Trump claimed that the country would be dragged into destruction if the Democrats won the elections. Trump, who found the election polls fraudulent, stated that he would use his veto power if he lost and pointed out JD Vance and Marco Rubio as his successors.

The 2027 budget of the Ministry of Industry and Technology started to be discussed in the Grand National Assembly of Turkey Planning and Budget Commission. NEW Party MPs Nail Çiler and Şeref Arpacı criticized the Ministry for the decline in industrial production, deviation from export targets and lack of preparation for EU policies.

Local governments and people in Edremit, Yüksekova, Erciş and Kozan, which MHP Chairman Devlet Bahçeli listed among the 19 districts that could become provinces within the scope of the '100 provinces, 1000 districts' project, reiterated their demands and expectations to become provinces.

AKP Prosecutor Sayan repeated the claim that BRSA President Şahap Kavcıoğlu demanded 20 billion lira from Emre Tezmen. Sayan compared this situation to the FETO mentality and called on President Erdoğan for urgent intervention to solve the funding scandal.