Boğaziçi’nde öğrencinin lokması 85 liraya çıktı: 'Üniversite kaynakları savurganlığa gidiyor'
Boğaziçi Üniversitesi’nden ihraç edilen Prof. Dr. Tuna Tuğcu, yemek ücretlerine yapılan zamların arkasında usulsüz ihaleler ve savurganlık olduğunu öne sürdü.
Quick Look
- Boğaziçi Üniversitesi'nde yemek ücretlerine gelen zamları eleştiren Prof.
- Tuna Tuğcu, üniversite yönetiminin ihaleleri 21. madde kapsamında 'adrese teslim' yaptığını ve kamu kaynaklarının kötü yönetildiğini iddia etti.
AI-generated summary
Why It Matters
Boğaziçi Üniversitesi'nde yemek ücretlerine yapılan zamlar öğrenciler tarafından protesto edilmektedir.
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin yemek ücretlerine yönelik protestosu büyürken, üniversiteden ihraç edilen akademisyen Prof. Dr. Tuna Tuğcu, fiyat artışlarının perde arkasına dikkat çekti.
Tuğcu, yemek ücretinin bir yılda 40 liradan 85 liraya yükseldiğini belirterek “Öğrenciler haklı bir protesto yürütüyor. Haklılıkları matematiksel olarak görülüyor” dedi. Tuğcu, üniversitedeki bazı ihalelerin Kamu İhale Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında yapıldığına da değinerek, “Savurganlık ve rant olmasaydı öğrenciler yemeği daha ucuza yerdi” ifadelerini kullandı.
Tuğcu, “Öğrencilerin haklılıkları matematiksel olarak görülüyor aslında. Geçen yıldan bu yana yemek ücretlerine dört kez zam yapılmış ve 40 liradan 85 liraya çıkmış. Bu yüzde 70’lik bir artış anlamına geliyor. Oysa aynı dönemde Türkiye’deki TÜFE artışı yüzde 38. Yani neredeyse yarısı” dedi.
“YEMEK ÜCRETİ 85 LİRA İLE DE KALMAYACAK”
Yemek ücretlerindeki artış ile ekonomik göstergeler arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini belirten Tuğcu, “Bu tabloya bakınca ya Naci İnci gerçeği söylemiyor ya da Mehmet Şimşek” ifadelerini kullandı.
Tuğcu, yemek ihalesine ilişkin bilgilerin kamuya açık olduğunu belirterek, ihalenin Kamu İhale Kurumu’nun Elektronik Kamu Alımları Platformu’ndan (EKAP) incelenebileceğini söyledi.
İhale şartlarının incelenmesi halinde öğrenci yemek ücretinin yalnızca 85 lirada kalmayacağının görülebileceğini belirten Tuğcu, “İhaledeki maddelere baktığınızda yemek ücretlerinin 85 lira ile kalmayacağı, yıl içinde de artacağı görülüyor” dedi.
759 MİLYON LİRALIK İHALE…
Tuğcu, yemek ihalesinin 2025 yılında yaklaşık 759 milyon lira bedelle gerçekleştirildiğini ve yüklenici firmaya porsiyon başına 242 lira ödeme yapılmasının taahhüt edildiğini öne sürdü.
Bu nedenle yıl içerisinde sürekli fiyat farkı oluştuğunu aktaran Tuğcu, üniversitelerin öğrenci yemeklerini sübvanse etmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Tüm üniversitelerde öğrencilere yemek verilirken yemek ücretleri üzerinden bir sübvansiyon sağlanır. Bu sübvansiyon da üniversitelerin gelirleri ile oluşur. Boğaziçi Üniversitesi’nin gelirleri eğer doğru kullanılsaydı enflasyon bu şekilde öğrencilere yansıtılmazdı.”
“İHALELER 21. MADDEYLE ADRESE TESLİM Mİ?”
Tuğcu, “Birçok ihale rekabete açık şekilde yapılması gerekirken Naci İnci bunların birçoğunu kanunun 21. maddesindeki ‘milli güvenlik sırları ve acil durum’ kapsamına alıp davet usulü ile adrese teslim şekilde yapıyor” diyerek usulsüzlüğe tepki gösterdi.
“LOJMAN İNŞAATININ MİLLİ GÜVENLİKLE NE İLGİSİ VAR?”
Tuğcu, özellikle lojman inşaatına ilişkin olduğunu belirttiği bir ihaleyi örnek göstererek şu soruyu yöneltti: “Lojman inşaatı nasıl milli güvenlikle ilgili olabiliyor ya da nasıl bir aciliyeti var ki açık ihale yerine doğrudan 1.3 milyar liraya bir firmaya adrese teslim usulü verildi?”
Üniversitede buna benzer çok sayıda ihale bulunduğunu savunan Tuğcu, kamu kaynaklarının kullanım biçiminin öğrencilerin ödediği yemek ücretleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Eğer bu tür savurganlıklar ve rant olmasaydı öğrenciler yemeği daha ucuza yerdi, protestolara gerek kalmazdı” dedi.
“YÖK’E BELGELERLE ŞİKÂYET ETTİM”
Tuğcu, üniversitedeki usulsüzlük iddialarını daha önce YÖK’e belgeleriyle birlikte taşıdığını ancak soruşturma açılmayacağı yönünde yanıt aldığını da öne sürdü.
YÖK’ün kendisine yönelik hukuksuz tutumuna da sert tepki gösteren Tuğcu, “Ben YÖK’e belgeleri ile defalarca şikayet ettim ama soruşturma açılmayacağına dair cevap aldım. Ama aynı YÖK benim savunmamı dahi almadan beni okulumdan, öğrencilerimden, hocalığımdan kopardı. Kamu hizmetinden beni ihraç etti. Yapılanlar usulsüz ve hukuksuz.” diye konuştu.
Tuğcu, YÖK’ün üniversite yönetimine ilişkin iddiaları soruşturmadığını aktarak, “Dolayısıyla YÖK de Naci İnci’nin bu suçlarına bilinçli şekilde ortak olmayı tercih ediyor.” dedi.
PROF. TUĞCU’NUN X HESABINA ERİŞİM ENGELİ
Tuğcu ayrıca, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yemek ihalesi başta olmak üzere çeşitli iddiaları kamuoyuna aktardığı X hesabına erişim engeli getirildiğini söyledi.
Erişim engelinin gerekçesinin kendisine bildirilmediğini öne süren Tuğcu, “Yemek ihalesindeki usulsüzlük olmak üzere birçok usulsüzlüğü kamuoyuna aktarmayayım diye X hesabıma da erişim engeli geldi. Gerekçe bile yok” ifadelerini kullandı.
Open Questions
- YÖK iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapacak mı?
- İhalelerle ilgili hukuki süreç başlayacak mı?






