AI-generated summary
Bozüyük'te geleneksel dokuma kültürü, tekstil sektörünün gelişmesiyle azalmış ancak yerel kadın girişimciler ve sivil toplum örgütleri tarafından yaşatılmaya çalışılmaktadır. Proje, bu kültürel mirası korumayı ve kadınların ekonomik katılımını artırmayı hedeflemektedir.
Bozüyük Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği ile Bozüyük Nisan Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğinde hazırlanan proje, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden 681 bin lira hibe desteği aldı.
Proje kapsamında oluşturulan atölyelerde 15 kadın, yün, pamuk, keten ve ipek iplikleri bir arada kullanarak el tezgahlarında geleneksel yöntemlerle Bilecik'in Bozüyük ilçesine özgü Kayı bezini dokuyup işliyor.
El tezgahlarında dokunan kumaşlar, atölyedeki dikiş çalışmalarının ardından gömlek, pantolon, ceket, çanta, bornoz ve peştemal gibi ürünlerin yanı sıra çeşitli dekoratif eşyalara dönüştürülüyor.
Çalışmalar kapsamında yöredeki eski dokuma örnekleri de araştırılıyor. Köylerde, evlerde ve çeşitli alanlarda korunan eski kilim ve dokumaların motifleri fotoğraflanarak kayıt altına alınıyor, ardından bu motiflerin çizimleri hazırlanarak yeni ürünlerde kullanılıyor.
Bozüyük Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından Kayı bezi için Türk Patent ve Marka Kurumundan (TÜRKPATENT) 11 Mayıs'ta "tasarım tescil belgesi" alındı.
Dernek Başkanı Mehmet Koca, AA muhabirine, projeyle geleneksel dokuma kültürünün yaşatılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçladıklarını söyledi.
Kayı bezinin yöredeki dokuma kültürünün önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Koca, kadınların üretim süreçlerine daha fazla katılmasını da önemsediklerini ifade etti.
"Tekstil sektörünün gelişmesiyle geleneksel dokumacılık azaldı"
Bozüyük Nisan Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı ve dokuma eğitmeni Tuğba Turhan da İçişleri Bakanlığının desteğiyle dokuma ve dikiş atölyelerini kurduklarını anlattı.
Yöredeki dokuma geleneğinde Yörük kültürünün önemli bir yeri bulunduğunu belirten Turhan, kadınların hem geleneksel üretimi öğrenmesi hem de ekonomik hayata katılması amacıyla çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Turhan, geçmişte Bozüyük'te dokumacılığın yaygın olduğunu belirterek, "Tekstil sektörünün gelişmesiyle geleneksel dokumacılık azaldı. Köyleri dolaşarak eski dokuma örneklerini araştırdık. Motifleri fotoğraflayıp çizimlerini çıkarıyor, kumaşlarımızda desen olarak kullanıyoruz." dedi.
Atölyede geleneksel el dokuma tekniklerini kullandıklarını ifade eden Turhan, dokunan kumaşları dikiş atölyesinde farklı ürünlere dönüştürdüklerini dile getirdi.
Turhan, kooperatifte üretim yapan kadınların aynı zamanda kooperatif ortağı olduğunu aktararak, "Ortaklarımız ürettikleri ürünlerle ev ekonomilerine de katkı sağlıyor." diye konuştu.
Geleneksel motifleri farklı ürünlerde de kullandıklarını anlatan Turhan, konfeksiyon ürünlerinin yanı sıra ev tekstili ve dekoratif ürünler hazırladıklarını belirtti.
Turhan, geri dönüşüm çalışmalarına da önem verdiklerinin altını çizerek, "Kullanılamayacak durumdaki eski kıyafetleri değerlendirerek çaput kilimlere dönüştürdük. Bu ürünlerden kırlent ve runner (yemek masalarının veya sehpaların ortasına boylu boyunca serilen, eni dar ve boyu uzun dekoratif şerit şeklindeki örtü) gibi ev tekstili ürünlerinin yanı sıra çeşitli kıyafet ve dekoratif ürünler de yaptık." ifadelerini kullandı.
"Dokuduğumuz ürünler bizim eserimiz gibi"
Özel sektörden emekli 2 çocuk annesi Zuhal Turhan ise ailesindeki dokuma geleneğinin etkisiyle projeye dahil olduğunu söyledi.
Üretim yapmanın kendisine mutluluk verdiğini anlatan Turhan, "Dokuyup da çıkardığımız ürün sanki bizim eserimiz ya da çocuğumuz gibi. Gerçekten başardığımız için gurur duyuyoruz." dedi.
Ev hanımı ve 2 çocuk annesi Tuğba Durak da Halk Eğitimi Merkezi'ndeki dikiş kursu aracılığıyla tanıştığı dokumacılığı kooperatifte sürdürdüğünü anlattı.
Üretmenin kendisini mutlu ettiğini belirten Durak, "Bir ürünü ortaya çıkarmak, onun beğenilmesi, satılması, sergilenmesi çok güzel. Beğenildikçe daha çok dokumak isteği geliyor içimizden." diye konuştu.
Durak, atölyenin kadınlar için sosyalleşme ve dayanışma alanı da oluşturduğunu ifade ederek, "Evde oturmaktansa gelip burada bir şeyler üretmek güzel." dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Proje kapsamında üretilen ürünlerin yerel pazarlar ve etkinliklerde satışına yönelik düzenlemeler yapılacaktır.
Likely · Within months
Kayı bezi motiflerinin yeni ürün çeşitlerinde kullanımı artırılacak.
Likely · Within months

Türkiye'nin ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklanırken, sıkı para politikası etkisiyle büyümenin %2.2-3 aralığında gerçekleşmesi bekleniliyor. Sanayinin ekonomideki payı 2022'deki %29'dan 2026'nın ilk çeyreğinde %17.7'ye düşmüş, imalat sanayisi ise %23.6'dan %15'in altına gerilemiş. Özellikle otomotiv sektörü, Avrupa'nın yeşil mutabakat ve karbon düzenlemeleriyle üretimi AB sınırları içinde toplaması çabasıyla, Çinli elektrikli araç üreticilerinin Türkiye'yi üretim merkezi olarak görmesiyle ve yerli oranının düşmesiyle sarsıntı yaşıyor. İbrahim Aybar, Türkiye'nin cesur, agresif ve uzun vadeli bir sanayi politikası oluşturması gerektiğini vurguluyor.

Isparta'da geçim sıkıntısı yaşayan emekliler; yüksek gıda fiyatları, kiralar ve düşük maaşlar nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını dile getirdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın motorinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarında doğrudan indirime gitmeye hazırlandığı bildirildi. Kararın Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda 3 kıtada güçlü enerji ortaklıklarına sahip olduğunu, TPAO'nun uluslararası bir enerji şirketine dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirtti.

SGK, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesi sonrası oluşan maaş farklarının 7 Ağustos 2026'da hesaplara yatırılacağını açıkladı.
Dünya Bankası'nın Küresel Hızlı Hasar Tahmini (GRADE) çalışmasına göre, 24 Haziran'daki depremler Venezuela'da 19,6 milyar dolarlık doğrudan fiziksel hasara neden oldu. Hasarın %47'si konutlarda, %27'si altyapıda ve %26'sı konut dışı binalarda meydana geldi. Yeniden imarın 10 yılı bulabileceği belirtildi.