Avrupa Birliği ve TÜBİTAK destekli POTASSIAL projesiyle feldspat atıklarının sıfır atık yaklaşımıyla farklı sanayi kollarına kazandırıldığı bildirildi.
AI-generated summary
POTASSIAL projesi AB Horizon 2020 ERA-MIN3 2021 Çağrı Programı kapsamında desteklenmiştir.
Avrupa Birliği Horizon 2020 ERA-MIN3 2021 Çağrı Programı kapsamında kabul edilen, TÜBİTAK ve İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen "Feldspatik Cevherlerin Sıfır Atıklı Değerlendirilmesi: Stratejik Ham Maddeler için Yeşil ve Sürdürülebilir Kaynak Kullanımı (POTASSIAL)" projesi tamamlandı.
İnönü Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Erdemoğlu, AA muhabirine, koordinatörlüğünü yaptığı projede, Fırat ve Muğla Sıtkı Koçman üniversiteleri, Slovak Bilimler Akademisi, İsveç'teki Lulea Teknik Üniversitesi, İngiltere'den Element Six Inc. ile ETİ Alüminyum AŞ'nin de yer aldığını belirtti.
Erdemoğlu, metalik olmayan endüstriyel madenlerden feldspatın işlenmesi sırasında değerli bileşenlerin ayrılmasıyla geriye önemli miktarda atık kaldığını söyledi.
Madencilik faaliyetlerinin sıfır atık yaklaşımıyla sürdürülmesi gerektiğini belirten Erdemoğlu, Malatya'da da rezervleri bulunan ve cam ile seramik üretiminin temel ham maddeleri arasında yer alan potasyum feldspatın farklı sanayi alanlarında değerlendirilmesi amacıyla 4 yıl önce başlattıkları çalışmanın olumlu sonuçlandığını ifade etti.
Erdemoğlu, potasyum feldspattan katma değeri yüksek ham madde elde edilirken bir ton cevherden yaklaşık 700 kilogram atık çıktığını aktararak, projeyle cevherin farklı bileşenlerini değerlendirerek atık oluşumunu önlemeyi başardıklarını kaydetti.
Projenin üniversite-sanayi işbirliğiyle yürütüldüğünü vurgulayan Erdemoğlu, şunları söyledi:
"Madencilikte sıfır atıklı, hiçbir katı ve sıvı atık oluşturmadan katma değeri yüksek, çok sayıda ürün elde ettik. Potasyum feldspatlar şimdiye kadar yalnızca cam ve seramik sanayisinde katkı maddesi olarak kullanılmaktaydı. Biz bunu ülkemiz ve dünyanın ihtiyacı olan diğer ham maddelerin üretimi için çok kullanışlı bir cevher haline getirdik. Elde edilen ürünlerin hem çevresel etkilerini hem de teknik ve ekonomik analizi yapılarak projenin fizibilitesi ortaya çıkarıldı. Özellikle alümina, potasyum klorür ve aşındırıcı sanayide çok pahalı bir ürün olan silisyum karbür elde edilmesiyle projenin ekonomikliği ortaya çıkarıldı."
Cevherden farklı sanayi kollarına ham madde
Erdemoğlu, kullanım ömrünü tamamlayan cam ve seramik ürünlerinin atık sahalarına gönderildiğini belirterek, projede feldspat cevherinin farklı bileşenlerinden yararlanılarak çeşitli sanayi kollarında kullanılabilecek ürünler elde edildiğini dile getirdi.
Potasyum klorürün gübre üretiminde kullanılan temel ham maddelerden biri olduğunu anlatan Erdemoğlu, alüminanın aşındırıcı ve zımpara sanayisi ile alüminyum üretiminde, kuvarsın ise cam ve aşındırıcı sektörlerinde değerlendirildiğini kaydetti.
Cevherden elde edilen silisyum karbürün yüksek katma değerli ve stratejik bir ham madde olduğuna dikkati çeken Erdemoğlu, bu ürünün çelik ve metal sanayisinde sert metallerin kesilmesi veya aşındırılmasında kullanılan takımların üretiminde değerlendirildiğini bildirdi.
Erdemoğlu, proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların Amerikan Kimya Derneği tarafından yayımlanan ACS Omega dergisinde yer aldığını sözlerine ekledi.
AI outlook — possibilities, not facts
Proje sonuçlarının ACS Omega dergisinde yayımlanması
Very likely · Within days

A 3.5 magnitude earthquake occurred off the coast of Yalova in the Sea of Marmara at 22.08. According to AFAD data, the earthquake, with a depth of 7.96 km, was felt slightly around Kartal and Tuzla in Istanbul. Evaluating the earthquake, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy stated that the earthquake did not occur on the main Marmara Fault or Adalar Fault, but instead resulted from a small break in the secondary fault branches, and such faults do not have the potential to produce major earthquakes.

Researchers from Leibniz University and Helmholtz-Zentrum Dresden-Rossendorf have determined that radioactive fuel particles emitted from Chernobyl can remain in the environment for a long time and pose a health risk, preserving their original structure.

Researchers from Leibniz University and Helmholtz-Zentrum Dresden-Rossendorf found that the radioactive fuel particles in Chernobyl retained their structural properties and radioactive effects even after nearly 40 years.

While discoveries in the field of optogenetics, which combine genetic engineering and light, bring the 2026 Nobel Prize in Physiology or Medicine, the method shows promise in the treatment of vision loss, Alzheimer's and addiction.
During the Sivas Kayalıpınar excavations, a total of 184 cuneiform Hittite tablets and fragments were found, 131 in 2026 and 53 in 2025. It was declared the most comprehensive Hittite archive in the 21st century. The archive includes the high fever epidemic, the illness of the baby princess and her funeral ritual, letters from Western Anatolian generals regarding the request for soldiers and chariots, and the observations of bird fortune tellers. Excavations were carried out by Koç University Department of Archeology and Art History, Assoc. Dr. It is run by Çiğdem Maner.

The 3.9 and 3.8 magnitude earthquakes that occurred consecutively in Denizli's Honaz district brought the risks in the region to the agenda. Experts drew attention to the active fault system of Western Anatolia and the potential of the Pamukkale Fault to produce a magnitude 7 earthquake.