
Ahmet Hakan ve Mehmet Uçum, TCK 217/A'nın gazetecilik üzerindeki etkilerini değerlendirdi
AI-generated summary
TCK 217/A maddesi Ekim 2022'de yürürlüğe giren düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu'na eklendi. Madde, belirli koşullarda 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunu işleyenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Düzenleme kamuoyunda 'dezenformasyon yasası' ve eleştiren çevreler tarafından 'sansür yasası' olarak anılıyor.
Gazetecilerin ve basın meslek örgütlerinin yıllardır eleştirdiği “dezenformasyon yasası”nın uygulanmasında yaşanan sorunlar bu kez iktidara yakınlığıyla bilinen isimlerin katıldığı CNN Türk yayınında gündeme geldi.
Yandaş gazeteci Ahmet Hakan, düzenlemenin geniş yorumlanması halinde “gazetecilik yapılmasını imkânsız hale getirebileceğini” söylerken, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum da uygulamada sorunlar yaşandığını kabul etti.
Uçum, sorunların giderilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı ile görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.
AHMET HAKAN: GAZETECİLİĞİ İMKÂNSIZ HALE GETİREBİLİRSİNİZ
Mehmet Uçum, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programına katıldı. Yayında, Türk Ceza Kanunu’nun “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen 217/A maddesi tartışıldı.
Düzenlemeyi desteklediğini belirten Hakan, yasanın gazetecilik faaliyetlerine karşı geniş biçimde kullanılmasına itiraz etti.
Hakan, “Yani bu suçu her yere teşmil ederseniz artık gazetecilik yapılmasını imkânsız hale de getirebilirsiniz” dedi.
Bir haber içerisindeki basit bir yanlışlığın doğrudan söz konusu suç kapsamına sokulmasını eleştiren Hakan, şu ifadeleri kullandı:
“Yani adam basit bir hata yapmış haberinde. Sen o haberi ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ kapsamına alıp adamı derdest ettiğinde bu olmuyor. Çünkü yaptığı şey toplumu terörize eden bir yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak değil ki.”
UÇUM: İTİRAZ EDEMEYECEĞİMİZ BİR ŞEY
Hakan’ın sözlerine yanıt veren Mehmet Uçum ise düzenlemenin varlığını savunmayı sürdürürken uygulamada sorunlar yaşandığını kabul etti.
Uçum, “Fakat bu suç tipinin soruşturmalarda kullanılma şekli, kovuşturmalarda kullanılma şekli uygulamada bazı sorunlar üretiyor, diyorsunuz. O da itiraz edemeyeceğimiz bir şey” ifadelerini kullandı.
“ADALET BAKANLIĞI İLE KONUŞUYORUZ”
Uçum, çözümün TCK 217/A’nın kaldırılması değil, uygulamadaki sorunların giderilmesi olduğunu savundu.
Bu konuda Adalet Bakanlığı ile çalışma yürüttüklerini açıklayan Uçum, şunları söyledi:
“Bu bir sorun. Adalet Bakanlığımızla da konuşuyoruz. Bu sorunları giderebilmek için norm seviyesinde ne yapılabilir, içtihat seviyesinde ne yapılabilir, proje seviyesinde ne yapılabilir; bunları konuşuyoruz.”
BASIN ÖRGÜTLERİ YILLARDIR UYARIYORDU
Ahmet Hakan’ın dile getirdiği ve Uçum’un uygulama açısından kabul ettiği eleştiriler, basın meslek örgütleri ve hukukçular tarafından düzenlemenin kabul edildiği günden bu yana gündeme getiriliyor.
Ekim 2022’de yürürlüğe giren düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi, belirli koşullarda “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu işleyenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Düzenleme kamuoyunda “dezenformasyon yasası” ve eleştiren çevreler tarafından “sansür yasası” olarak anılıyor.
Basın meslek örgütleri, maddenin kapsamının belirsiz olduğu ve gazetecilerin haberleri nedeniyle soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılabileceği uyarısında bulunmuştu.
ÇOK SAYIDA GAZETECİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI
Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından geçen yaklaşık dört yıllık süreçte çok sayıda gazeteci hakkında TCK 217/A kapsamında soruşturma başlatıldı.
Gazeteciler, haberleri ve kamuoyunu ilgilendiren paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı; bazı isimler tutuklandı, bazıları ise yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldı.
Son olarak iktidara yakınlığıyla bilinen isimlerin de uygulamadaki sorunları gündeme taşıması, düzenlemeye yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.
UÇUM İLE AHMET HAKAN ARASINDAKİ DİYALOG
Ahmet Hakan: "Mehmet Bey bir örnek vereceğim. İsterseniz bir örnek üzerinden konuşalım. 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak' diye bir suç var biliyorsunuz. Şimdi ben halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymanın çok feci bir şey olduğunu düşünüyorum. Yani bununla mücadele edilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Mehmet Uçum: Siz bu suç tipini destekliyorsunuz.
Ahmet Hakan: Destekliyorum... Çünkü bu yolla toplum terörize ediliyor, bu yolla birçok iş yapılıyor, bu yolla birçok şahsiyet karalanıyor. Bunların farkındayım. Fakat bunun istismar edilmemesi gerektiğini de düşünüyorum. Yani bu suçu her yere teşmil ederseniz artık gazetecilik yapılmasını imkansız hale de getirebilirsiniz. Yani adam basit bir hata yapmış haberinde. Sen o haberi 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak' kapsamına alıp adamı derdest ettiğinde bu olmuyor. Çünkü yaptığı şey toplumu terörize eden bir yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak değil ki. Yani o kapsama her şeyi almamak gerektiğini düşünüyorum. Ya benim söylemek istediğim şey bu, ilkesel bir şeyden bahsediyorum.
Mehmet Uçum: "Ben hayır, ben sizin bu perspektifinize itiraz etmem ki. Bak suç tipini kabul ediyoruz. Öyle bir suç tipine ihtiyacımız var, hepimiz biliyoruz.
Fakat bu suç tipinin soruşturmalarda kullanılma şekli, kovuşturmalarda kullanılma şekli uygulamada bazı sorunlar üretiyor, diyorsunuz. O da itiraz edemeyeceğimiz bir şey. Demek ki bizim üzerinde durmamız gereken şey bu suç tipine savaş açmak değil; bu suç tipinin soruşturmalarda ve kovuşturmalarda amacına uygun ve adil bir biçimde kullanılmasını sağlamak.
Bu konuda, bu konuda tabii ki yapmamız gerekenler varsa yapmalıyız. Ben diyorum ki hakikaten... Bizim bu konuda artık yaklaşımlarımız reaksiyoner değil. Biz ön alıcı, bu tip uygulama sorunlarını dikkate alan politikalar geliştirmeye çalışıyoruz. Bu bir sorun. Adalet Bakanlığımızla da konuşuyoruz. Bu sorunları giderebilmek için norm seviyesinde ne yapılabilir, içtihat seviyesinde ne yapılabilir, proje seviyesinde ne yapılabilir; bunları konuşuyoruz."
AI outlook — possibilities, not facts
Adalet Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucu TCK 217/A'nın uygulamasındaki sorunların giderilmeye çalışılacak
Likely · Within weeks

Following the appointment of a trustee to Halk TV, 'historian writer' Nermin Taylan Erkutlu, who is known for her closeness to the government and is claimed to have no diploma, appeared on the channel.

Sözcü TV Editor-in-Chief İpek Özbey, who denied the allegations that 50 people were dismissed from Sözcü newspaper, criticized Erman Toroğlu's resignation and stated that the institution focused on journalistic activities.

Twitch has stopped opening new accounts for users under the age of 15 as of October 29, 2026, and will close existing accounts in February 2027. Subscription and Bit refunds will be made, and users will be able to reopen their accounts when they turn 15.
The regulation that imposes a 15-year age limit on social media and requires age verification via e-Government has come into force. Children under the age of 15 will not be able to open an account, the deadline for existing accounts is March 31, 2027.

The social media ban regulation for under 15s began to be implemented on November 1, 2026. While creating new accounts is restricted, age verification with e-Government integration is allowed for existing accounts until March 31, 2027.

Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş announced that an age verification system and temporary 'token' application will be introduced via e-Government in the social media regulation for children under the age of 15.