Çin'in İran'a sunduğu dört şet ve Hürmüz Boğazı tartışması
Quick Look
- İranlı reformist siyasetçi Muhammed Hüseyin Marashi, Çin'in İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Galibaf'ın Pekin ziyaretinden önce Tehran'a sunduğu dört şet iddiasını açıkladı: Hürmüz Boğazı'nın açık kalması, geçiş ücreti alınmaması, Suudi-Arabistan ile ilişkilerin iyileştirilmesi ve ABD ile çatışmanın sona ermesi.
- Marashi'nın iddialarını Galibaf ofisi reddetmiş olsa da, yazar bu şetlerin Çin'in resmi Hürmüz politikasıyla uyumlu olduğunu ve ABD'nin tek taraflı hareketlerinin Çin'in bu şetleri Iran'a uygulatmaya çalışmasıyla ilişkili olduğunu değerlendiriyor.
- Ayrıca Türkiye'nin denge politikasının eleştirildiği ve gerçek bağımsızlığın sadece kendi çıkarını takip etmesinde yattığı vurgulanıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Hürmüz Boğazı, dünya petrol tedarikçilerinin önemli bir kısmının geçtiği stratejik bir su yolu olarak ABD, Iran ve diğer ülkeler arasında sık sık gerginliklerin yaşandığı bir bölge. Çin, bölgesel istikrarı korumak ve kendi ticaret rotalarını güvence altına almak için diplomatik çabalar geliştiriyor.
Hürmüz Boğazı açık kalacak, kimseden geçiş ücreti koparılmayacak, Suudilerle aradaki buzlar eritilecek, Amerika'yla bitmek bilmeyen kavga son bulacak.
Bunlar ne mi?
Çin'in, İran Meclis Başkanı Galibaf'ı Pekin'de ağırlamadan evvel İran'a verdiği ev ödevi.
Şaştınız değil mi?
Eminim en çok da Amerika ile kavganın son bulma koşuluna şaştınız. Sanki İran'ın elindeymiş gibi.
İddianın sahibi, Muhammed Hüseyin Marashi adlı İranlı reformist bir siyasetçi.
Doğrusunu isterseniz, reformistlerin sözüne ben pek güvenmem. Zaten Galibaf'ın ofisi de iddiaları yalanladı.
Fakat söz konusu 4 şart, Hürmüz Boğazı gündeme geldiğinden beri Pekin'in ortaya koyduğu resmî politikasından o kadar da uzak değil, onu ne yapacağız?
***
Çin, Hürmüz'de ticaret gemilerinin tıkır tıkır işlemesi için Washington ile Tahran arasındaki mutabakat uygulansın istiyor. Buraya kadar normal.
Ne ki mahut mutabakatı tek taraflı bozup İran'a saldıran ABD, ama Çin söz konusu şartları İran'a dayatıyor.
Sizin anlayacağınız, dünyanın yeni süper gücü, müttefikine "Ben arkandayım, Amerika'ya boyun eğme!" demek yerine, "Git şunların istediğini yap, canımı sıkma" diyor.
"Çok kutuplu dünya" denilen zamazingonun ABD karşısındaki kutuplarından birisi buysa, gerisi kalsın diyesi geliyor insanın.
O değil de, anti-emperyalist rüyalar görenler için ne büyük hayal kırıklığı, değil mi?
***
Gelgelelim tabloyu tek taraflı okumak da olmaz. Çin, malumunuz, ABD yaptırımlarına karşı İran'ı hepten yalnız bırakmadı.
Mesela, Ramazan savaşında İran'dan petrol alımını kısmak yerine artırmıştı.
Lakin bütün bunlar, Hürmüz Boğazı konusundaki tuhaf tutumunu izah etmeye yetmez.
İşbu tuhaflığı görmek istemeyenlerin veya reel politik belasına anlayışla karşılayanların, sıra Türkiye'ye gelince, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "denge siyasetini" kantin hamasetiyle mahkûm etmeye çalışması da hakkaniyetli değil.
***
Son ŞİÖ zirvesinde Erdoğan, "ŞİÖ ile ilişkileri ilerletiriz, üyelik bile mümkün" dedikten sonra şu sınırı çizdi: "Fakat bu, Batı'ya sırtımızı döneceğimiz anlamına gelmez..."
Türkiye'nin farkı da bu.
Çin'i alıp Amerika'nın boşalttığı koltuğa oturtmak marifet değil.
Faturasını ödediğiniz vesayetin posta kodunu değiştirmekle "bağımsızlık" olmaz.
Türkiye'nin tarafı sadece Türkiye'dir.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Çin, İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatiki ilişkileri iyileştirmek için araçlık yapmaya devam edecek.
Likely · Within months
ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri varlığını koruyacak ve Çin'in etkisini sınırlamak için ortaklarla koordinasyon artırabilir.
Possible · Within weeks
Open Questions
- İran Meclis Başkanlığı, Marashi'nın iddialarını neden tamamen reddetti?
- Çin, bu dört şeti Iran'a nasıl uygulatmayı planlıyor?
- ABD, Çin'in bu girişimlerine nasıl tepki gösterecek?






