
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Iğdır İl Kongresi'nde iktidarın çözüm sürecindeki tutumunu eleştirdi.
AI-generated summary
Türkiye'de geçmişte yürütülen çözüm süreçleri ve mevcut yasal çerçeve tartışmaları siyasetteki yerini korumaktadır.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Olağanüstü Iğdır İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada iktidarla yürütülen 'süreç' konusunda halkın kaygılı olduğunu dile getirdi.
"Bu sürece karşı halkta yeterince güven yok. Halk tedirgin, halk kaygılı. Toplum kaygı içinde" diyen Hatimoğulları, şunları kaydetti:
"Ne olacak? Neden süreç ilerlemiyor? Neden sonuç alınamıyor hızlı bir şekilde? Toplum bu anlamıyla kaygılı. Elbette bu kaygılarını hep birlikte gidermenin yol ve yöntemini bulmak zorundayız. Meclis’te beklenen çerçeve yasa çıktı. Bu yasa parlamentoda çok büyük çoğunlukla çıktı. Gelinen aşamada çerçeve yasanın hayata geçmesi için teyit ve tespitin bitmesi, Milli Güvenlik Kuruluna raporun sunulması, Milli Güvenlik Kurulunun raporun neticesinde karar alması gerekiyor. Yasa buna bağlanmış durumda. Peki, Milli Güvenlik Kurulu hala neyi bekliyor? Teyit, tespit hala neyi bekliyor? Bu konuda halkımız hızlı bir adım atılmasını bekliyor."
"DEVLET SOMUT ADIM ATMIYOR"
Hatimoğulları sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yasa insanların hayatına dokunduğu zaman gerçek anlamını bulacak. Zindanlardan, dağlardan, sürgünlerden dönüşler başladığı zaman; toplum kendi insanına, aileler kendi çocuklarına kavuştuğu zaman bu yasa güçlü bir anlam bulacak. Geri dönen insanların demokratik siyasete katılımının önü açıldığı zaman güçlü bir anlam bulacak. Esasen bu yasanın somut anlamı ve karşılığı bu olacaktır. Bir taraf sorumluluk üstlenmiş, adımlarını atmış. Gerekli geri çekilmeler, gerekli fesih kararı, Türkiye'den geri çekilme, bütün bunlar gerçekleşti, silahlar yakıldı. Ama devletin bu adımlara karşı henüz yeterince somut adım atmadığını halkımız söylüyor. Eş genel başkanlarımızın ve yoldaşlarımızın serbest bırakılması için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek yok. AİHM kararı var. Gezi mahpusları, Osman Kavala ve arkadaşlarının serbest bırakılması için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek yok. Belediyelere atanan kayyımların geri çekilmesi ve belediye başkanlarının göreve iade edilmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek yok. Barışa karşı temkinli bir iyimserlikle halkımız barışı karşılıyor. Ama halkımız barışın gelmesini yüzde 100 istiyor, demokratik toplumun inşa edilmesini yüzde 100 istiyor."

Cemil Tugay, who was elected as the Mayor of Izmir Metropolitan Municipality as a CHP candidate, joined the AKP. Quoting President Erdoğan's welcome message, Tugay stated that he would continue to serve Izmir and closed his post to comments.

In his statement after the MYK meeting, AKP Spokesperson Ömer Çelik did not respond to the allegations made by the YENİ Party within the scope of the fund investigation. While Çelik emphasized that Erdoğan's candidacy is unchangeable, he described the allegations of fund profiteering as political lynching.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik stated that the Terror-Free Türkiye process continues with determination and that the developments in Syria and Iraq are closely followed. He also announced that the rights of victims of fund profiteers will be protected and the Mecca Agreement will be sent to the Parliament.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik, in his statement after the Central Executive Board meeting, evaluated Cemil Tugay's participation in the party, announced the appointment of Bekir Bozdağ as Advisor to the Chairman and stated that the process of a terror-free Turkey continues with determination.

CHP Group Chairman Faik Öztrak described Izmir Metropolitan Municipality Mayor Cemil Tugay's transition to AKP as 'theft of the national will'. Öztrak made harsh criticisms, holding Özgür Özel and the party management of the period responsible for this situation.
Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş, criticized Israel's actions in Gaza within the scope of the 'Palestine Solidarity Days' to be held on 7-11 October and stated that Türkiye will continue to stand by the Palestinian people.