Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay’dan ‘AİHM kararlarına neden uyulmuyor’ sorusuna yanıt: ‘Davalara ilişkin konuşmak haddim değil’
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısı öncesi düzenlenen komisyon toplantısında vize serbestisi, gümrük birliği ve AİHM kararları gündeme geldi.
Quick Look
- TBMM AB Uyum Komisyonu, yaklaşan Karma Parlamento Komisyonu toplantısı öncesi toplandı.
- Toplantıda AB ile ilişkiler, vize serbestisi, gümrük birliği güncellenmesi ve AİHM kararlarının uygulanması konuları milletvekilleri ve Dışişleri Bakan Yardımcısı arasında tartışıldı.
AI-generated summary
Why It Matters
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısı 26-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecektir. Komisyon, AB uyum süreçlerini ve ikili ilişkileri denetlemektedir.
TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, 26-27 Ekim’de gerçekleşecek Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısı öncesi bugün toplandı.
'ONLAR SİZE OY VERMEZDİ'
Toplantının başında, CHP’ye butlan kararıyla CHP’den ve komisyon başkanvekilliğinden istifa eden YENİ Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın’ın yerine seçim yapıldı. Taşkın, tek aday oldu. İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’ye, gülerek, “Siz oy verecek misiniz” diye sordu. Bunu DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar’ın isteğiyle sorduğunu belirtti. Çandar ise, yine gülerek, “Onlar size oy vermezdi” dedi. Yüksel Taşkın, oy kullanan 15 üyenin 15’inin oyunu alarak yeniden komisyon başkanvekili seçildi.
‘MADE IN EUROPE'TA GELİŞMELER OLABİLİR’
Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye-AB ilişkilerine yönelik sunumunda, Birlik ile 2019’da yaşanan sıkıntıların son 2-3 yılda aşıldığını, üst düzey temasların gerçekleştiğini söyledi. Bugün önceliklerinin, Avrupa Yatırım Bankası aracılığı ile yatırımların artması, gümrük birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması olduğunu kaydetti. Made in Europe (Avrupa üretimi) projesine dahil olmanın önemine ise ayrıca dikkat çeken Bozay, “Burada özellikle otomotiv sektörünün ihtiyaçları bağlamında çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda önümüzdeki dönemde bazı önemli gelişmeler olacak diye bekliyoruz” sözlerini sarf etti. Bozay, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum oranını yüzde 4 olarak gösteren metodolojinin ise doğru olmadığını savunarak, “Farklı metodolojilerle bu, yüzde 44’e kadar yükselebiliyor” dedi.
BOZAY'A AİHM SORUSU
Sunumun ardından İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan söz alarak, “Türkiye gerçekten AB’ye girmek istiyor mu, yoksa oyalanıyor mu? AİHM kararlarını uygulamamakta ısrar eden bir ülkenin AB’ye girme çabalarını kim dikkate alır? ‘Kayak yapmaya gideceğim ama mayoyla gideceğim’ derseniz insanın aklından şüphe edilir. Bu iş de böyle” dedi. Bozay ise buna, “Zorlu dönemlerden geçiyoruz. Avrupa Konseyi’nin üyesiyiz. Orada belli bir orana vurduğumuz zaman, kararlara uyumda AİHM’de gayet yüksek oranımız var. Yanılmıyorsam yüzde 90 civarında. Ama burada bazı davaların üzerine kasıtlı yoğunlaşma olabiliyor bazı çevreler üzerinden, isim bazında gidiliyor” yanıtını verdi. Bozay, 2016’daki darbe girişiminin de sisteme zarar verdiğini belirterek, “Bazı sıkıntılarımızın arkasında yeniden inşa süreci de var” dedi. Bozay ayrıca, AİHM’de görülen Kıbrıs mülk davalarına dikkat çekerek, burada Türkiye’nin üzerine düşen tazminatı ödemesine karşın beklenen karşılığı alamadığını kaydetti; “Bu resimde kimse sütten çıkmış ak kaşık değil” diye konuştu.
‘ORAN VERMEK DOĞRU DEĞİL’
Türkkan, buna yanıt olarak, “Bizde kötü ama onlarda da kötü savunma şeklini kabul etmiyorum. Darbe teşebbüsünün ardından 10 sene geçti. 1980 darbesinin izi 1990’da kalmamıştı. 2016’daki darbenin izi 2026’da sürüyorsa, bu, basiretsiz politikalardandır” dedi. DEM Partili Çandar ise, “Fransa’da simge Dreyfus davası vardır. Orada kimse Dreyfus hatırlatılınca ‘Ama şu kadar oranla uyuldu’ demez. Bizde de simge davalar var AİHM bakımından. Biri Osman Kavala, daha yeni AİHM kararı var, yeniden yargılamaya gidilmesi lazım. Kendi anayasamızın gereği de bu. Keza Selahattin Demirtaş davası var. Bütün dünya bunların çifte standartlı olduğunu biliyor. AB de icap halinde bize karşı bunları kullanıyor. Biz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi yükümlülüğümüzü yerine getirelim” sözlerini sarf etti.
'DAVALARA İLİŞKİN KONUŞMAK HADDİM DEĞİL'
Bozay ise, “Yürütmenin bir sorumluluğu var, herkesin kendi sorumlu olduğu alanlar var. Davalar konusunda yorum yapmak benim haddim değil. Yargıda olan bir konu. Bu konuyu Adalet Bakanlığımızla, diğer bakanlıklarımızla konuşuyoruz. Simge davalar kısmında bizim de beklentimiz olduğunu vurgulamak isterim: Kıbrıs konusundaki davalarda müthiş haksızlıklar oluyor. AİHM ve diğer kurumların tamamen siyaset dışı, hukuk temelinde yorumlar yapmadığı zamanlar olduğunu belirtmek istiyorum. Çifte standardı görünce ‘Niye bu kadar üzerimize geliniyor’ diye düşünmüyor değiliz. Biz, söylediklerinizi bakanımıza arz edeceğiz, ama ondan sonrası bizi aşıyor” ifadelerini kullandı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, ise Bozay’a, “AİHM kararıyla ilgili yaptığınız beyanatta ne kadar acı çektiğinizi gözlemleme fırsatı buldum” dedi.
‘AB BİZİM KADAR İSTEMİYOR'
AKP Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, daha önce 3 yıl AB Bakan Yardımcılığı yaptığını da anımsatarak, Türkiye’nin AB’ye girmek istediği kadar AB’nin Türkiye’yi dahil etmek için çaba göstermediğini söyledi. Birliğin Kıbrıs, terör sorunu, demokrasi gibi sorunları “bahane ettiklerini” ifade etti. “Kendilerini Hıristiyan bir kulüp olarak kabul etmemiş olsalar da bütün reflekslerinde Hıristiyan kulüp olma kodlarını gördük” diye konuştu.
'DIŞARIDA BUNLARI SÖYLEMİYORUZ'
CHP’li Jale Nur Süllü ise, “AB ile ilişkilerimiz üyelikten çıkmış, al-vere dönmüş durumda. Bunu ne yazık ki iktidar da, yürütme de, AB de kabul ediyor. 9 Ekim’de Marta Kos Türkiye’ye geldiğinde demokrasi yönünden kaygıları olduğunu anlattı. Sonunda da konuşmasını, değişen jeopolitik koşullar nedeniyle Türkiye ile karşılıklı faydaya dayalı bir işbirliğine yöneltti. Her yıl açıklanan Türkiye raporları ortada, bir gelişme olmadı vesaire… Anayasa Mahkemesi 8 Ekim’de Tayfun Kahraman’la ilgili karar verdi, o bile uygulanmıyor. Tamam başka ülkelerde de bazı şeyler olabiliyor ama biz ev ödevimizi yapalım” dedi. Süllü, Türkiye’yi yurtdışına şikayet etmediklerini de belirterek, “Biz yurtdışına gittiğimiz zaman bunları anlatmıyoruz, Yunanistan diyoruz, Kıbrıs diyoruz” sözlerini sarf etti. Türkkan da benzer şekilde, “Yurtdışında bunları konuşmuyoruz. Orada yaptığımız konuşmalar buradan farklı oluyor. Dışarıda söylediklerimiz doğru değil” dedi. AKP’li Ali Şahin ise, Lütfü Türkkan’ın “milli duruşunun” uzun süredir farkında olduğunu belirtti.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısı 26-27 Ekim'de yapılacak.
Very likely · Within days
Open Questions
- Gümrük birliği güncellemesi ne zaman sonuçlanacak?
- AİHM kararları konusunda somut bir adım atılacak mı?






