
AI-generated summary
Fidan, Diyarbakır Valiliği ziyaretinden sonra AK Parti İl Başkanlığına giderek 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' programında konuştu. Konuşmasında 12 Eylül zihniyetinin sona erdiğini, AK Parti iktidarıyla kimlik inkarının ortadan kaldığını ve bölgedeki altyapı geliştirmelerini vurguladı.
Diyarbakır'da Valilik ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığına geçen Bakan Fidan, İl Başkanı Hamit Sümer ve partililerle bir araya geldi.
Fidan, burada düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'a büyük önem verdiğini söyledi. Diyarbakır'ın büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan kadim bir kent olduğunu belirten Fidan, AK Parti'nin 25 yıldır ortaya koyduğu icraatlarla Diyarbakır'ın hak ettiği tarihsel yolculuğuna devam edeceğini kaydetti.
"12 EYLÜL ZİHNİYETİ, AK PARTİ KADROLARININ SEÇİMLE İKTİDARA GELMESİYLE SON BULDU"
Bakan Fidan, şunları dile getirdi: "Yarın 12 Eylül. 12 Eylül zihniyeti denen bir zihniyet vardı. Özellikle kimlik inkarını, Kürtlerin kimliğini inkar eden bir duruşun neredeyse semborü haline gelmiş bir zihniyet vardı. Bu zihniyetin hem pratikte hem hukuki zeminde hem zihni zeminde son bulmasını sağlayan, gerçekten AK Parti kadrolarının halk ve seçim yoluyla iktidara gelmesi oldu. Yani bu tarihsel olarak altı çizilmesi gereken bir husus.
12 Eylül zihniyetinin ortaya çıkarttığı kimliği reddeden belli bir azınlık dışındaki genel yapıyı dışlayan duruş, ülkenin bütünlüğünü, beraberliğini, güvenliğini, ekonomisini, kalkınmasını, aklınızla ölçülebilen ne parametre geliyorsa hepsini geriye götürdü. Hiçbirini ileriye götürmedi. Tabii çok şükür AK Parti iktidarlarıyla beraber Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten kimlik inkarının ortadan kalkması, bütün vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık çerçevesinde sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu için kendi etnik kimliğinden, inancından bağımsız olarak eşit muamele görmesi prensibi, bizim yaptığımız en büyük siyasal devrim olmuştur."
Her insanın kimliğini, kültürünü, inancını, durduğu yeri kabul etmenin ve bunun içerisinden toplumsal bütünleşme ve kaynaşmayı öğretmenin önemli olduğunu ifade eden Fidan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yüzyıllardır, bin yıldır bu topraklarda sosyoloji zaten Kürt, Türk, Müslüman, Hristiyan, Arap, Çerkez ayrımı yapmadan beraber yaşam yolunu bulmuşken, toplum kat kat ilerdeyken, devletin kendi yazılımının bu konunun gerisinde kalması aslında krizin başlıca sebeplerinden biri olmuştur. AK Parti'nin yaptığı en önemli şey toplumsal gerçekliği devletin yönetimine, anayasanın kodlarına, meclisten geçen kanunlara taşımak oldu. Bu olduğu zaman, yani toplumla devlet arasındaki zihin, kalp ve akıl uyuşması yaşandığı zaman zaten önümüzde bir şey kalıyor; kalkınmayla, gelişmeyle, moderniteyle, kültürle ve eğitimle ilgili diğer sorunların çözülmesi.
Demokratik reformlarla ilgili adımların en büyüğü 2013 yılı itibarıyla arttı; dil. Kürtçe eğitimle ilgili büyük bir adım atıldı. Yani kimlik inkarıyla ilgili mevzuatta olabilecek ne varsa onların hepsi ortadan temizlendi. Aslında sosyolojiyle ve devlet mevzuatının buluştuğu bir gerçek alana döndüğümüz andan itibaren ortada aslında büyük bir siyasal engel olmaması gerekiyordu. Fakat uzun yıllardır bir de siyasal şiddetin terör formunda Türkiye'de ve Türkiye'nin ötesinde yer buluyor olması, Türkiye'de cereyan eden siyasal gerçeklikle bir türlü bir senkronizasyon kuramaması, daha çok Türkiye'de olana değil de bölgede olması muhtemel krizlere bakan bir perspektifle olaylara bakan bir yaklaşım mevcut. Sürecin hayata geçişini bir 13 yıl daha ertelemiş oldu. Ama ne diyoruz? Güzel bir halk deyişimiz var; geç olsun, güç olmasın, güzel olsun. 13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi ama işte Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar diye imkanlara bakıldı."
"DİYARBAKIR VE BÖLGE HAK ETTİĞİ EKONOMİK POZİSYONA ULAŞACAK"
Türkiye'de herkesin bulunduğu yeri siyaset ve diyalog yoluyla ilerletme imkanına sahip olduğunu anlatan Fidan, bunun yerine siyasal şiddet veya terör kullanıldığında bambaşka bir zemin açıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ortaya konan "Kardeşlik Süreci"nde uzun zaman önce nihayete ermesi gereken bir sorunun sonuna gelindiğini dile getiren Fidan, bundan sonra herhangi bir sorunun Meclis çatısı altında diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini kaydetti.
Hakan Fidan, Diyarbakır'ın geniş tarım arazisine sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Diyarbakır'da inanılmaz bir ekonomik potansiyel var. Sadece burada değil. Diyarbakır, tarihsel olarak biliyorsunuz Irak'la, Suriye'yle, buradaki kültürel ve ekonomik havzayla da çok yakın ilişkisi olan bir coğrafi durumda. Şimdi inşallah sadece Türkiye'de değil, hem Suriye'de hem de Irak'ta siyasal istikrarın, barışın, huzurun olduğu bir noktada sadece Türkiye'de yaptığımız reformlardan ve girişimlerden hareketle değil, bu bölgesel politikalardan dolayı da ve oradaki işbirliklerimizden dolayı da buradaki ekonominin inanılmaz şekilde ayağa kalkacağını göreceğiz.
Diyarbakır ve bölge hak ettiği ekonomik pozisyona ulaşacak diye değerlendiriyoruz ve inşallah bütün hedefimiz de o yönde. Sadece Türkiye'deki sorunu değil, terörsüz bölge perspektivi adı altında esas itibarıyla Suriye'nin de istikrarına, Irak'ın da istikrarına olacak, siyasal şiddeti ortadan kaldıracak bir düzeni artık bölgemize getirmek lazım."
Bölgede inanılmaz bir potansiyelin olduğunu ifade eden Fidan, hem Türkiye hem de yurt dışından yatırımcıların buraya çok ciddi ilgi duyacağını düşündüğünü bildirdi.
"AK PARTİ İKTİDARA GELDİĞİ ANDAN İTİBAREN BÖLGEDEKİ ALTYAPI SORUNLARINI ÇÖZDÜ"
Dışişleri Bakanı Fidan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Son 40 yıldır bu bölge sürekli Irak, Suriye ve Türkiye'nin belli bir kısmı savaşla, kanla, terörle anılır halde. Buraya ekonomi gelmesi, yatırım gelmesi, ekonomik kalkınma olması gerçekten güç. Buna rağmen AK Parti iktidara geldiği andan itibaren inanılmaz bir şekilde altyapı sorunlarını çözdü. Buraya hep uçakla geliyordum. MİT Başkanlığı dönemimde de geliyorduk ama o zaman başka konular vardı. Bölgenin diğer illerine de gidiyordum ama kara yoluyla böyle kapsamlı geziyi en son 30 yıl önce yapmıştım.
Geçen Ahlat'taki etkinlikten sonra dedim ki kara yoluyla, kendim araba sürerek arkadaşlarla beraber döneyim. Oradan Van Gölü'nün etrafından Muş'a, Muş'tan Solhan'a, Solhan'dan Bingöl'e, Bingöl'den Elazığ'a, Elazığ'dan Malatya'ya kadar arabayı kullanarak her tarafa bakarak, durarak geldim. Çünkü şehirlerde bulunuyoruz ama şehirler arası yollar, köyler ve ilçeler nasıl? Bunu da yerinde görmek lazım. 25 sene önceki durumla şimdiki durum inanılmaz derecede farklı. Duble yollar var, artık kerpiç evler görmüyoruz. Ekonomik gelişmişliğin göstergesi olan evlerin, yolun, altyapının durumu... Diyarbakır'a havadan baktığımız zaman o şehirciliğin gelişmiş olması, yeni Diyarbakır, yeni yerleşimler aynı şekilde Muş'ta, Elazığ'da, Bingöl'de, Solhan'da yani Ahlat'ta bütün bunları görüyor olmamız... Yapanlardan Allah razı olsun.
Suriye'de huzur olduğu zaman, Suriye'nin tamamını kastediyorum, Irak'ın tamamında huzur olduğu zaman artık bölgedeki bütün halklar, devletler yollarına barış, huzur ve kalkınma içerisinde devam edecekler. Bizim buna ihtiyacımız var."
"YAPACAKLARIMIZIN DAHA ÇOK BAŞINDAYIZ"
Silvan Barajı'nın önemine değinen Fidan, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Barajımızın müstemilatıyla ve çevre tünelleriyle beraber bitmesi, Dicle Barajı ve Kralkızı Barajı'nın ilave tesislerin de bitmesiyle yaklaşık 4 milyon dönüm bir ilave alanın yani sıfırdan sulanması değil de daha iyi sulanması ve ürünün 2-2,5 misliyle artması söz konusu olacak. 2028-2029'dan itibaren de tarım merkezli olan, ekonomik gelirin birkaç milyar dolarlık bir ilave gelir olacak ama daha da önemlisi şimdi şu Rusya-Ukrayna Savaşı'na baktığınız zaman ortaya bir Karadeniz'deki deniz trafiğinin inkıta uğramasından dolayı kimsenin şu ana kadar farkına varmadığı bir şey çıktı. Ukrayna'da ve Rusya'da üretilen buğday dünya marketlerine gidemiyor. İnanılmaz bir gıda fiyatlarında yükselme var. Sadece fiyat değil, bazı yerlerde olay gıda güvenliğini tehdit eder boyuta geldi. Silvan Barajı, Dicle Barajı ve Kralkızı Barajı'nın bütün müstemilatlarıyla, ek tesisleriyle beraber, tünelleri ve sulama tesisleriyle beraber bittiği zaman Türkiye'nin gıda güvenliğine de inanılmaz katkı sağlayacağını ve gıda güvenliği açısından Türkiye'yi çok üst noktaya taşıyacağını değerlendiriyoruz. Bu önemli. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Diyarbakır ve Türkiye ile ilgili yapacaklarımızın daha çok başındayız. Cumhurbaşkanımız inşallah başımızda olduğu sürece bu konudaki hizmetlerimiz aksamadan devam edecek. İnşallah bu üzerimizde kara bulut gibi dolaşan bu terör meselesi ortadan kalkar. Bu proje gerçekten siyasal şiddetin gündemden çıktığı, artık her şeyin medeni bir şekilde anlaşarak konuşarak halledildiği bir ortama da döndüğümüz andan itibaren şu andaki mevcut kalkınma ve ekonomik durumun kat ve kat üstünde bir performans sergileyeceğimizi gerçekten görüyorum. Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum."
Bakan Fidan, daha sonra parti binası önünde fidan dikti. Programa, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ve Suna Kepolu Ataman, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker ve partililer katıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
Silvan Barajı, Dicle Barajı ve Kralkızı Barajının tamamlanmasıyla 2028-2029'dan itibaren tarım merkezli ekonomik gelir birkaç milyar dolarlık bir ilave gelir sağlayacak.
Likely · Within years
Suriye ve Irak'taki siyasi istikrarın sağlanmasıyla bölgedeki halklar barış, huzur ve kalkınma içerisinde devam edecek.
Possible · Within years

President Recep Tayyip Erdoğan spoke about the fight against terrorism, national unity and upcoming elections at the AKP Extended Provincial Advisory Assembly Meeting in Rize. Using the phrase 'No matter what you do, you cannot reverse the flow of water', he gave a message to those who oppose the terror-free Türkiye process and announced the opening of a 10 billion TL investment.

Turkey and Bulgaria agreed to carry out legal and technical infrastructure studies in a coordinated manner in order to quickly implement the new Kapıkule/Kapitan Andreevo-Northern Customs Gate Project, which is planned to reduce the congestion at Kapıkule and Kapitan Andreevo customs gates. At the meeting, satisfaction was expressed with the positive course of trade and investment relations between the two countries, and it was evaluated that the new customs gate would strengthen regional connectivity.

Murat Kurum, Minister of Environment, Urbanization and Climate Change, answered 15 questions about the social housing rental campaign to be implemented in Istanbul on his social media account. Within the scope of the project, 1071 houses will be delivered in the first phase in October 2026, and a total of 15 thousand houses will be rented. Details such as application conditions, rental payments, allocation period and district distribution were announced.

President Erdoğan spoke at the AK Party Provincial Advisory Assembly in Rize. Emphasizing service-oriented politics, Erdoğan invited the opposition to unite around the 'greater Turkey consensus' and avoid polemics for the goal of a terrorism-free Turkey.

In his speech in Rize, President Erdoğan emphasized the 25-year service history of the AK Party. Stating that Türkiye is on solid ground in every field, Erdoğan drew attention to the 'Türkiye Century' vision and the call for 'Ankara-centered politics' towards the opposition.

In his speech at the AK Party Extended Provincial Advisory Assembly Meeting, President Recep Tayyip Erdoğan stated that they opened investments worth 10 billion TL and gave messages on the fight against terrorism, political ethics and Türkiye's vision.