
Araştırmacılar, şiddetli bir ölüm evresinden sağ kurtulan diskin halkalarının iki kayalık cisim tarafından şekillendirilmiş olabileceğini belirtti.
Gökbilimciler, bir beyaz cüce yıldızın etrafındaki enkaz diskinde, yıldızın ölüm evresinden sağ kurtulmuş olabilecek Plüton büyüklüğünde ve daha küçük iki kayalık cisim keşfetti.
AI-generated summary
Güneş'in yaklaşık 5 milyar yıl içinde kırmızı deve dönüşeceği ve beyaz cüce haline geleceği biliniyor.
Araştırmacılar, söz konusu diskin, yıldızın şiddetli ölüm evresinden sağ kurtulmayı başardıktan sonra halkaların içine gömülen iki gezegen ya da daha küçük kayalık cisim tarafından şekillendirilmiş olabileceğini belirtti.
Güneş'in kütlesinin yüzde 47'sine sahip olan bu beyaz cüce, yaklaşık olarak Dünya'nınkiyle aynı çapa sıkışmış durumda bulunuyor.
Hayatta kalan gezegenimsi cisimlerin, daha büyük ve ağır biçimde parçalanmış gezegenlerin kalıntıları olabileceği tahmin ediliyor.
Bu cisimlerden birinin cüce gezegen Plüton büyüklüğünde, diğerinin ise ondan daha küçük olabileceği değerlendiriliyor.
Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışmanın yazarlarından, Şili'deki Universidad Técnica Federico Santa María'dan gökbilimci Felipe Lagos-Vilches, Reuters ajansına verdiği demeçte, keşfin önemini şu sözlerle anlattı:
"Bu keşif, bir gezegen sisteminin kalıntılarının daha önce düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olabileceğini gösteriyor ve gezegen niteliğindeki kayalık cisimlerin, bir yıldızın beyaz cüceye dönüşümünden sağ çıkabileceği fikrine ek destek sağlıyor."
Lagos-Vilches, asıl yıldızın büyük ölçüde genişleyerek bir kırmızı deve dönüşmeden önce bir gezegen sistemini barındırmış olabileceğini, bu süreçte en içteki bazı gezegenleri yutarken daha uzak yörüngelerdeki gezegenlerin hayatta kaldığını ifade etti.
Gökbilimci Lagos-Vilches, süreci şöyle açıkladı: "Gezegen sistemi tamamen yok olmadı. Hayatta kalan bazı kayalık cisimler, kütle çekimsel etkilerle saptırılarak kendilerini beyaz cüceye yaklaştıran yüksek dış merkezli yörüngelere girmiş olabilir."
Yaklaşan cisimlerin akıbetine de değinen Lagos-Vilches, "Yeterince yaklaşan cisimler, beyaz cücenin kütle çekim kuvvetiyle parçalandı. Bunların malzemesi toz ve gaz içeren bir enkaz diskine yayıldı. Ancak nispeten büyük iki kayalık cisim bu enkazın içinde hayatta kalmış olabilir" dedi.
Lagos-Vilches, bu iki cismin varlığının, çevredeki malzemenin eş merkezli bir çift gaz halkası şeklinde dağılmasını açıklamaya yardımcı olabileceğini söyledi.
Halkaların yapısına ilişkin bilgi veren Lagos-Vilches, "Dış halka, iç halkaya kıyasla magnezyum açısından büyük ölçüde fakirleşmiş durumda. Bu da halkaların farklı ana cisimlerden ya da güçlü kütle çekim alanı nedeniyle beyaz cüceye fazla yaklaştığında parçalanan kayalık bir cismin farklı katmanlarından kaynaklanabileceğini gösteriyor" diye konuştu.
Milyarlarca yıl sonra yakıtı tükenecek olan Güneş'in de büyük ölçüde genişleyerek kırmızı dev adı verilen yapıya dönüşmesi, sonunda dış katmanlarını atarak geride yoğun çekirdeği olan bir beyaz cüce bırakması ve bu süreçte Güneş Sistemi'ndeki bazı gezegenler yok olurken bazılarının hayatta kalabilmesi bekleniyor.
Güneş'in yaklaşık 5 milyar yıl içinde bir kırmızı deve dönüşeceğini belirten Lagos-Vilches, Güneş Sistemi'ni bekleyen süreci şu ifadelerle aktardı:
"Sonunda dış katmanlarını kaybedecek ve bir beyaz cüce haline gelecek. İç Güneş Sistemi bu süreçten çarpıcı biçimde etkilenecek. Merkür ve Venüs'ün genişleyen Güneş tarafından yutulması beklenirken, Dünya'nın da bu evrede yutulup yutulmayacağı konusunda henüz net bir görüş birliği yok. Dış gezegenlerin kaderi ise farklı. Jüpiter, Satürn ve daha uzaktaki cisimlerin hayatta kalma şansı çok daha yüksek olmalı."
Güneş bir beyaz cüceye dönüştükten sonra, geride kalan gezegen kalıntıları, uydular ve asteroitler kütleçekim kuvvetleriyle parçalanacak kadar beyaz cüceye çekilebilir.
Lagos-Vilches, "Dolayısıyla J1328-1450'nin etrafındaki gibi bir enkaz diski, kendi gezegen sistemimizin çok uzak geleceğindeki olası bir evreyi temsil edebilir" değerlendirmesini yaptı.

The Voyager 1 spacecraft, launched by NASA in 1977, will be about 25.9 billion kilometers away from Earth on November 18, 2026, or one light-day, which would take 24 hours to get the signals and responses sent to the spacecraft.

Cardiff University researchers have deciphered the 400-year-old brass padlock recovered from the Ann Francis shipwreck, which sank off the coast of Wales in 1583, using micro-CT scanning. The correct combination was determined to be ANCE. The lock is on display at the National Seaside Museum in Swansea.
YÖK announced the comprehensive scientific productions carried out by universities, including brain tumor treatment, artificial intelligence-supported rehabilitation robots, digital agricultural applications, cyber security achievements and cultural heritage projects.

UC Santa Cruz researchers discovered that psilocybin repaired neural connections in the brain within 24 hours and that this process was independent of its hallucinatory effects. This finding opens the door to the development of a new generation of non-hallucinogenic antidepressants.

A huge ancient DNA study published in Nature revealed the origins of Germanic and Celtic languages and their migration routes in Europe with genetic data. The study confirmed the genetic basis of historical processes such as the birth of the Vikings and the Anglo-Saxon migrations.

A total of 35 solar flares were recorded on Friday, November 6, and Saturday, November 7, due to an active spot group on the Sun. Experts are closely monitoring the possibility that the number of eruptions may increase and the possible effects on the Earth's magnetic field.