Eğitim Sen İzmir: 2026-2027 Eğitim Yılı Sorunlarla Başladı
Eğitim Sen İzmir Şubeleri, deprem sonrası yıkılan okulların inşa edilmemesi, sınıf birleştirmeleri ve norm kadro fazlası öğretmen sorunlarına dikkat çekti.
Quick Look
- Eğitim Sen İzmir şubeleri, 2026-2027 eğitim yılına ilişkin sorunları açıkladı.
- Deprem sonrası yıkılan okulların inşa edilmemesi, aynı binayı paylaşan okullar, sınıf birleştirmeleri ve norm kadro fazlası öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetler eleştirildi.
AI-generated summary
Why It Matters
İzmir'de 2020 depremi sonrası hasar gören 300'den fazla okulun yıkımı veya boşaltılması süreci devam etmektedir. Eğitim Sen, bu durumun yarattığı altyapı ve personel sorunlarını eleştirmektedir.
Eğitim Sen İzmir şubeleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 19 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı genelgenin eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm üretmediğini belirterek, İzmir’de deprem sonrası yeniden yapılamayan okullardan ortak bina kullanımına, norm kadro fazlası öğretmenlerden sınıf birleştirmelerine kadar çok sayıda sorun bulunduğunu söyledi. Candemir, “Bu tablo yalnızca bir bina veya inşaat sorunu değildir. Bu, doğrudan eğitim hakkı sorunudur” dedi.
MEB tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” Genelgesi’ni değerlendiren Candemir, genelgede öğretmenlerin kullanacağı dijital platformlardan kıyafetlerine kadar ayrıntılı düzenlemeler bulunduğunu ancak okulların bütçe, personel, derslik ve öğretmen ihtiyacına ilişkin somut çözümlerin yer almadığını söyledi.
Candemir, “Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır” diye konuştu.
Norm kadro fazlası öğretmenlerin farklı eğitim kurumlarına atanmasına ve öğretmenlerin başka alanlarda görevlendirilebilmesine de tepki gösteren Candemir, “Norm fazlası sorununun sorumlusu öğretmenler değildir. Yanlış norm planlamasının, değiştirilen ders çizelgelerinin, okul dönüşümlerinin ve Bakanlığın istihdam politikalarının sonucu öğretmenlere yüklenemez” dedi.
İzmir’de 2020 depreminden sonra hasar gören veya dayanıksız olduğu belirlenen 300’den fazla eğitim kurumunun yıkıldığını ya da boşaltıldığını anımsatan Candemir, aradan geçen yıllara rağmen çok sayıda okulun yapımının tamamlanamadığını belirtti.
Balçova’da Yusuf Uz ve Orhangazi ortaokulları, Buca’da Sabri Kolçak ve Necip Fazıl ilkokulları, Bornova’da Kars Halil Atilla ve Naldöken Muharrem Candaş ilkokulları, Konak’ta Melih Özakat ve Salih İşgören ilkokulları ile Karşıyaka’da Ali Yandım İlkokulu ve Karşıyaka İlkokulu/Ortaokulu gibi çok sayıda okulda inşaat çalışmalarının eğitim öğretim yılı başlamasına rağmen sürdüğünü söyleyen Candemir, “Öğrencilerimiz ve eğitim emekçileri, eğitim faaliyetlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesini engelleyen bir belirsizliğin içerisinde bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.
Candemir, Balçova Anadolu Lisesi, Buca Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Buca Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi, Bornova Tülay Aktaş İşitme Engelliler Okulu, Konak Salih İşgören İlkokulu, Beştepeler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Karabağlar Kazım Karabekir Ortaokulu ve Katip Çelebi Ortaokulu gibi çok sayıda okulun ise yıkılmasına rağmen yeni binalarının yapımına hâlâ başlanmadığını söyledi.
Okul binalarındaki eksiklikler nedeniyle bazı eğitim kurumlarının aynı binayı kullanmak zorunda kaldığını kaydeden Candemir, Bayraklı’da Şehir Uğur Sarıkaya Ortaokulu ile Şehit Nazım İlkokulu’nun, Çiğli’de Fen Lisesi ile Sasalı İlkokulu’nun, Balçova’da Anadolu Lisesi ile Yusuf Uz Ortaokulu’nun, Buca’da Yavuz Selim Ortaokulu ile Sabri Kolçak İlkokulu’nun aynı binaları kullandığını söyledi.
Bazı bölgelerde üç okulun aynı binaya yerleştirildiğini belirten Candemir, “Buca’da Necip Fazıl İlkokulu, Ali Rıza Efendi İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi aynı binayı kullanıyor. Yine Buca’da Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ötügen Ortaokulu ve Buca BİLSEM aynı binada. Konak Alsancak’ta ise Melih Özakat İlkokulu, Salih İşgören İlkokulu ve Gazi Ortaokulu aynı binayı kullanıyor” dedi.
Candemir, farklı yaş ve eğitim kademelerindeki binlerce öğrencinin aynı binalarda eğitim görmesinin ders saatlerinin kısalmasına, sınıfların kalabalıklaşmasına ve hijyen sorunlarının ağırlaşmasına neden olacağını söyledi.
Norm kadro uygulamaları ve sınıf birleştirmelerinin öğretmenlerin mağduriyetini artırdığını belirten Candemir, seçmeli derslerin belirlenmesinde yaşanan yönlendirmeler nedeniyle bazı öğretmenlerin norm fazlası durumuna düştüğünü öne sürdü.
Buca Burhan Özfatura Ortaokulu’nda müzik ve beden eğitimi öğretmenlerinin seçmeli ders uygulamaları nedeniyle norm fazlası hâline geldiğini söyleyen Candemir, tasarruf tedbirlerinin de sorunu ağırlaştırdığını belirtti.
Candemir, “20-25 kişilik sınıflar birleştirilerek öğretmenler norm kadro fazlası durumuna düşürülmektedir. Konak Kahramanlar’da bulunan Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu’nda sınıflar birleştirilerek 40 kişilik sınıflar oluşturulmuştur. Bu uygulama sonucunda 12 öğretmen norm kadro fazlası durumuna düşürülmüştür” dedi.
İmam hatip okullarında ise benzer uygulamaların yapılmadığını savunan Candemir, “Konak ilçesinde bulunan Ziya Gökalp İmam Hatip Ortaokulu’nda derslik başına 5,5, Konak İmam Hatip Lisesi’nde 8, Konak İmam Hatip Ortaokulu’nda ise 6,6 öğrenci düşmektedir. Buna rağmen bu okullarda sınıf birleştirme yapılmamaktadır” diye konuştu.
Yıkılan okullardaki ve ortaokullar bünyesindeki bazı anasınıflarının kapatıldığını belirten Candemir, İzmir merkezde okul öncesi eğitim ihtiyacının giderek arttığını söyledi. Velilerden, anasınıfı kayıtlarında “kontenjan dolu” gerekçesiyle veya ücretlerin peşin yatırılması koşuluyla kayıtların sınırlandırıldığı yönünde çok sayıda şikâyet aldıklarını dile getirdi.
Foça Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılarak öğrencilerin Mustafa Kaya Spor Lisesi’ne nakledilmesine de tepki gösteren Candemir, “Bu karar öğrencilerin sportif gelişimleri, akademik devamlılıkları, aile yaşamları ve öğretmenlerin çalışma koşulları açısından ciddi mağduriyetlere yol açmıştır” dedi.
Buca Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi’nin Dünya Bankası ile yapılan anlaşma kapsamında boşaltıldığını ancak anlaşmanın daha sonra iptal olduğunu söyleyen Candemir, okulun işlevsiz ve atölyesiz bir binaya taşınmasının öğrenci sayısını azalttığını ve öğretmenlerin norm fazlası hâline gelmesine neden olduğunu savundu.
Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi’ne ilişkin de konuşan Candemir, “Eğitim öğretime uygun olmayan bir binada lise açıp altı yıl sonra ‘gerek yok’ diye kapatmak nasıl bir planlamadır?” diye sordu.
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki bazı yönetici görevlendirmelerini de eleştiren Candemir, Eğitim Bir Sen Bornova temsilcisi Oktay Taşdemir’in Fatih Sultan Mehmet İlkokulu yerine Doğanlar İlkokulu Müdürlüğü’ne görevlendirilmesini örnek gösterdi. Buca’da Yaşar Polat, İpek Çam ve Yusuf Görmez’in şube müdürü olarak görevlendirilmelerine de tepki gösteren Candemir, bu görevlendirmelerin liyakat tartışmalarına neden olduğunu söyledi.
Okullardaki güvenlik ve temizlik sorunlarına da dikkat çeken Candemir, bazı okullarda hâlâ güvenlik görevlisi bulunmadığını, bazı eğitim kurumlarında ise gerekli temizlik ve bakım çalışmalarının yapılmadığını belirtti.
MEB’e çağrıda bulunan Candemir, “Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin” dedi.
Candemir, “Eğitim, çocukların ve toplumun geleceğidir. Bu gelecek tekçi, piyasacı ve merkezî politikalarla değil; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim bileşenlerinin demokratik katılımıyla kurulmalıdır. Açıklamada bahsettiğimiz sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bu yaşananların takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Open Questions
- Yıkılan okulların yapımı ne zaman tamamlanacak?
- Norm fazlası öğretmenlerin atama süreci nasıl sonuçlanacak?




