
Caltech araştırmacıları, 10,4 milyar ışık yılı uzaklıktaki devasa gökada kümesi XLSSC 122'nin mevcut kozmolojik modelleri çürüttüğünü açıkladı.
AI-generated summary
Standart kozmoloji modelleri, devasa gökada yapılarının oluşumunun milyarlarca yıla yayılan kademeli bir süreç olduğunu varsaymaktadır.
Astrofizik, uzay bilimleri ve kozmoloji dünyasında, evrenin oluşum süreçlerine ilişkin mevcut teorileri kökten sarsan tarihi bir keşfe imza atıldı. California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) bünyesindeki IPAC araştırmacıları, James Webb Uzay Teleskobu'ndan alınan verilerle "XLSSC 122" adı verilen devasa gökada kümesini detaylandırdı.
Amerikan Astronomi Derneği'nin (AAS) 248. buluşmasında kamuoyuna sunulan araştırmaya göre, Dünya'dan 10,4 milyar ışık yılı uzaklıkta yer alan bu devasa kozmik yapı, evrenin gençlik döneminde bu denli büyük ve organize bir kütlenin var olamayacağını savunan kozmolojik modelleri doğrudan çürüttü.
XLSSC 122, evrende yıldız oluşumunun en tepe noktaya ulaştığı ve "kozmik öğle" olarak adlandırılan 10 milyar yıl önceki zaman dilimine tarihleniyor.
Standart kozmoloji modelleri, devasa yapılardaki kütle birikiminin milyarlarca yıla yayılan çok daha kademeli bir süreçte gerçekleştiğini öngörüyordu. Ancak James Webb'in yaptığı hassas ölçümler, kümenin merkezinde tahminlerin çok üzerinde, devasa bir karanlık madde ve kütle yoğunlaşması olduğunu kanıtladı.
Gökada kümesinin arkasındaki derin uzay ışığını büken devasa kütleçekim kuvveti, uzay tarihinde bugüne kadar tespit edilen "en uzak güçlü kütleçekimsel mercekleme" rekorunu kırdı.
IPAC araştırmacısı Dr. Kyle Finner liderliğindeki ekip; görünmez olan karanlık maddenin haritasını çıkarmak için bu mercekleme etkisini kullandı. Işığı bükülen arka plan gökadalarının analizleri, devasa kümenin merkezindeki kütle çekiminin %80'den fazlasının doğrudan karanlık maddeden kaynaklandığını doğruladı.
Araştırma ekibinin Yonsei Üniversitesi uzmanlarıyla ortaklaşa yürüttüğü analizlerde, gökadalar arasındaki uzay boşluğuna dağılmış "küme içi ışık" izleri de ilk kez bu kadar uzak bir mesafede görüntülendi.
Çarpışan ve birleşen gökadalardan kopan serbest yıldızların yaydığı bu zayıf ışık hattının, görünmez karanlık maddenin yoğunlaştığı merkez bölgelerle tam uyum sağladığı belgelendi. Astronomlar, küme içi ışığın gelecekte evrendeki görünmez karanlık maddeyi haritalandırmak için yeni bir optik kılavuz olacağını bildirdi.
Caltech ve IPAC bilim insanları, uzay modellerinin tamamen gözden geçirilmesi gerekip gerekmediğini anlamak için James Webb Teleskobu ile evrenin erken dönemlerine ait yüzlerce benzer gökada kümesini kapsayan yeni bir tarama programı başlattı.
AI outlook — possibilities, not facts
Yeni bir tarama programı ile benzer yüzlerce gökada kümesi incelenecek.
Very likely · Within months

In the research conducted by astrophysicists from the University of Warwick, it was determined that the white dwarf star named WDJ1330+6435, 65 light years away from the Earth, shines in a pale green color.
Adana-born NASA astronaut Deniz Burnham shared the images of the SAFER qualification test and simulation training for the Expedition 76 mission at the International Space Station on her social media account.

The James Webb Space Telescope has detected a single strong emission line in the Hubble Ultra Deep Field. The signal is repeated in different observations, but its source cannot yet be determined. Researchers think that this signal may originate from an unknown celestial object or a new astrophysical event.

The Canadian Hydrogen Density Mapping Experiment (CHIME) team is mapping the radioglow of hydrogen to study the dark energy that is accelerating the expansion of the universe. Signals dating back 5 billion years provide new data on galaxy formation.

NASA announced that the Perseverance rover on Mars broke Opportunity's record by traveling 45.22 kilometers and reached the longest driving distance on a planet other than Earth.

NASA's Perseverance rover broke the record for the longest distance traveled on a planet other than Earth by traveling 45.22 kilometers on Mars.