
Uzun süre hareketsiz kalan 1.500'den fazla geminin gövdelerinde biriken deniz canlıları küresel ekosistem için tehdit oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı'nda günlerce hareketsiz kalan 1.500'den fazla ticari geminin gövdesinde oluşan biyolojik kirlenme, istilacı türlerin küresel yayılımı ve deniz ekosistemleri için büyük bir risk oluşturuyor.
AI-generated summary
Biological Invasions dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla 1.500'den fazla ticari gemi bölgede hareketsiz kaldı.
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması, yalnızca küresel ticaret açısından değil, deniz ekosistemleri açısından da yeni bir risk ortaya çıkardı. Araştırmacılar, uzun süre hareketsiz kalan 1.500'den fazla geminin gövdelerinde biriken deniz canlılarının, gemiler yeniden sefere çıktığında dünyanın farklı bölgelerine taşınabileceği uyarısında bulundu.
GEMİLERİN GÖVDELERİNDE BİYOLOJİK KİRLİLİK ALARMI
Biological Invasions dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, deniz mikroorganizmaları, algler ve omurgasızlardan oluşan biyolojik kirlenme, uzun süre hareketsiz kalan gemilerin su altında bulunan yüzeylerinde hızla gelişebiliyor.
Araştırmada, 28 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından 1.500'den fazla büyük ticari geminin bölgede hareketsiz kaldığı belirtildi.
Gemilerin uzun süre Körfez'de beklemesi, bölgedeki deniz canlılarının gemi gövdelerine yerleşmesine uygun ortam oluştururken farklı bölgelerden gelen organizmaların aynı gemilerde bir araya gelmesine de yol açıyor.
Maryland Üniversitesi'nden çalışmanın baş yazarı Profesör Mario Tamburri, Anadolu Ajansı'na yaptığı değerlendirmede mevcut durumun, gemilerin uzun süre beklemek zorunda kaldığı önceki örneklerle karşılaştırıldığında "en kötü senaryoyu" oluşturduğunu söyledi.
"EN KÖTÜ SENARYOYU" OLUŞTURUYOR
Tamburri, riskin aynı anda ortaya çıkan birden fazla faktörden kaynaklandığını belirtti.
"Birincisi, hareketsiz kalan gemilerin sayısı ve büyüklüğü, ikincisi ise bunun deniz organizmalarının büyüme ve üreme mevsiminde olduğu ilkbahar ve yaz aylarına denk gelmesi" dedi.
Körfez'deki deniz canlılarının yüksek sıcaklık ve tuzluluk gibi zorlu koşullara uyum sağladığını belirten Tamburri, bu özelliklerin söz konusu organizmaların başka bölgelere taşındıklarında istilacı türlere dönüşme ihtimalini artırabileceğini ifade etti.
Araştırmacıya göre, Körfez'de uzun süre bekleyen gemilerin gövdelerindeki biyolojik kirlenmeyi güvenli ve etkili şekilde kontrol etmek için mevcut seçenekler de oldukça sınırlı.
10 GÜNDE HIZLA ÇOĞALABİLİYORLAR
Çalışmada, gemilerin su altında kalan yüzeylerinde biyolojik kirlenmenin yaklaşık 10 gün içinde hızlı bir büyüme aşamasına geçebildiği belirtildi.
Gemilerin 18 ila 30 gün boyunca hareketsiz kalması halinde biyolojik kirlenmenin kontrol altına alınması için önlem alınması gerektiği vurgulandı. 30 günden uzun süre bekleyen gemilerin ise yeniden sefere çıkmadan önce gövdelerini temizlemesi gerektiği ifade edildi.
Tamburri, gemilerin hareketsiz kaldığı sürenin gövdelerde oluşan biyolojik kirlenmenin miktarı ve çeşitliliği açısından kritik olduğunu belirterek, "Üretken büyüme ve üreme dönemlerinde gemiler ne kadar uzun süre hareketsiz kalırsa, gemilerdeki biyolojik kirlenme de o kadar yaygın ve çeşitli hale gelir" dedi.
"SÜPER YAYICI" RİSKİ
Araştırmacılar, Hürmüz Boğazı'ndan ayrılacak gemilerin ilk uğrayacağı limanların istilacı türlerin yeni bölgelere yerleşmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Bu nedenle uzun süre Körfez'de bekleyen gemilerin biyolojik istilaların "süper yayıcıları" haline gelebileceği ve istilacı türleri dünyanın farklı bölgelerine taşıyabileceği uyarısı yapıldı.
Tamburri, hangi türlerin gemiler aracılığıyla yayılacağını kesin olarak tahmin etmenin zor olduğunu söyledi. Riskin taşınan türün özelliklerinin yanı sıra ulaştığı bölgedeki çevresel koşullara da bağlı olduğu belirtildi.
ASYA YEŞİL MİDYESİ ÖRNEĞİ
Araştırmacılar, olası riskin boyutunu göstermek için Körfez'e özgü Asya yeşil midyesini örnek gösterdi.
Bu türün Florida, Karayipler, Avustralya ve Güney Amerika'ya taşındığı belirtildi. Bazı bölgelerde Asya yeşil midyelerinin yerli çift kabuklu türlerle rekabet ettiği, ayrıca enerji santralleri ve tuzdan arındırma tesislerindeki boru sistemlerini tıkayabildiği ifade edildi.
Çalışmada, gemilerin gövdelerindeki biyolojik kirlenmeyle taşınan canlıların yalnızca ekosistemleri değil, ekonomik faaliyetleri de tehdit edebileceği vurgulandı. Bazı parazit ve patojenlerin ticari açıdan önemli deniz canlıları için de risk oluşturabileceği kaydedildi.
RİSKLİ LİMANLAR TEK TEK SIRALANDI
Araştırmacılar, Körfez'den ayrılan gemilerin kısa sürede ulaşabileceği ve çevresel koşulları bölgeye benzeyen limanların özellikle yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Tamburri, Cidde, Mumbai, Kolombo, Singapur, İskenderiye, Pire, Algeciras ve Rotterdam limanlarını yüksek risk taşıyan noktalar arasında gösterdi.
Bu limanlarla Körfez arasındaki yolculukların nispeten kısa olması ve özellikle sıcaklık ile tuzluluk bakımından benzer çevresel koşullar bulunması, istilacı türlerin yerleşme ihtimalini artıran faktörler arasında değerlendirildi.
GEMİLER AYRILMADAN ÖNCE TEMİZLENMELİ
Araştırmacılar, Hürmüz Boğazı'ndan ayrılacak gemiler için ilk uğrak limanlarda erken uyarı ve hızlı müdahale sistemlerinin devreye alınmasını önerdi.
İdeal çözümün, gemilerin Körfez'den ayrılmadan önce gövdelerindeki biyolojik kirlenmenin temizlenmesi olduğu belirtildi. Ancak bölgedeki temizlik kapasitesinin sınırlı olması ve gemilerin güvenlik, lojistik ve operasyonel nedenlerle hızlı şekilde hareket etmek zorunda kalabilmesi nedeniyle bu uygulamanın tüm gemilere uygulanmasının zor olduğu ifade edildi.
"ULUSLARARASI DENİZCİLİK YETERİNCE HAZIRLIKLI DEĞİL"
Tamburri, uluslararası denizcilik sektörünün uzun süreli ve geniş çaplı deniz taşımacılığı kesintilerinin oluşturabileceği biyolojik güvenlik risklerine karşı henüz yeterince hazırlıklı olmadığını söyledi.
Profesör Tamburri, "Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) aracılığıyla düzenlemeler geliştiriliyor, ancak bunların tam olarak geliştirilip onaylanması birkaç yıl alacak. Deniz taşımacılığında uzun süreli ve büyük ölçekli aksamalardan kaynaklanabilecek biyolojik güvenlik risklerine şimdiye kadar çok az dikkat edildi" dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
IMO'nun biyolojik güvenlik risklerine karşı düzenlemeleri onaylaması birkaç yıl alacak.
Likely · Within months

Japonya'da 5,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırma Merkezine (USGS) göre, depremin merkez üssü Toride kentinin 4 kilometre kuzeybatısı ve 77,6 kilometre derinlikte oluştu. İlk raporlarda can veya mal kaybı bildirilmedi.
Anız yakma uygulamasının toprak verimliliğini yok ettiğini ve orman yangınları dahil ciddi çevresel riskler oluşturduğunu belirten uzmanlar, çiftçilere bitki artıklarını toprağa karıştırmaları çağrısında bulundu.
Avrupa'daki orman yangınları, 1. ve 2. Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış mühimmatı gün yüzüne çıkarıyor. Belçika'da Liege bölgesindeki büyük yangın sonrası ortaya çıkan patlayıcılar, acil durum ekipleri ve bölge halkı için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor.

Antalya'da caretta caretta sahillerindeki beş yıldızlı otel, kurallara uymayarak kumulları kazıp çöp doldurduğu için sertifikasını kaybetti.

Bakanlık ekipleri, Manavgat Denizyaka'da otel kumsalında kaplumbağalara zarar verildiği ve kumulların taşındığı iddiaları üzerine inceleme başlattı. Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki otele 1 milyon 678 bin TL ceza uygulandı.
Yunanistan'ın farklı bölgelerinde çıkan orman yangınlarına karadan ve havadan müdahale ediliyor. İtfaiye Teşkilatı, son 24 saatte ülke genelinde 29 orman yangını çıktığını açıkladı.