‘İkinci Kuvayı Milliyeciler’ bildirgesini Gezen ile Demircioğlu değerlendirdi: ‘Haklar aşınıyor’
Türkiye’nin bağımsızlığı, laik Cumhuriyet ve dış politikaya ilişkin kaygıların dile getirildiği “İkinci Kuvayı Milliyeciler” bildirgesi kamuoyuna duyuruldu.
Quick Look
- Türkiye'nin bağımsızlığı ve laik Cumhuriyete ilişkin kaygıların dile getirildiği "İkinci Kuvayı Milliyeciler" bildirgesi yayımlandı.
- Çağrı heyetinde aydın, yazar, sendikacı ve emekli askerler yer alıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Türkiye'nin bağımsızlığı ve laik Cumhuriyet değerlerine yönelik kaygıları dile getiren bir grup aydın ve yazar “İkinci Kuvayı Milliyeciler” bildirgesini yayımladı.
Türkiye’nin bağımsızlığı, laik Cumhuriyet ve dış politikaya ilişkin kaygıların dile getirildiği “İkinci Kuvayı Milliyeciler” bildirgesi kamuoyuna duyuruldu.
Çağrı heyetinde hekim, hukukçu ve gazetemizin yazarı Prof. Dr. Ahmet Saltık, DİSK Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Doğan Yücel, yazar Ergün Poyraz, tıp doktoru ve sendikacı Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu, Kadın ve Mücadele Derneği Başkanı Hikmet Molu, sanatçı İsmail Hakkı Demircioğlu, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt, sanatçı ve gazetemizin yazarı Müjdat Gezen, YARSAV Kurucu Başkanı Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu, eğitim bilimci Prof. Dr. Özler Çakır, akademisyen-yazar ve TÜMOD Genel Sekreteri Suay Karaman ile emekli kurmay albay ve eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Ümit Yalım yer aldı.
Bildiride, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine atıf yapılarak “Lozan’dan Sevr’e dönüşe izin vermeyeceğiz” dendi.
Söz konusu bildirgeye ilişkin Gezen ile Demircioğlu Cumhuriyet’e konuştu.
Demircioğlu, bildirgeye neden destek verdiğini anlatırken Cumhuriyet döneminde kazanılan hakların giderek aşındığını söyledi.
Kamu kurumlarının özelleştirilmesi, yeraltı kaynaklarının yabancıların kullanımına açılması, sağlık ve eğitimin ticarileşmesi gibi başlıklara dikkat çeken Demircioğlu, “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde altını çizdiği tespitlerin hepsinin gerçekleştiğini görüp üzülmemek, kaygı duymamak mümkün değil” dedi.
Toplumun önemli bir bölümünün yaşananların farkında olduğunu ancak “örgütsüz ve dağınık” kaldığını belirten Demircioğlu, ekonomik koşulların ağırlaştığını, moral ve umut kaybının arttığını ifade etti.
‘Sorumluluk isteyen bildirilere imza atarım’
Open Questions
- Bildirgenin ilerleyen süreçte atacağı somut adımlar nelerdir?






