
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tanıklar, belediyelerdeki usulsüzlük iddiaları ve para trafiği hakkında beyanlarda bulundu.
AI-generated summary
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde belediyelerle ilgili usulsüzlük iddiaları üzerine görülen bir dava süreci devam etmektedir.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım müştekilerin ifadelerinin alınmasından sonra tanıkların dinlenmesine geçildi.
Tanık Arzu Uçar, Beylikdüzü Belediyesinde eşinin 23 sene görev yaptığını belirterek, "Eşim, Ekrem İmamoğlu döneminde üzerine atılan bir suçlama nedeniyle intihar etmiştir. İntihar etmeden de Beylikdüzü Belediyesi'nde iptal edilen bir makbuz var. Yalnız iptal edilen makbuzun parası ortada yok. Eşim o belediyede veznedar olarak çalışıyordu." dedi.
Eşinin ölümü sonrasında İmamoğlu ile görüştüğünü anlatan tanık Uçar, "Dedim ki, 'Başkan'ım, siz ev diyorsunuz, bunlar öyle demiyor.' O zaman Ekrem İmamoğlu, 'İş adamları bir araya gelmiş ve almış gibi gösterilir.' dedi. Sonra bize daire bakmamız söylendi. Ben çok şaşırdım. Hani ben gerçekten birilerinden para toplayıp da bize bir daire tutulacak falan diye düşünüyordum." diye konuştu.
Tanık Uçar, eşinin 160 bin lira yüzünden canından olduğunu, kendilerine evin tapusunun verilmediğini söyleyerek, "Mehmet Murat Çalık benimle hiçbir zaman görüşmedi. 23 senelik çalışma hayatı olan bir insana mobbing uygulandı." dedi.
Bir diğer tanık Aydın Şahin, iş insanı Adem Kameroğlu'nun kendisine yetki verdiğini ve bankadan 2 milyon lira çektiğini belirterek, "Necati Özkan adında biri geldi, ben parayı ona teslim ettim. Necati Özkan da parayı tekrar bizim inşaata yatırdı. Necati Özkan 500 bin lira halinde parayı 4 seferde yatırdı." dedi.
Tanıklardan Ekrem Reşat Tüzün, savcılıkta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyleyerek, "Bu reklamlarla ilgili izinleri Kentsel Tasarım Müdürlüğünden alıyorduk daha önce. Herhangi bir bedel vermeden sadece evrakı tamamlayarak alıyorduk. 2020 yılından sonra Kültür AŞ'ye yönlendirildik. Kültür AŞ'ye bir ödeme yaptıktan sonra Kentsel Tasarım Müdürlüğü bize gelip izin verirdi." diye konuştu.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "İfadenizde bir sistemden bahsetmişsiniz. Nedir bu sistem? Bir anlatın." demesi üzerine tanık Tüzün, şunları anlattı:
"Kültür AŞ'ye belli bir ödeme yapmadan izinlerimiz çıkmazdı. Ödeme yaptım. Kültür AŞ'nin kestiği fatura karşılığı EFT ile yaptım ödemeleri. Bütün reklam şirketlerini çağırıyorlardı, yeni bir düzene gidiyoruz diye. Bizi de davet ettiler ve izni alabilmenin yolunun Kültür AŞ'ye ödeme yapmaktan geçtiğini ifade ettiler. Yani izinlerin alınması için Kültür AŞ'ye bir ödeme yapılması istendi ve bu ödemeler yapıldıktan sonra izinler gelmeye başladı."
Tanıklardan Cem Erdinç, olay tarihinde ilaç şirketinde idari işler müdürü olarak görev yaptığını, bu şirkette ayrıca bir de inşaat bölümünün olduğunu ifade ederek, "İnşaat bölümünde genel müdürümüz İlker Aydın, Şişli Belediyesiyle ilgili bir sıkıntı olduğunu, buradaki iskanla ilgili bir problem olduğunu toplantı esnasında iletti." dedi.
Daha sonrasında müdürleri İlker Aydın'la belediye başkan yardımcısının yanına gittiklerini söyleyen tanık Erdinç, "Bu görüşmeden sonra süreci İlker Aydın takip etti ve bununla ilgili daha sonra dönüş yapacaklarını belirttiler. Aradan belli bir süre geçtikten sonra, İlker Bey görüşmeleri yaptıktan sonra Altan Bey'le (Danışman Altan Ertürk) buluşacağımı, Altan Bey'e bir emanet teslim edeceğimi söyledi. Daha sonra Altan Bey bana bir konum attı Sarıyer tarafından. Ben de ilgili meblağı verdiler ve o meblağı alıp götürüp Sarıyer'de Altan Bey'in bulunduğu yere teslim ettim. Olay bu şekilde gelişti." ifadelerini kullandı.
Başkan Aylan'ın, "Ne kadarlık bir paraydı teslim ettiğiniz?" sorusuna tanık Erdinç, "3,5 milyon dolar. Büyük tek bir valizin içinde teslim ettim." diye cevap verdi.
Bir kısım tanıkların da dinlenmesinin ardından duruşma, yarına ertelendi.
AI outlook — possibilities, not facts
Davanın bir sonraki duruşması yarın görülecek.
Very likely · Within days

At the hearing at the Istanbul 33rd High Criminal Court, witnesses testified about allegations of irregularities in municipalities, mobbing and unregistered money transfers. A witness stated that he handed over $3.5 million in a suitcase.
Witnesses in the case with 436 defendants at Istanbul 33rd High Criminal Court; He explained that a payment was made to Kültür AŞ for advertising permits, there were allegations of mobbing in the municipality, and 3.5 million dollars were delivered in a suitcase. The hearing was postponed until November 3.

In the construction accident case that resulted in the death of two interns in Ankara in 2022, the court postponed the hearing by allowing a period of defense against the expert report. Victim lawyers reacted by arguing that those responsible were not prosecuted.

The Competition Board launched an investigation to examine whether the 'artificial intelligence previews' and 'artificial intelligence mode' features in Google's search service violate competition and decided to impose interim measures.

In the Proton Apartment case, where 64 people died in the February 6 earthquakes in Kahramanmaraş, contractor Rafet Küsmüş and project designer Sıtkı Okumuş were sentenced to 13 years and 4 months in prison, and two public officials were sentenced to 6 years and 8 months in prison.
A senior analyst working in a private bank terminated her employment contract after she was assigned to a position outside her area of expertise after returning from maternity leave and her bonuses were not given. The Supreme Court overturned the decision of the first instance court, ruling that the employer could not prove that there was no discrimination.