
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, Ağaç AŞ ihale dosyasıyla ilgili tutuksuz sanıklar, görev başlama ve ihale imzalama tarihlerini belirterek sorumluluk reddini savundu; bazı sanıklar alacaklarını ve operasyon sonrası durumlarını bildirdi, diğerleri ise idari ve cezai sorumluluğu ayırt etmeyi talep etti.
AI-generated summary
Duruşma, Ağaç AŞ ile ilgili bir ihale dosyası üzerinden yargılanıyor ve tutuksuz sanıklar, görev başlama tarihleri, ihale süreçlerine katkıları ve sorumlulukları hakkında açıklamalar yapıyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmada, tutuksuz sanık eski Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Metin Aras savunma yaptı.
Yargılamaya konu olan ihale dosyasının imzalanma tarihinin 15 Kasım 2023 olduğunu belirten sanık Aras, Ağaç AŞ'de Uygulamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlama tarihinin ise 27 Kasım 2023 olduğunu söyledi.
Sanık Aras, şu beyanda bulundu: "Benim, Uygulamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak 1 Ocak 2026 tarihine kadar görev, yetki ve sorumluluğum, ihalesi tamamlanmış mahallerde müteahhidi belli olmuş işlerin teknik ve idari şartnamesine uygun olarak zamanında, eksiksiz bir şekilde tamamlanmasını takip etmek, imalat sonucunda yapılan hak edişlerin doğru olup olmadıklarını kontrol ettikten sonra kurum bünyesindeki ilgili birime sevk etmekten ibaret olup, onu da Anadolu ve Avrupa Yakası müdürlüklerim, onların altındaki şeflikler ve şefliğe bağlı işinde ve mesleğinde yetkin teknik personellerim vasıtasıyla yapmaktaydım."
İhalenin hazırlanması ve tamamlanması sürecinde hiçbir dahlinin, yetkisinin olmadığını belirten Aras, ihalenin hiçbir aşaması ve süreci içerisinde de bulunmadığını savundu.
Ek iddianame kapsamında savunmasını yapan tutuksuz sanık Süleyman Uzun da daha önce verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyleyerek, SAS Peyzaj ve Sistem firmalarının sahibi olduğunu ve Ağaç AŞ ile uzun yıllardır ticari ilişkisinin bulunduğunu anlattı.
Yönetim değişikliğinden sonra bir süre yeni iş yapmadıklarını, daha sonra yeniden işler verilmeye başlandığını ifade eden Uzun, Ağaç AŞ'de yaptıkları işler nedeniyle çok ciddi miktarda alacaklarının biriktiğini ve ödemelerinin düzenli yapılmadığını kaydetti.
Uzun, bazı işlerde ihale yapılmadan önce de başlamalarının istendiğini ifade ederek, "Biz işi yapmaya başlıyorduk, işlemler sonra yapılıyordu. Şirketimin ihale teklif işlemlerini, işlerini çalışanımız Tuğrul Doğu Işık takip ediyordu. Ben soruşturma aşamasından itibaren bildiğim hiçbir şeyi saklamadım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadelerimin ve soruşturmanın aydınlatılmasına sağladığım katkının değerlendirilmesini, hakkımda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum." savunmasını yaptı.
Ayrıca "resmi belgede sahtecilik" suçundan da cezalandırılmasının talep edildiğini anlatan Uzun, "Ancak söz konusu teklif mektuplarını ve evraklarını ben doldurmadım. Ben bu belgeleri düzenlemedim, doldurmadım ve başkaları adına sahte belge hazırlanması yönünde kimseye herhangi bir talimatta bulunmadım. Bu nedenle resmi belgede sahtecilik olarak değerlendirilen fiille benim doğrudan bir ilgim bulunmamaktadır." beyanında bulundu.
Tutuksuz sanık Ali Yakut ise hayatı boyunca hiçbir zaman ihale alabilecek bir firmasının olmadığını, kendisine alınacak ihalelerden taşeronluk işi verileceğinin söylendiğini belirterek, "Paraları da gönderdim zaten, ondan sonra da operasyon oldu. Parayı da hiçbir şekilde temin edemedim, dolandırıldım." ifadelerini kullandı.
Tutuksuz sanık Fatih Yağcı da satın alma şefi olarak görev yaptığını ifade ederek, ana ihalenin oluşturulmasında hiçbir müdahalesinin ve sorumluluğunun olmadığını öne sürdü.
Hiçbir usulsüz işleme dahil olmadığını, rekabeti önleyici hiçbir durum içinde bulunmadığını savunan Yağcı, iddiaların hiçbirini kabul etmediğini kaydetti.
Tutuksuz sanık Muammer Ali Özdil de kendisinin teknik araştırmayı yapan, firmaları bulan, teknik şartnameyi hazırlayan veya teklifleri organize eden kişi olmadığını belirterek, görevinin, ilgili birimler tarafından hazırlanan ve değerlendirilen işlemleri kendi görev ve yetki alanı içerisinde yürütmek olduğunu söyledi.
Savunmasını tek bir noktada toplamak istediğini kaydeden Özdil, şu beyanda bulundu: "Ben bugün burada kurumda görev yaptığımı inkar etmiyorum. Altımda bulunan işlemleri de inkar etmiyorum. Görev yaptığım dönemde üzerime düşen idari sorumluluklardan da kaçınmıyorum. Ancak idari sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirine karıştırılmamasını talep ediyorum. Bir yöneticinin işlemlerinin denetlenmesi başka, o yöneticinin kasten bir suç işlediğinin kabul edilmesi başka bir şeydir. Benim hakkımda hüküm kurulabilmesi için genel bir ihale hukuku değerlendirmesi yeterli değildir. Bir bilirkişinin belirli bir uygulamayı ihale mevzuatı bakımından eleştirmesi yeterli değildir. Kurun içerisinde yönetici olmam yeterli değildir. Bir belgede imzamın bulunması yeterli değildir. Başka kişilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler de yeterli değildir."
Duruşmalarda, toplam 315 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
AI outlook — possibilities, not facts
Duruşma yarına devam edecek ve daha fazla sanık savunması alınacak.
Very likely · Within hours

It was reported to Mehmet Keleş that a contested divorce case was filed against him by Ayşe Keleş, who filed for divorce with her husband, and since her address was unknown, the petition and the hearing date dated 11/11/2026 were notified.

The 464 m2 land, island 2257, parcel 554, in Gaziantep Şahinbey district 23 Nisan District, was put up for sale with the sale file 2025/111. The land value has been determined as 9,280,000.00 TL and offers will be received in two auction periods between 06/04/2027-13/04/2027 and 05/05/2027-12/05/2027.

Manavgat 2nd Civil Court of First Instance, regarding the title deed cancellation and registration case filed by Ayşe Öz, İsmail Öz and Meryem Şenol against Manavgat Municipality, Finance Treasury and Antalya Metropolitan Municipality, requested that the ownership of the 2505.25 m2 real estate in 226 island 1 parcel and 227 island 1 parcel be registered in the name of the plaintiffs, within 3 months for the claimants. He declared that he had to go to court.

T.R. Giresun 2nd High Criminal Court issued an order to forcibly bring Vildan Gürbüz, born in Colmar/France on 24/08/1988, as interrogation and defense could not be made on the charge of being a member of an armed terrorist organization, and issued an order stating that she would be declared a fugitive if she did not apply to the court within 15 days.

Arzu Can, Çağatay Takaoğlu, Onur Gülin, Engin Gönül and Faruk Ceyhan, who were detained for approximately 16 months within the scope of the investigation against the Istanbul Metropolitan Municipality, were released at the first hearing at the Istanbul 7th High Criminal Court.
Istanbul 23rd High Criminal Court sentenced Turabi Şen and Elif Gül, who were tried on charges of membership in an armed terrorist organization, to 6 years and 3 months in prison, while acquitting 8 defendants.