
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanıklar Tuğrul Doğu Işık ve Binali Sarıtaş savunma yaptı.
AI-generated summary
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Ağaç AŞ ihaleleriyle ilgili yolsuzluk davası görülmektedir.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz yargılanan Tuğrul Doğu Işık savunma yaptı.
Işık, dilekçeyle talebinin ardından savcılıkta verdiği ifadesine kısa bir ekleme yapmak istediğini belirterek, "İlk olarak, mevzubahis geçen evrakın resmi bir evrak olduğunu düşünmemiştim. Halen daha düşünmüyorum. İkinci olarak da oradaki yazı bana aittir ama imzalar ve kaşe bana ait değildir. Savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum. Beraatimi ve yurt dışı yasağımın kaldırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanık Binali Sarıtaş ise 2023 yılında girdiği Ağaç AŞ'deki ihaleyi en uygun teklifi vererek, kazandığını söyledi.
Sarıtaş, malzemelerin teslimi sonrasında hak ettiği ödemeleri düzenli alamadığını iddia ederek, şu ifadeleri kullandı: "Bunun üzerine Ümit Polat beni çağırarak (ödemeleri) hediye ve yardım kartları getirdiğim takdirde bunun karşılığında alabileceğimi bana beyan etti. Ben de bunun üzerine giyim ve market kartlarını alarak Ümit Bey'e teslim ettim. Verdiğimde nerede kullandığını bilmiyorum. Daha sonra Ağaç AŞ tarafında 2023 yılında bir ihale daha yapıldı. İhaleyi kazandım. Bu ihaleden sonra da Ümit Polat beni çağırarak Ali Sukas'ın ihale bedelinin yüzde 10'unu istediğini söyledi. Ben de 'Bunu yapamayacağını, zaten en uygun fiyatı vererek ihalenin bende kaldığını' söyledim. Ödememi alabilmem için yüzde 10'unu Ali Sukas'a vermem gerektiğini söyledi. Ben, bu parayı daha fazla iş almak veya kendime haksız bir menfaat sağlamak için vermedim. Bu dönemde ekonomik olarak zor durumdaydım, yaptığım ve teslim ettiğim işlerin karşılığı olan alacaklarımı tahsil etmek ve ticaret hayatımı devam ettirmek zorundaydım. Bu nedenle bu isteğini kabul ettim. Bu şekilde de yaklaşık olarak Ali Sukas'a 4,5 milyon lira gibi bir parayı hazırlayarak Sukas'ın odasına götürüp teslim ettim. Sayın Başkanım, öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Ben herhangi bir ihale ayarlanması, ihalenin bende bırakılması, daha fazla iş verilmesi karşılığı bu parayı vermedim. Teklif vererek katıldığım, teslim ettiğim ürünlerin alacağım karşılığındaki olan parayı almak için verdim."

Istanbul Chief Public Prosecutor's Office ordered journalists İsmail Saymaz, Murat Ağırel and Şaban Sevinç to be present for testimony on the grounds that they made misleading statements to the public within the scope of the fund investigation.

The Ministry of Justice shared the chronology of the funding investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office and announced that there was an attempt to make the process a subject of political polemic and that the main opposition leader's leak allegations were unfounded.

Alp Selek, one of the leading lawyers of workers' rights and political cases in Türkiye and former director of TİP, died at the age of 95. Selek was known for his defenses during the 12 March and 12 September periods and his fight in the case of his daughter Pınar Selek.

Lawyer Alp Selek, known as a defender of workers' rights and political causes in Türkiye, passed away at the age of 95. Selek, known for his roles in the Kavel Resistance and September 12 period cases, was also involved in the Spice Bazaar case of his daughter Pınar Selek.

KVKK has published a new principle regarding employers' auditing of corporate e-mail and communication channels allocated to employees. The decision requires that the balance between the privacy of employees' private lives and the employer's right to management be maintained during inspections.

Personal Data Protection Authority (KVKK) published new policy decisions in the Official Gazette regarding employers' auditing of corporate e-mail and communication channels.