'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 99. duruşması sona erdi
Quick Look
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salon duruşmasında, kendisine yöneltilen rüşvet, irtikap ve diğer suçlamaları reddetti, kamu görevlisi olarak hesap vermenin zorunlu olduğunu vurguladı ve dosyada tek bir kamu zararı veya kişisel menfaat bulamadığını belirtti.
AI-generated summary
Why It Matters
İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaparken, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki alanda yapılan eylemler ile ilgili rüşvet, irtikap ve diğer finansal suçlamalar kapsamında soruşturma konusu haline gelmiş ve ceza mahkemesinde savunma yapmıştır.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunması alınan İmamoğlu, hesap vermenin bir kamu görevlisinin en asli görevi olduğunu ve dolayısıyla hesap vermekten geri durmadıklarını söyledi.
Hakkında açılan soruşturmalardan bahseden İmamoğlu, hiçbir şeyden geri durmadıklarını, her şeyin hesabını verdiklerini belirtti. Soruşturmalar ve denetimler sonucunda tek bir kuruş kamu zararının tespit edilemediğini ifade eden İmamoğlu, "Sözde örgütün bir de yönetici kadrosu var. Örgüt, diye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin teşkilat yapısını sizlere gösterdim. Şimdi de burada biraz değinmiş olduğum yöneticilerle ilgili kısma geçmek istiyorum. Burada altı isim var, Murat Ongun danışmanım, Fatih Keleş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği yaptı ve İstanbul Büyükşehir Spor Kulübü başkanlığı yaptı, Ertan Yıldız danışmanım, Adem Soytekin bir iş adamı, Hüseyin Gün hiç tanımıyorum, Murat Gülibrahimoğlu çok az tanıyorum ve bir iş adamı." diye konuştu.
İddianamede örgüt yöneticisi olan sanıklarla ilgili tanışıklığını anlatan İmamoğlu, bu kişilerle çalışma şeklini de aktardı. Sanık İmamoğlu, "Ortada bir suç örgütü yok, ortada şanlı, şerefli İstanbul Büyükşehir Belediyesi var, yüzlerce vatansever yöneticisi var, canla başla çalışan memurları, mühendisleri ve şoförleri var. Hepsiyle de gurur duyuyorum." dedi.
İddianamede yer alan Cebeci Maden sahasındaki eylemlere ilişkin suçlamaları reddeden İmamoğlu, bu yerde sorumluluğunun olmadığını iddia etti. Sanık İmamoğlu, 155 eylemden 69'unun rüşvetle irtikap olduğunu belirterek, "Rüşvet dediler, peki kimin cebine para girdi, kim zenginleşti? Yok. Hangi para, hangi hesaba gitti? Yok. Dosyada bunun tek bir belgesi var mı? Yok. Tek bir banka kaydı var mı? Yok. Dosyada ne var? Kreş var, okul var, cami var, yurt var, spor tesisi var, otopark var, cemevi var, kamu binası var, restore edilen tarihi yapılar var, parklar var, eski tarihi yapılar var. Hepsi İstanbul halkına kalır." şeklinde konuştu.
Kreş yaptıranın rüşvetçi olarak gösterildiğini belirten İmamoğlu, "Bu dosyada rüşvet diye anlatılan şey kentin kazanımı. Kişisel menfaat yok, kamu yararı var." ifadelerini kullandı. İddianamede 'aklama' suçuyla ilgili bir tek delilin olmadığını öne süren İmamoğlu, "Delil gizledi' dediler, delil çıkmadı. 155 eylemin dördü suç delillerini gizleme. Hangi delili gizlemişim? Nasıl gizlemişim? Belli değil." dedi.
İddianamede 155 eyleme ilişkin "rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, aklama, dolandırıcılık, delil gizleme, kişisel verileri ele geçirme, orman ve maden kanunlarına muhalefet" suçlarının yer aldığını anlatan İmamoğlu, "Ceza kanununda adı olan neredeyse her suç bu dosyaya konmuş. Bir belediye başkanına bu kadar çok, bu kadar farklı suçlama neden yöneltilir? Bunun hukuki bir açıklaması yok, açıklaması net olarak siyasidir." savunmasını yaptı.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Mahkeme, dava üzerindeki kararını gelecek ay içinde duyuracak.
Possible · Within weeks
Open Questions
- Soruşturma kapsamında belirtilen 155 eylemden 69'unun rüşvetle irtikap olduğu iddiasının kanıtı nedir?
- İmamoğlu tarafından belirtilen yöneticilerin bu eylemlerdeki rolleri net olarak nelerdir?
- Dosyada kamu zararı veya kişisel menfaat bulunamadığının nasıl gösterildiği açıklanıyor mu?





