İsrail'in Süleyman Havuzları'nı ele geçirme tehdidi gerilimi artırdı
İsrailli aşırı sağcı siyasetçilerin açıklamaları ve askerlerin baskınları, binlerce yıllık tarihi alanın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Quick Look
- İsrail, Filistin'in Beytüllahim yakınlarındaki Süleyman Havuzları'nı ele geçirme tehdidinde bulundu.
- Aşırı sağcı İsrailli siyasetçilerin "Burası bizim toprağımız" açıklamaları ve İsrail askerlerinin Filistinli çocuklara göz yaşartıcı gaz kullanması, 1995 Oslo Anlaşması kapsamındaki alanın geleceği hakkında gerilimi artırdı.
AI-generated summary
Why It Matters
İsrail, Filistin'in Beytüllahim yakınlarındaki Süleyman Havuzları'nı ele geçirme tehdidinde bulunarak bölgedeki gerilimi artırdı. Bu durum, 1995 Oslo Anlaşması kapsamında Filistin sivil kontrolündeki bir alanın statüsünü tartışmaya açtı.
İsrail'in, Filistin'in Beytüllahim kenti yakınlarında bulunan ve binlerce yıllık geçmişe sahip Süleyman Havuzları'nı ele geçirme tehdidinde bulundu.
İngiliz The Guardian gazetesinin haberine göre, İsrailli aşırı sağcı siyasetçilerin açıklamalarının ardından bölgede İsrailli yerleşimcilerin ve askerlerin faaliyetleri arttı.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in mayıs ayında, 30 yıldan uzun süre önce Filistinlilerin Süleyman Havuzları üzerindeki haklarını teyit eden anlaşmaları "silme" tehdidinde bulunmasının ardından bölgede tansiyon yükseldi.
Smotrich ile aşırı sağcı İsrailli milletvekili Zvi Sukkot'un bölgeyi ziyaret ederek "Burası bizim toprağımız" açıklaması yapması ve Filistinlilerin alandan uzaklaştırılması çağrısında bulunması, tarihi alanın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İSRAİL ASKERLERİNDEN TARİHİ ALANA BASKIN
Süleyman Havuzları çevresindeki gerilim son olarak 10 Temmuz'da İsrail askerlerinin düzenlediği baskınla arttı. Habere göre İsrail güçleri, havuzlarda yüzen Filistinli çocuklara karşı göz yaşartıcı gaz kullandı.
Filistinliler, 1995 yılında imzalanan ikinci Oslo Anlaşması kapsamında Süleyman Havuzları'nın Filistin sivil kontrolündeki bölgede yer aldığını belirtiyor.
Batı Şeria'nın A, B ve C bölgelerine ayrılmasıyla oluşturulan sistemde Beytüllahim çevresindeki alanlar, Filistin Yönetimi'nin idaresine bırakılmıştı. Ancak İsrail'in son dönemde aldığı kararların bu düzenlemeyi aşındırdığı ifade edildi.
ROMA'DAN OSMANLI'YA UZANAN TARİHİ SU SİSTEMİ
Süleyman Havuzları'nın tarihi MÖ 2. yüzyıla kadar uzanıyor. Kudüs'e su sağlamak amacıyla inşa edilen sistem, Roma döneminde iki büyük rezervuar, su kemerleri ve tünellerden oluşan kapsamlı bir mühendislik projesine dönüştürüldü.
Osmanlı döneminde de bölgenin su altyapısı geliştirildi. Su kaynaklarını korumak amacıyla bir kale inşa edilirken, üçüncü büyük havza da bu dönemde eklendi.
1923-1948 yılları arasındaki İngiliz Mandası döneminde ise sistem, metal borular ve pompalarla modernize edildi.
Yaklaşık 250 bin metreküp kapasiteye sahip üç büyük havuzdan oluşan alan, günümüzde Kudüs'e su taşıyan bir merkez olmaktan çıkıp Filistinliler için önemli bir sosyal alan haline geldi.
"BEYTÜLLAHİM'DE YEŞİL ALANIN KALDIĞI TEK YER"
Bölgedeki Filistinliler, Süleyman Havuzları'nın yalnızca tarihi değil, günlük yaşam açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Artas köyünden yerel aktivist Mahmud Câber, "Şu anda Beytüllahim'in tamamında oturup suyun, gölgenin, yeşil alanın tadını çıkarabileceğiniz tek yer burasıydı ve şimdi onu çalmaya çalışıyorlar" dedi.
Cuma günleri ve bayramlarda Beytüllahim'den çok sayıda ailenin bölgeye geldiği, havuzların özellikle yaz aylarında önemli bir dinlenme alanı olarak kullanıldığı belirtildi.
"BU ALAN OSLO ANLAŞMASI'NI AŞINDIRMAK İÇİN KULLANILIYOR"
The Guardian'a konuşan uzmanlar, İsrail'in olası hamlesinin yalnızca arkeolojik bir tartışma olmadığını, aynı zamanda Batı Şeria'daki siyasi dengeler açısından da büyük sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
İsrailli arkeolog ve antik alanların korunması için çalışan Emek Shaveh örgütünün Genel Müdürü Alon Arad, "Bu alan, Oslo anlaşmasını aşındırmak ve esasen iptal etmek için silah olarak kullanılıyor" dedi.
Arad, "Batı Şeria'da 6 bin antik yerleşim yeri var ve bunların sadece küçük bir kısmı Yahudi mirasıyla bir bağlantı kuruyor" ifadelerini kullandı.
İSRAİL'DEN "YAHUDİ MİRASI" İDDİASI
İsrail'deki bazı çevreler ise Süleyman Havuzları'nın Yahudi tarihi açısından önemli olduğunu iddia etti.
Tel Aviv merkezli bir araştırma enstitüsü yazarı eski Yarbay Maurice Hirsch, alanın "adından da anlaşılacağı gibi, Yahudi tarihi açısından önemli ve anlamlı" olduğunu öne sürdü.
Ancak uzmanlar, bu isimlendirmeye ilişkin farklı görüşlere dikkat çekiyor. Tarihsel kaynaklara göre havuzların inşası, Kral Süleyman döneminden yaklaşık 800 yıl sonra gerçekleşti.
İlk iki havuzun, Roma döneminde Yahudi kralı Büyük Herod zamanında yapıldığı belirtilirken, bölgenin tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıdığı vurgulanıyor.
"SÜLEYMAN" İSMİ KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'A DAYANIYOR
Beytüllahim Turizm ve Antik Eserler Departmanı Başkanı Eman el-Titi, "Süleyman Havuzları" isminin Kral Süleyman'dan değil, 16. yüzyılda Kudüs'ün surlarını ve su sistemini yeniden inşa eden Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'dan geldiğini belirtti.
El-Titi, “Arkeolojik alanlar asla siyasi çatışmanın aracı olmamalıdır” diyerek, tartışmanın yalnızca toprak kontrolüyle sınırlı olmadığını söyledi.
Open Questions
- İsrail'in havuzları ele geçirme tehdidi nasıl bir eyleme dönüşecek?
- Uluslararası toplum bu duruma nasıl tepki verecek?
- Oslo Anlaşması'nın geleceği bu olaydan nasıl etkilenecek?




