
İsrail ve Ürdün karşılıklı olarak birbirlerini sınır güvenliğini ihlal etmek ve kaçakçılık faaliyetlerine göz yummakla suçluyor.
AI-generated summary
İsrail ve Ürdün arasında 1994 yılından bu yana barış anlaşması bulunmaktadır. Ancak Gazze'ye yönelik saldırılar sonrası ikili ilişkilerde gerilim tırmanmıştır.
İsrail ile Ürdün arasındaki sınırda uyuşturucu ve silah kaçakçılığına ilişkin iddialar gündeme geldi.
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, İsrail'de faaliyet gösteren suç örgütleri, Ürdün'e uyuşturucu kaçırmak için balonlardan ve insansız hava araçlarından yararlanıyor.
İsrailli kaçakçıların özellikle metamfetamin, amfetamin ve esrar sevkiyatında bulunduğu öne sürülürken Ürdünlü güvenlik yetkilileri, son aylarda sınırdan gerçekleştirilen çok sayıda kaçakçılık girişiminin engellendiğini belirtti.
Haberde, İsrailli suç örgütlerinin Ürdün'deki uyuşturucu fiyatlarının yükselmesini fırsata çevirdiği belirtildi.
İsrail kaynaklı bir tahmine göre, Ürdün'de bir kilogram esrarın piyasa değeri yaklaşık 7 bin 500 sterline ulaştı. Bu rakamın İsrail'deki fiyatın yaklaşık 15 katı olduğu ifade edildi.
Son iki yılda uyuşturucu fiyatlarının keskin biçimde artması, kaçakçılar açısından Ürdün pazarını daha kazançlı hale getirdi.
Ürdün güvenlik güçleri ise sınır devriyelerini artırırken gözetleme kuleleri ve İHA sistemlerini modernize ederek kaçakçılık faaliyetlerini engellemeye çalışıyor.
ÜRDÜN'DEN İSRAİL'E TEPKİ: GERÇEĞİN YALNIZCA YARISI ANLATILIYOR
İsrail ordusu ve güvenlik güçleri, Ürdün üzerinden ülkeye sokulmaya çalışılan silahların ele geçirildiğine ilişkin açıklamalar yapıyor. Geçen ay İsrail makamları, dokuz Kalaşnikof tüfeği taşıyan bir İHA'ya el konulduğunu duyurmuştu.
Ancak Telegraph'a konuşan Ürdünlü askeri kaynaklar, İsrail'in bu açıklamalarının tek taraflı olduğunu savundu.
Bir askeri kaynak, İsrail'in duyurularının abartılı ve gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek şunları söyledi:
"İsrail tarafının açıklamaları abartılı ve hatalı. Hikâyenin yalnızca yarısını anlatıyorlar. Ürdün'e yönelik karşılıklı uyuşturucu kaçakçılığı operasyonları da var. Ürdün sınır muhafızları son aylarda İsrail'den yapılan çok sayıda uyuşturucu kaçakçılığı girişimini engelledi."
Ürdünlü yetkililer, İsrail'in yalnızca Ürdün kaynaklı silah kaçakçılığını gündeme taşımasının ülkeyi güvenlik tehdidi oluşturan bir komşu gibi gösterdiğini ileri sürdü.
2026'NIN BAŞINDAN BU YANA BİNLERCE KİLOLUK UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
The Telegraph'ın ulaştığı resmi verilere göre, Ürdün güvenlik güçleri 2026'nın başından bu yana çok miktarda uyuşturucu ele geçirdi.
Operasyonlarda 15 binden fazla Captagon hapı, yaklaşık 20 bin kilogram kristal metamfetamin ve 6 bin blok esrarın yakalandığı bildirildi.
Haberde, ele geçirilen maddelerin yanı sıra çok sayıda farklı türde uyuşturucunun da ülkeye sokulmasının engellendiği belirtildi.
Gazetenin ulaştığı askeri fotoğrafların, kaçakçılık faaliyetlerinde dört pervaneli İHA'ların ve küçük balonların kullanıldığını gösterdiği aktarıldı.
Ürdün'deki uyuşturucu fiyatlarının yükselmesinde Suriye'de yaşanan siyasi ve askeri gelişmelerin de etkili olduğu belirtiliyor.
Aralık 2024'te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Ürdün, Suriye'den gelen uyuşturucu sevkiyatını engellemek amacıyla operasyonlarını yoğunlaştırdı.
Özellikle Esad döneminde önemli bir gelir kaynağı haline gelen Captagon üretimi ve ticaretinin durdurulması hedeflendi.
Ürdün Hava Kuvvetleri, bu yaz Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen noktalara hava saldırıları düzenledi.
Söz konusu operasyonların bölgedeki uyuşturucu arzını azaltarak Ürdün'deki fiyatların yükselmesine neden olduğu ifade edildi.
İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ VARLIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Haberde, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askeri varlığının uyuşturucu ticaretine etkisi de ele alındı.
İsrail'in ayrıca Süveyda'daki Dürzi gruplara mali, siyasi ve askeri destek verdiği belirtildi.
Bazı analistlere göre, Süveyda'nın Suriye'deki başlıca uyuşturucu üretim merkezlerinden biri haline gelmesi ve İsrail'in bölgedeki askeri varlığı, HTŞ kontrolündeki Şam yönetiminin uyuşturucu ticaretine müdahale etmesini zorlaştırıyor.
İsrail ordusu (IDF), sınırdaki uyuşturucu kaçakçılığıyla yeterince mücadele edilmediği yönündeki eleştirileri reddetti.
Ordu sözcüsü, doğu sınırında güvenliğin güçlendirilmesi amacıyla yeni önlemler alındığını açıkladı.
Bu kapsamda son bir yıl içinde doğu sınırının korunmasından sorumlu 96. Tümen'in kurulduğu ve yeni bir güvenlik bariyerinin inşasına başlandığı bildirildi.
Sözcü, sınırdaki tespit, önleme ve müdahale kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirterek son bir yılda onlarca silah kaçakçılığı girişiminin engellendiğini ve binlerce kilogram uyuşturucunun ele geçirildiğini söyledi.
ÜRDÜN'DEN İSRAİL'E 'GÜVENLİK TEHDİDİ' SUÇLAMASI
İsrail ile Ürdün arasında 1994 yılından bu yana barış anlaşması bulunuyor. İki ülke özellikle sınır güvenliği konusunda işbirliği yürütüyor.
Ancak Gazze'ye yönelik saldırıların ardından Ürdün yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik eleştirileri sertleşti.
Ürdün Kralı 2. Abdullah, geçen ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, İsrail hükümetinin hesap vermeden hareket etme anlayışının korkutucu boyutlara ulaştığını savunmuş ve İsrail'in yayılmacı politikalarını bölgesel tehdit olarak nitelendirmişti.
The Telegraph'a konuşan Ürdünlü askeri kaynaklar ise İsrail'in sınırdaki kaçakçılık olaylarını seçici biçimde kamuoyuna duyurarak güvenlik tehdidi algısını güçlendirmeye çalıştığını iddia etti.
Kaynaklar, bu açıklamaların Batı Şeria'daki ve sınır bölgelerindeki askeri varlığın artırılmasına gerekçe oluşturmak amacıyla kullanıldığını öne sürdü.
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail'in doğu sınırındaki güvenlik bariyeri inşaatının hızlandırılması.
Likely · Within months

Kremlin Spokesperson Dmitry Peskov stated that energy cooperation between Russia and the USA continues and warned that possible new sanctions of the European Union could disrupt this process. Peskov also reported that technical glitches in Yandex were being monitored at the government level.

President Recep Tayyip Erdoğan sent a congratulatory letter to Justina Shiroka Pula, who was elected as the new president of Kosovo, and emphasized the importance of cooperation and regional stability between the two countries.
President Recep Tayyip Erdoğan sent a congratulatory letter to Justina Shiroka Pula, who was elected as the new president of Kosovo, and emphasized his belief that the cooperation between the two countries will continue.
Egyptian Foreign Minister Abdulati, in his statement in Bangkok, stated that they are ready to provide military support against the Houthis in Yemen if Saudi Arabia requests and that they are considering joining the Mecca Joint Defense Agreement.
President Recep Tayyip Erdoğan had a telephone conversation with Saudi Arabian Crown Prince Mohammed bin Salman. During the meeting, Houthi attacks were condemned and Türkiye's support for Saudi Arabia was emphasized.

President Erdoğan condemned the Houthi attacks against Saudi Arabia, expressed his condolences for those who lost their lives and emphasized that Türkiye stands by Saudi Arabia.