
AI-generated summary
Karaca Tiyatrosu 1954-55'te Muammer Karaca tarafından kurulmuş, tarihî bir tiyatro mekanıydı. 2012'de deprem riski gerekçesiyle kapatılmıştı. Yeniden restorasyon ve revizyon sonrası açılmıştır.
Önümde 15 Ekim 1979 tarihli Sanat Dergisi. Kapakta Toto Karaca, Mürvet Sim, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Genco Erkal, Metin Deniz, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Zafer Önen, Ulvi Alacakaplan, gepegenç bir Zeynep Irgat... Hepsinde hüzünlü bir ifade.
Fotoğrafta görünmüyorlar ama biliyorum: Savaş Dinçel, Müjdat Gezen, Rutkay Aziz, Beklan ve Ayla Algan, Meral ve Ali Taygun, Candan ve Başar Sabuncu da oradalar. O gün ben de oradaydım. Onları bir araya getirenlerden biriydim ve “Karaca Tiyatro’yu yıktırmayacağız!” kampanyasının elebaşlarındandım. İstanbul Sular İdaresi tiyatroyu yıkıp orayı genel merkez yapmak istiyordu.
Tiyatrocular mücadele verdi. Başardık. Yıktırmadık.
Karaca Tiyatro 1954- 55’te Muammer Karaca tarafından kendi imkânlarıyla kurulmuştu. İlk oyun “Ednan Bey Duymasın”. Adnan Menderes dönemi. Ama o sıralar eleştiri yapan oyuncular, komedyenler kuyu tipi hapishanelere atılmıyordu. Rivayet o ki “Cibali Karakolu”nu 4 bin kere oynamışlar. Muammer Bey, 1958’de Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan “kovulan” Muhsin Ertuğrul’u davet etti. Kenter’ler “Salıncakta İki Kişi”yle tiyatrolarının tohumunu orada attılar. Sonra Ulvi Uraz’dan Haldun Dormen’e, Münir Özkul’dan Ali Poyrazoğlu’na nice özel tiyatro, yukarıda adlarını saydıklarım ve sayamadıklarım, oradan geldi geçti. Dostlar Tiyatrosu 20 yıl boyunca oradaydı. “Lüküs Hayat”, “Keşanlı Ali” gibi tiyatromuzun mihenk taşlarının ilk gösterimleri de bu tiyatrodaydı. Karaca Tiyatro, biz tiyatro tutkunları için adeta kutsal bir mekândı. Türk tiyatro tarihinin hafızasıydı.
2012’de deprem riski gerekçesiyle kapatıldı.
BAĞIMSIZ TİYATROLARIN MEKÂNI
Aradan tam 14 yıl geçti. İki gün önce, resmi açılıştan da önce restorasyon ve revizyondan geçen Karaca Tiyatro’nun yeni halini görme, gezme şansım oldu. Bayıldım. Hayran kaldım. Adeta tarih içinde arkeolojik bir kazı yapılmış, sonradan eklenmiş betonarme duvarlar kaldırılınca ardından 19. yüzyıldan kalma kâgir duvarlar ortaya çıkmış. (19. yüzyılda Fransız mahkemesiymiş.) Ve tümü çelik sütunlarla sağlamlaştırılmış. Yeniyle eskinin bu kucaklaşması bence dört dörtlük. Bunu gerçekleştiren İBB Kültür ve İBB Miras’ı kutluyorum, alkışlıyorum.
Tiyatro salonu 300 kişilik, modern görünümlü ve işlevsel. Sahnesi ve kulis odaları elverişli. Atölye olarak kullanılabilecek çeşitli salonları, oda konserleri verilebilecek bölmeleri var.
Gezim sırasında İBB’de Kültür Mirası kurucusu olarak kente sayısız değer kazandıran Mahir Polat’a rastladım. Birçok insanı endişeye sürükleyen akıllarda ve dillerde dolaşan soruyu ona sordum:
Kentte bunca mekânsız tiyatro topluluğu varken, izbe yerlerde oynarlarken yoksa Karaca Tiyatro İBB Şehir Tiyatroları’na mı verilecek?
“Kesinlikle böyle bir şey olmayacak. Buradan tüm bağımsız tiyatrolar, topluluklar yararlanabilecek” dedi. Ona güveniyorum, içim rahatladı.
“Adı Karaca Tiyatro olarak devam edecek ancak bundan böyle burası bir kültür merkezi işlevi görecek. Yalnız akşamları değil gündüz de çalışacak” dedi. Nitekim kapısına asılı kocaman dev afişi incelediğimde her akşam farklı bir etkinliğe kapılarını açacağını gördüm.
MENGÜ ERTEL’İN TİYATRO EVRENİ
Karaca Tiyatro’nun bağımsız ayrı bir girişi olan bir sergi salonu var. Galerinin açılış sergisi Mengü Ertel’in tiyatro evreni. Sergiyi gezerken usta sanatçı dostumun afişleri, dekorları, desenleri, kostüm ve dekor tasarımları, kitap kapakları, logoları arasında dolaşırken 60’ların, 70’lerin, 80’lerin, 90’ların sanat atmosferini, tiyatro dünyasını içime çektim. Bu eserlerin birçoğunun yaradılışına tanıklık etmiştim. Tiyatro dünyamızın görsel dışavurumunu çok katmanlı olarak yeniden yaşadım. Serginin küratörleri Esma ve Murat Ertel.
Sergiyi dolaşırken her afişin gerisinde sadece oyun yazarı ve oyun değil, o oyunlarda rol alan tüm oyuncular da bana eşlik ediyor gibiydi.
Mengü Ertel’e salt bir grafik sanatçısı olarak bakamayız. O, tüm sanat alanları arasında kurduğu köprüler, ördüğü ağlarla var oldu. Mimari ve arkeolojiden sinema, tiyatroya; fotoğraf ve resimden edebiyata, müziğe ama mutlak şiirden geçen üretiminde farklı sanat alanlarının tüm olanaklarını zorladı. Farklı disiplinler arasındaki ilişkileri güçlendiren bir öncü oldu. Çizgilerinde, renklerde, şekillerde anlamı çoğaltırken hepsinde şiiri yüceltti.
İşte bu sergide bunu çok iyi görüyoruz. Serginin bir de muhteşem bir kataloğu var; sakın onu almadan bu güzel mekândan ayrılmayın.
Karaca Tiyatro, mekân olarak, tiyatro ve kültür hafızamız olarak, belleğimiz ve bilincimiz olarak hoş geldi, sefalar getirir diye umuyorum.
AI outlook — possibilities, not facts
Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatro toplulukları tarafından aktif olarak kullanılacak.
Likely
Mengü Ertel'in tiyatro evreni sergisi ziyaretçi ilgisini çekerek süresi uzatılabilir.
Possible

Bozcaada International Ecological Documentary Festival (BIFED) will be held for the 13th time between 7-11 October 2026. At the festival, 44 films selected from 90 countries will be screened, director interviews, workshops and exhibitions will be held. All events will be free and focus on the theme of environmental losses and questions of responsibility.

The 78-year-old artist talked about the documentary Matryoshka, which was shown as part of the 33rd Golden Boll International Film Festival in Adana, and visited Taşkuyu Cave. Films made with artificial intelligence are shown at the festival and special screenings are held in the provinces affected by the earthquake. Additionally, the plastic garbage problem in the Ceyhan region of Adana was criticized and the slogan 'Movies are for everyone' was put forward.
The Human Towers festival, held in Tarragona since 1932, was colorful despite the bad weather conditions. While participants of different ages at the festival showed unity and solidarity by building towers by supporting each other, the program was changed due to heavy rains.

Marimba and percussionist Lerzan Tuncer will share the stage with Alexander Radziewski, an important representative of the German orchestra tradition, in Izmir. The concert, which will be held at 19.00 on Sunday, October 4, 2026, within the scope of the Art and Music Festival for Health, will feature contemporary repertoire with musical traditions from Anatolia to Iran, from Brazil to Europe. The two artists met in 2010 and their desire to make music together for many years is carried into this concert.

Pera Museum opened the 2025-2026 season with two new exhibitions, 'Behind the Scenes of the Republic' and 'Frank Bowling: Creation and Destruction, with the Intervention of Francis Bacon and Victor Willing'. The exhibitions showcase historical photographs selected from the Suna and İnan Kıraç Foundation Photography Collection and 60 years of works by British artist Frank Bowling. At the press conference, curators and museum managers explained the themes and preparation process of the exhibitions.
The Istanbul leg of the Türkiye Culture Road Festival started with the opening ceremony at Rami Library. Deputy Minister of Culture and Tourism Coşkun Yılmaz and festival president Adnan Özer spoke at the opening. The honorary award was given to poet Beşir Ayvazoğlu. The festival will continue with various poetry readings, panels and conferences until September 29.