
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ikinci dalga operasyonda 9 kişi gözaltına alındı.
AI-generated summary
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada, 2011 yılında Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dokuz şüpheli daha gözaltına alındı.
NTV muhabiri Sena Gürbıyık, gözaltına alınan isimler arasında bir muhabir, bir kameraman ve sağlık çalışanlarının yer aldığını bildirdi.
İLK OPERASYONDA 10 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü yapılmıştı. Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümü sırasında cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, birinin yurt dışında firari olduğu bildirilmişti.
BAKAN GÜRLEK AÇIKLAMA YAPTI
2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada devam ederken Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten dikkat çeken açıklamalar geldi.
“ŞÜPHELİ ŞEKİLDE HAYATINI KAYBETTİ”
Adalet Bakanı Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya ilişkin, "Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti." değerlendirmesini yaptı.
Konuya ilişkin daha önce yapılan şikayet ve ihbarların Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca dikkate alınarak soruşturma başlatıldığını dile getiren Gürlek, daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanları üzerine bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
“YENİ DELİLLERLE YENİ İŞLEMLER GÜNDEME GELEBİLİR”
Bakan Gürlek, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni delillerin ortaya çıkması halinde yeni işlemlerin gündeme gelebileceğini, buna, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının delil durumuna göre karar vereceğini anlattı.
Her şüpheli ölüm gibi bu olayın da bütün yönleriyle araştırıldığına dikkati çeken Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının, ilgili Cumhuriyet başsavcılığıyla bilgi ve koordinasyon çerçevesinde çalıştığını, soruşturmanın yönü ve adli kararların ise ilgili yargı mercilerinin yetkisinde olduğunu vurguladı.
ŞÜPHELİ ÖLÜMDEKİ FETÖ İZİ
İlerleyen süreçte tablonun daha net ortaya çıkacağını düşündüğünü kaydeden Gürlek, "Kaşif Kozinoğlu devletin yetiştirdiği müstesna bir isimdi. Örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de dosyada inceleniyor. Cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor." dedi.
Akın Gürlek, meslektaşlarına verdikleri mesajın, soruşturmaların yönüne ilişkin olmadığına dikkati çekerek, şunları ifade etti:
"Hukuka uygun biçimde görevlerini yaparken isimden, makamdan veya unvandan çekinmemeleri gerektiğini söylüyoruz. Bazen bir meslektaş bir soruşturmaya başladığında, 'İki gün sonra önemli birinin ayağına basarsam ne olur? Buradan etkili bir isme gidersek sorun yaşar mıyız?' şeklinde bir tedirginlik yaşayabilir. Bizim söylediğimiz şu: 'Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver."
Buradaki yaklaşımın bir soruşturmanın yönünü göstermek değil, savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Gürlek, "Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil. Savcılık zaten böyle yapılır. Bizim güçlendirmek istediğimiz irade, kişiye göre değil delile ve hukuka göre hareket etme iradesidir. Soruşturmalara müdahale etme yetkimiz yok. Böyle bir niyetimiz de kesinlikle yok." bilgisini paylaştı.
AI outlook — possibilities, not facts
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni delillerle yeni işlemler yapılabilir.
Likely · Within weeks

The criminal case filed against Huawei as a result of a years-long investigation started in New York. While the prosecution accused the company of trade secret theft and violating Iran sanctions, the defense stated that the allegations consisted of technology competition.

In the investigation of Kaşif Kozinoğlu, who died in Silivri in 2011, 10 suspects who were working in the penal institution on the date of the incident were referred to the courthouse. 9 more people were detained in the new operation.

Bakırköy Chief Public Prosecutor's Office made a written statement regarding the news that the defendants of the IBB case could not drink tea in the courtroom in Silivri. In the statement, it was stated that there was no legal basis and rations were given.

Allegations about Haluk Levent and the Buddy Association were revealed in the investigation carried out by the prosecutor's office regarding food purchases in the earthquake zone, Bilim TIR projects and borrowings.
10 former prison officers who were detained in the investigation into the death of Kaşif Kozinoğlu in 2011 were referred to Silivri Courthouse after their procedures at the gendarmerie.

Minister of Justice Akın Gürlek, in his statement to journalists at Çağlayan Courthouse, stated that they were working meticulously to find the body in the Gülistan Doku investigation and that the possibility that it was destroyed with chemical substances was evaluated.