
Türkiye'nin yakın dönem hukuk ve sosyal mücadele tarihinde önemli izler bırakan avukat Alp Selek yaşamını yitirdi.
AI-generated summary
Alp Selek, 1960'lardan itibaren işçi hakları ve siyasi davalarda avukatlık yapmış, 12 Eylül darbesi sonrası hapis yatmış bir hukukçudur.
Türkiye'nin yakın dönem hukuk ve sosyal mücadele tarihinde önemli izler bırakan avukat Alp Selek, 95 yaşında hayatını kaybetti. 1960'lı yıllardan itibaren işçilerin, sendikacıların ve siyasi davalarda yargılananların avukatlığını üstlenen Selek, yaşamı boyunca hak savunuculuğunu sürdürdü.
Selek'in ölümünü, kızı sosyolog Pınar Selek'in mesajı üzerinden Açık Gazete duyurdu. Ölüm haberinin ardından siyasi parti ve hukuk çevrelerinden de taziye mesajları geldi.
KAVEL DİRENİŞİNDE İŞÇİLERİN AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİ
Alp Selek'in hukuk mücadelesi 1960'lı yıllarda başladı. 1963 yılında Kavel Kablo Fabrikası'nda sendikal haklar için direnişe geçen ve ardından tutuklanan ya da haklarında dava açılan işçilerin savunmasını üstlenen avukatlardan biri Selek oldu.
İlerleyen yıllarda işçiler, sendikacılar ve siyasi hareketlerin mensupları hakkında açılan çok sayıda davada avukatlık yapan Selek, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde de siyasi davalarda sanıkların savunmalarını üstlendi.
Türkiye İşçi Partisi'nde de görev alan Selek, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından parti yöneticilerinden biri olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve yaklaşık 4,5 yıl cezaevinde kaldı.
BARO LEVHASI MÜCADELESİNDE DE YER ALDI
Selek, cezaevinden çıktıktan sonraki dönemde de hukuk ve baro mücadelesini sürdürdü.
TİP yöneticiliği nedeniyle aldığı mahkûmiyet sonrasında Adalet Bakanlığı, Selek'in İstanbul Barosu levhasından silinmesini istedi. İstanbul Barosu yönetiminin bu talebe karşı çıkması üzerine Bakanlık ile baro arasında hukuki bir süreç yaşandı.
Selek, yürüttüğü hukuk mücadelesinin ardından yeniden baro levhasına kaydedildi.
KIZININ 25 YILLIK ADALET MÜCADELESİNDE YANINDA OLDU
Alp Selek'in yaşamının son dönemindeki en uzun hukuk mücadelesi ise, kızı Pınar Selek'in Mısır Çarşısı davası oldu.
1998 yılında İstanbul Mısır Çarşısı'nda meydana gelen ve 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı patlamanın ardından açılan davada Pınar Selek de sanıklar arasında yer aldı.
Dava boyunca patlamanın nedenine ilişkin farklı bilirkişi raporları hazırlandı. Bazı raporlarda patlamanın bomba nedeniyle değil, tüpgaz kaçağı sonucunda meydana gelmiş olabileceği belirtildi.
Pınar Selek hakkında farklı tarihlerde beraat kararları verilmesine karşın, kararların bozulmasıyla yargılama süreci yıllarca devam etti. Alp Selek de kızının avukatları arasında yer alarak davayı son yıllarına kadar takip etti.
SOL PARTİ: “MİRASINI YAŞATACAĞIZ”
Alp Selek'in ölümünün ardından SOL Parti de bir başsağlığı mesajı yayımladı.
Parti, Selek'i “işçilerin, emekçilerin ve devrimcilerin avukatı” olarak nitelendirerek, Kavel Direnişi davası, DİSK davaları ile 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerindeki siyasi davalarda üstlendiği savunma görevlerine dikkat çekti.
SOL Parti açıklamasında, Selek'in sosyalist hareketin tarihsel hafızasında önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek, “Alp Selek'in anısını, mücadelesini ve bizlere bıraktığı mirası yaşatacağız” denildi.

The Ministry of Justice shared the chronology of the funding investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office and announced that there was an attempt to make the process a subject of political polemic and that the main opposition leader's leak allegations were unfounded.

Alp Selek, one of the leading lawyers of workers' rights and political cases in Türkiye and former director of TİP, died at the age of 95. Selek was known for his defenses during the 12 March and 12 September periods and his fight in the case of his daughter Pınar Selek.

KVKK has published a new principle regarding employers' auditing of corporate e-mail and communication channels allocated to employees. The decision requires that the balance between the privacy of employees' private lives and the employer's right to management be maintained during inspections.

Personal Data Protection Authority (KVKK) published new policy decisions in the Official Gazette regarding employers' auditing of corporate e-mail and communication channels.

The 95th hearing of the IMM case with 436 defendants, including Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu, is being held in Silivri. İmamoğlu is expected to make his defense next Tuesday.
KVKK published the principle decision regarding employers' monitoring of employees' corporate e-mail and communication channels in the Official Gazette. According to the decision, employers do not have unlimited control authority and employees must be informed in advance.