Kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında keşfedilen 12. yüzyıla ait medrese kalıntıları için arkeolojik kazı başlatıldı.
AI-generated summary
Cami Kebir, 12. yüzyılın ikinci çeyreğinde Danişment hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından yaptırılmıştır. Yapının kentsel dönüşüm alanında olduğu ve 20. yüzyıla kadar aktif olduğu bilinmektedir.
Cami Kebir'in çevresinde başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında ocak ayında Büyükşehir Belediyesi ekipleri medrese izlerine rastlamıştı.
Tarihi yapının gün yüzüne çıkarılması için Kayseri Müze Müdürlüğü denetiminde ve sorumluluğunda Büyükşehir Belediyesinin de destekleriyle arkeolojik kazı çalışması yapılıyor.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanı Gürcan Senem, AA muhabirine, tarihi kayıtlarda kent merkezindeki 891 yıllık Cami Kebir'in bitişiğinde bir medrese olduğunun bilindiğini, Kayseri Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kuruluna ait tescil fişlerinde de alanın medrese olarak tescillendiğini söyledi.
Kütüphane araştırmaları sonucu yapının 20. yüzyılın ortalarına ait fotoğraflarını da tespit ettiklerini anlatan Senem, Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığının yürüttüğü yıkım çalışmaları sırasında bir duvar kalıntısına rastlandığını anımsattı.
Senem, duvarın kaynaklarda yer alan yapıya ait olduğunu tespit ettiklerini ve bunun üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ın kazı yapılması talimatı verdiğini dile getirdi.
Senem, kentsel dönüşüm çalışması yapılan alanın bir kısmının mülkiyetinin Büyükşehir Belediyesine, Cami Kebir'e yakın olan kısmının ise Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait olduğunu anlatan Senem, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile protokol yaptıklarını kaydetti.
"Kazılarda yapının özgün kotunu bulduk"
Senem, daha sonra Kayseri Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan izin alarak kazı çalışmasını başlattıklarını belirtti.
Cami Kebir'in Danişment hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından yaptırıldığının bilindiğini ifade eden Senem, şöyle konuştu:
"Bu camiyi yaptırdığı dönemde bir medrese de yaptırdığı biliniyor. Burayı 12. yüzyılın ikinci çeyreğine tarihlendirebiliyoruz. Yaptığımız kazılar ve buluntular bunu destekliyor. Burası aslında bakarsanız bir külliye. Sadece bir medrese kazısı diye yola çıkıldı ama külliyenin bir parçası. Buluntulardan ziyade yapının bize anlattığı hikaye çok önemli. Kazılarda yapının özgün kotunu bulduk.
Cami Kebir'in bugün namaz kılınan zemininin yaklaşık 60 santimetre altında. Bunu dışarıya taşıdığımızda bugün türbe olarak bilinen eyvan bölümünün zemin kotunun da yaklaşık 60 santimetre aşağıda olması gerektiği ortaya çıkıyor. Yandaki Kadı Hamamı'nın da bu yapıyla entegreli olduğunu şu an için düşünüyoruz. Şu anda bilimsel bir veri ortaya çıkmadı ama kotları itibarıyla bu yapıyla ilişkilendirilebileceğini düşünüyoruz."
Senem, 20. yüzyılın başına kadar medrese bölümünde eğitimin devam ettiğinin bilindiğini söyledi.
Kayseri'de unutulmuş bir hikayenin ortaya çıkarılacağını düşündüklerini dile getiren Senem, "Yaklaşık 3 metreye yakın duvar kalıntılarına denk geliyoruz. Yapının camiye bitişik olduğunu biliyoruz. Biz de bitişik hale gelene kadar kazılarımızı sürdüreceğiz." dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Kazı çalışmaları cami ile medrese kalıntıları birleşene kadar devam edecek.
Very likely · Within months

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, Ordu'da Taşbaşı Kültür Merkezi'ndeki programla ilk kez başladı. Dokuz gün sürecek festivalde konserler, sergiler ve gastronomi etkinlikleri yer alacak.

Nemrut Dağı'ndaki anıtsal heykeller, 2025'te başlatılan çalışmalar kapsamında nanoteknolojik çözeltiler ve kireç bağlayıcılı harçlarla zamana ve doğa koşullarına karşı korunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı'nda anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiren kapsamlı koruma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

İstanbul Üsküdar'da bulunan ve 1973'te tescillenen tarihi su haznesi için İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, tescilin kaldırılması talebini reddederek bilimsel kazı ve restorasyon kararı aldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Taş Tepeler Projesi kapsamında Şanlıurfa'daki Karahantepe ve Sayburç'ta yürütülen bilimsel çalışmaları ve bölgenin açık hava müzesine dönüştürülme planlarını görüştü.

Ankara Etnografya Müzesi'nde açılan sergide, Epipaleolitik Dönem'den Osmanlı'ya kadar uzanan ve 276'sı ilk kez sergilenen 550 eser ziyaretçilerle buluşuyor.