
AI-generated summary
Manifest grubunun kurucusu Tolga Akış, 28 Ağustos’ta “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklandı. Avukat Kaya Pulat, bu tutuklamanın daha önce sonuçlanan bir dosya ile ilişkili olduğunu ve aynı eylemlerin bir yıl sonra yeniden değerlendirildiğini savundu.
Manifest grubunun İzmir’de düzenlediği Manifestival, üç gün boyunca binlerce kişinin katılımının ardından sona erdi. Festival, grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış’ın tutuklanmasının gölgesinde geçti.
“Müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” talebiyle tutuklanan Akış’ın avukatı Kaya Pulat, tutuklamaya gerekçe gösterilen hususların 6 Eylül 2025’te verilen konser nedeniyle daha önce yürütülen ve yargılaması sonuçlanan dosyayla esasen aynı olduğunu savundu. Söz konusu konserle ilgili işlem yapılmasına karşın Akış’ın önceki soruşturmanın hiçbir aşamasında yer almadığını belirten Pulat, yaklaşık bir yıl sonra aynı eylemlerin yeniden değerlendirildiğini ifade etti. Pulat tutuklama kararının Akış’ın yalnızca grubun kurucusu ve yapımcısı olması gerekçesiyle verildiğini savundu.
Tolga Akış’ın 28 Ağustos’ta tutuklandığı gün başlayan Manifestival ise grubun binlerce hayranının katılımıyla İzmir Kültürpark’ın dolmasına yol açtı. Konserler öncesi çekilen fotoğraflarda moralsiz oldukları gözlenen grup üyeleri, yine de sahneye çıkarak en sevilen şarkılarını İzmirliler için söyledi. Bu esnada grup üyelerinin birbirlerine sarılmamak ya da dokunmamak için özel çaba sarf ettiği gözlemlendi. Festivalde ilk günden bu yana Manifest üyelerinin pantolon giymesi ve birbirlerine temas etmemeye çalışması, sosyal medyada tutuklamanın belli bir yaşam tarzını hedef aldığı ve sansürleme amacına ulaştığı şeklinde yorumlandı.
BONOMO’DAN DESTEK
Tolga Akış’ın “müstehcenlik” suçlamasıyla tutuklanması tepkilere neden oldu. Can Bonomo sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ahlak ve adalet anlayışına sert eleştiriler yöneltti. Bonomo’nun paylaşımında yer alan ifadeler şöyle: “Bugünün ‘ahlak’ anlayışı neye uygun ki? Ahlak artık 90 yaşında, klostrofobik, sese, eğlenceye, neşeye gelemeyen, huysuz, mendebur ve gammaz bir komşuya dönüştü hayatlarımızda. Standartlar bu kadar düşükken Manifest’in, Ezhel’in, Deniz’in (Göktaş) ne şansı olabilir? Gelmiş geçmiş olsun...”
AI outlook — possibilities, not facts
Tolga Akış’ın tutuklamasıyla ilgili yasal süreç devam edecek ve dava sonuçlanacak.
Very likely · Within months
Manifest grubunun gelecek etkinlikleri ve müziksal çıkışları kamuoyu ve yasal denetim altında daha fazla scrutiny görmeye devam edecek.
Likely · Within months

Yayoi Kusama’nın yaşamı ve sanatı, çocukluk deneyimlerinden başlayarak nokta ve ayna kullanımına kadar inceleniyor; eserleri kişisel korkuları ve ruhsal mücadeleleri yansıtıyor, sanatta tekrarlanan biçimlerin hem korkuyuyla başa çıkma hem de kendini görünür kılma aracı olarak işlevi vurgulanıyor.

MasterChef Türkiye'de şefler Danilo Zanna, Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya'nın jürilik ettiği eleme oyunu oynandı ve yarışmaya bir isim veda etti. Eleme adayları Şadi, Nilay, Simge, Ayşe, Recep, Kübra, Hasan Alp ve Şükran olarak belirlendi.
İstanbul'un Yenikapı sahilinde düzenlenen SOLOTÜRK gösteri uçuşu, vatandaşların büyük ilgisiyle izlendi. İstiklal Marşı ve mehteran gösterisi ardından gerçekleştirilen akrobatik manevralar, izleyenlerde duygusal tepki yarattı. Özcan Alay, Tuba Yurdakul ve Burak Erdüvenci gibi katılanlar, deneyimini heyecanlı ve gurur verici olarak tanımladı. Türk Kızılayı ve Fatih Belediyesi, etkinlik alanında ikram dağıttı.

Tom Cruise ve Anne Hathaway, Paramount Pictures işbirliğiyle 'Days of Thunder' devam filminde başrol oynayacaklarını bir Instagram videosuyla duyurdu. 2028 yazında vizyona girecek filmde Cruise Cole Trickle rolünü yinelerken, Hathaway takım sahibi bir mühendisi canlandıracak.

Tom Cruise ve Anne Hathaway, 'Yıldırım Günleri' filminin devamı için iş birliği duyurdu. Film 2028 yazında vizyona girecek ve Jerry Bruckheimer tarafından üretiliyor. Orijinal film 1990'da 82,6 milyon ABD doları ABD gişelerinde, 157,9 milyon dolar dünya genelinde hasılat etmişti.

Cem Yılmaz, 'Cinlerin Düğünü' filmiyle ilgili söyleşisinde, sanatın asla politik olamayacağını inkar ediyor, büyülü gerçekçilik sinema dilini açıklıyor, filmin Erzincan'daki çekim sürecini ve kuşaktan kuşağa aktarılan travmanın temalarını vurguluyor.