
Marmara Denizi'nde 2 günde 100'den fazla küçük deprem meydana gelirken, uzmanlardan 'büyük depremin habercisi değil' açıklaması geldi.
AI-generated summary
Marmara Denizi'nde çarşamba ve perşembe günleri 100'den fazla küçük deprem meydana geldi.
MARMARA Denizi’nde 2 gün içerisinde peş peşe meydana gelen 100’den fazla küçük deprem, başta Adalar’da yaşayanlar olmak üzere tüm İstanbulluları tedirgin etti. Adalar çevresindeki 1.1 ile 3.2 büyüklüğündeki sarsıntılar, hasara yol açmasa da gözleri uzmanların yaptığı açıklamalara çevirdi.
İKİ GÜNDE 100’DEN FAZLA
Marmara Denizi’nde çarşamba ve perşembe günleri peş peşe meydana gelen 100’den fazla küçük deprem, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. En büyüğü 3.2 olarak kaydedilen sarsıntılar sonrası gözler bir kez daha Marmara’nın aktif faylarına çevrilirken, uzmanlardan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Depremlerle ilgili uzmanların değerlendirmeleri şöyle...
KANDİLLİ: MİKRODEPREM DİZİSİ
Deprem fırtınasıyla ilgili Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, 18 Ağustos saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında Adalar’ın güneyinde yaklaşık 20 kilometre yarıçaplı bir alan içerisinde büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen toplam 117 depremin meydana geldiği aktarıldı. Kandilli, depremlerin zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğinde olduğuna vurgu yaptı ve sismik aktivitenin KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTIM) tarafından 7/24 izlenip, değerlendirildiğini kaydetti.
FAY YER DEĞİŞTİRİYOR
Prof. Dr. Osman Bektaş:
“Bunlar büyüklüğü 4’ten küçük olan mikro depremler. Bu tür yoğun mikro depremlerin derinliği önemli. Son depremler 10-12 km arasında, yani sığ değil derin. Bu depremler Adalar fayının 10 km derinden yavaşça kaydığını, süründüğünü (creep) gösteriyor. Bu, İstanbul’da büyük depremin habercisi, öncüsü anlamına gelmez. Ama İstanbul’un deprem tehlikesine bir hazırlık için de önemli bir işarettir. Fayın hareketli, diri olduğunu gösteren ciddi bir veridir.”
CANLI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR
Prof. Dr. Şükrü Ersoy:
“Depremler Adalar fayının canlı, diri olduğunu gösteriyor. Yani deprem oluşturma riski taşıyor. Ama bundan da yola çıkarak ‘Büyük deprem bekliyoruz’ demek çok spekülatif olur. Bu küçük depremler canlılığı göstermesi bakımından önemli. Biz de bu kapsamda takip edip inceliyoruz.”
BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ DEĞİL
Prof. Dr. Süleyman Pampal:
“Büyük deprem habercisidir diyemeyiz. Depremlerin olduğu bölgede zaten büyük bir deprem beklemeyiz. Zira bu fay 1894 ve 1963’te kırılmıştı. Biri 7, diğeri 6 büyüklüğündeydi. Bu fay büyük bir fay ama yakın zamanda enerjisini boşalttığı için yakın zamanda yıkıcı bir deprem beklemeyiz. Kırılması ve büyük deprem üretmesi muhtemel fay orta Marmara fayı. Bu depremciklerle asıl deprem ‘Ben buradayım, hazırlıklarınızı hızlandırın’ da diyor.”

arXiv'de yayımlanan bir çalışma, 2025'te tıp makalelerinin %77'sinde yapay zekâ kullanıldığını ortaya koydu. Uzmanlar, 'halüsinasyon' riski ve bilimsel özgünlüğün kaybı konusunda uyarılarda bulunarak, akademik süreçte şeffaflık çağrısı yapıyor.
Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ahmet Çaycı, tarihsel kaynaklar ve saha araştırmalarının Miryokefalon Savaşı'nın Konya'daki Bağırsak Boğazı'nda gerçekleştiğini kanıtladığını açıkladı. 15-17 Eylül'de savaşın 850. yılına özel bilimsel bir çalıştay düzenlenecek.

Polonya'nın Pien köyündeki sıra dışı mezarlıkta yapılan araştırmalar, vampir sandıkları Zosia adlı kadının kökenini ve mezarlıktaki diğer anormal gömüleri gün yüzüne çıkardı.
Japonya, Almanya ve İspanya'dan araştırmacılar, kedilerin idrarındaki koku sayesinde birbirlerini ayırt etmelerini sağlayan, bireye özgü bir yağ asidi keşfetti. Çalışma, vahşi kedigillerde de benzer farklılıklar olduğunu ancak iletişimdeki rolünün henüz kanıtlanmadığını gösteriyor.

Ankara'nın Bahçelievler-Emek bölgesinde bulunan ve bugüne kadar hiç kazılmamış MÖ 800-550 yıllarına ait BT10 Tümülüsü'nde bilimsel kazı çalışmaları başladı. Prof. Dr. Atakan Akçay başkanlığındaki ekip, bölgeyi bir arkeoparka dönüştürmeyi hedefliyor.

TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında desteklenen Türk öğrenciler, bilgisayar, yapay zeka ve coğrafya dallarında düzenlenen dört farklı uluslararası organizasyonda toplam 15 madalya kazanarak Türkiye'yi başarıyla temsil etti.