
2007 yılında işlenen Bahaddin Sefer cinayetiyle ilgili 6 kişi gözaltına alındı; şüphelilerin cesedi buzdolabına koyup avluya gömdüğü ortaya çıktı.
AI-generated summary
Bahaddin Sefer, 2007 yılında Mersin'de öldürülmüş ve cesedi bir buzdolabına konularak avluya gömülmüştü. Dosya uzun süre faili meçhul olarak kalmıştı.
Mersin'de 1 Ağustos 2007 tarihinde Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi 4537 Sokak'ta bulunan müstakil evin avlusunda, etrafı tuğlalarla örülerek üzeri betonla sıvanmış yapının içerisinde bir dondurucu bulunmuştu. Yan yatırılmış haldeki buzdolabı açıldığında kilime sarılı erkek cesediyle karşılaşılmış, yapılan incelemelerde cesedin 49 yaşındaki Bahaddin Sefer'e ait olduğu belirlenmişti. Başında kırık ve boynunda kesici alet yaralanması tespit edilen Sefer'in ölümünün ardından dosya faili meçhul olarak kalmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik başlattığı çalışmaların ardından Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. 'Tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme' suçu kapsamında yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda 30 Ekim sabahı Mersin merkezli Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas'ta belirlenen 6 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Hikmet Ş., Hadi Y., Ahmet İ., Bektaş Ş., Özlem Ş. ve Ayşe E. gözaltına alındı.
Soruşturma dosyasına giren şüpheli ifadeleri, cinayetin nasıl işlendiğine ilişkin ayrıntıları ortaya çıkardı. İfadelere göre olay gecesi saat 23.00 sıralarında Bahaddin Sefer, Hikmet Ş., Süleyman K. ve Hadi Y. maktulün evinde birlikte alkol aldı. Bu sırada Süleyman K., Sefer'in arkasından yaklaşarak başına demir çubukla vurdu. Yere düşen Sefer'in üzerine Süleyman K. ve Hadi Y. çullanırken, sıvacılık yapan Hikmet Ş. de elindeki bıçakla maktulün boğazını kesti.
Sefer'in hayatını kaybettiğini anlayan şüpheliler, cesedi kilime sararak evdeki buzdolabının kapağını söktü. Dondurucuyu yan yatırarak cesedi içine yerleştirmeye çalışan şüpheliler, maktulün iri yapılı olması nedeniyle başarılı olamayınca bacaklarını kesti. Cesedi bu şekilde dondurucuya yerleştirdikleri belirtildi.
Cinayetin izlerini ortadan kaldırmak isteyen şüphelilerin, dondurucuyu evin avlusuna taşıdığı, içerisine beton dökerek çevresini tuğlalarla ördüğü ve üzerini sıvayarak oturulabilecek sedir görünümü verdiği belirlendi. Hikmet Ş. ve Süleyman K.'nin inşaat malzemelerini Alsancak Mahallesi'ndeki açık bir depodan temin ettiği, sökülen buzdolabı kapağının ise Süleyman K. tarafından ticari taksiyle Yumuktepe Deresi'ne atıldığı ifade edildi.
Şüphelilerin cinayetin ardından Bahaddin Sefer'e ait altın, para ve ruhsatsız silahı aralarında paylaştıkları da soruşturma dosyasına yansıdı. Mahalle sakinlerinin Sefer'i sorması üzerine Süleyman K.'nin, "Bahaddin İzmir'e gitti, kimseyle görüşmek istemiyor. Eşyaları da borç para alarak ben satın aldım" şeklinde açıklama yaptığı, avludaki taze beton sorulduğunda ise "Üzerine çiçek koymak için Bahaddin ile birlikte yaptık" dediği öğrenildi.
Şüphelilerin ifadelerinde cinayetin gerekçesi olarak yıllar öncesine dayanan cinsel saldırı ve taciz iddialarını öne sürdükleri öğrenildi. Ayşe E., yaklaşık 40 yıl resmi nikahsız yaşadığı Hikmet Ş.'nin cezaevinde bulunduğu dönemde, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Bahaddin Sefer'den para istemeye gittiğini, Sefer'in kapıyı kapatarak kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Hikmet Ş.'nin bu olayı öğrendikten sonra maktule karşı büyük kin ve nefret beslemeye başladığını belirten Ayşe E., eski eşinin Sefer için "Bu Bahaddin namussuz, şerefsiz, ölümü hak ediyor" dediğini aktardı.
Hikmet Ş.'nin oğlu Bektaş Ş. de çocuk yaşta olduğu dönemde Bahaddin Sefer'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu öne sürdü. Söz konusu olayı yıllarca sakladığını, 2026 yılı içerisinde babasına anlattığını belirten Bektaş Ş., bu iddiaların cinayet kararında etkili olduğunu savundu.
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri de Bektaş Ş.'nin itiraf niteliğindeki anlatımları oldu. Bektaş Ş., operasyondan yaklaşık 7-8 ay önce Mersin Adliyesi yakınlarında, MESKİ karşısındaki parkta babası Hikmet Ş. ve Ahmet İ. ile içki içerken Bahaddin Sefer'in nasıl öldürüldüğünü sorduğunu anlattı.
Bu soru üzerine Ahmet İ.'nin, "Milletin karısına, kızına sarkıntılık yaptı, o şerefsiz ölümü hak etmişti, geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" dediğini aktaran Bektaş Ş., babası Hikmet Ş.'nin de bu sözleri onaylayarak, "Geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" diye bağırdığını öne sürdü. Hikmet Ş.'nin ayrıca, "Milletin karısına kızına yan gözle baktığı için, tamam artık kapatın bu konuyu" diyerek kendisini azarladığını ifade etti.
Ahmet İ. ise parkta gerçekleşen alkol buluşmasını doğrularken, "geberttik" sözünü kendisinin söylemediğini, bu ifadelerin Hikmet Ş. tarafından dile getirildiğini iddia etti. Ayşe E. de eski eşi Hikmet Ş.'nin cinayetin ardından eve gelerek, "Bu şerefsiz Bahaddin'in işini bitirdim, onu öldürdüm, burada artık duramam. Sen de bunu birilerine anlatırsan seni de keser doğrar öldürürüm" diyerek kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, olayla ilgili soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdüğü bildirildi.
AI outlook — possibilities, not facts
Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi ve tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarılması.
Very likely · Within hours

In the statements regarding the murder of Bahaddin Sefer, it was claimed that the suspects cut off his legs to fit the body into the freezer, buried it in the courtyard and built a cedar-looking structure over it.

The murder of Bahaddin Sefer, who was found mummified in a refrigerator in a house in Mersin in 2007, was clarified by the investigation reopened 19 years later. 6 suspects were detained in the operation carried out in 6 provinces, centered in Mersin.

10 suspects who were detained in the money laundering investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office were sent to the courthouse. Arrest was requested for 4 people, house arrest for 2 people, and judicial control for 4 people.

During the cyber patrol activities carried out between October 26 and November 1, access to 401 websites containing illegal betting, phishing and obscene content was blocked. In addition, proceedings were initiated against 4 people on suspicion of qualified fraud.

Diriliş Postası writer Yiğit Uzun was detained in accordance with TCK Article 217/A within the scope of the 'fund profiteering' investigation and was released after giving his statement to the prosecutor's office in Ankara. The newspaper's silence on the issue and the deletion of the author's articles attracted attention.

77-year-old Andrés Mendoza, known as the murderer of 19 women and nicknamed 'The Monster of Atizapan', died due to complications of pneumonia in Tenango del Valle prison, where he was detained.