AI-generated summary
Nahçıvan Anlaşması, 3 Ekim 2009'da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından imzalanarak Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi)nin kurulmasının temellerini attı. Bu anlaşma, Türk devletleri arasındaki tarihî, kültürel ve beşerî bağların kurumsal yapı içerisinde geliştirilmesini hedefledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Ekim Türk Dünyası Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Bahçeli, mesajında 3 Ekim 2009'da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından Nahçıvan Anlaşması'nın imzalanmasının Türk dünyasında çok taraflı iş birliğinin kurumsal zemine taşınması açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
NAHÇIVAN ANLAŞMASI VURGUSU
Nahçıvan Anlaşması ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin, bilinen adıyla Türk Keneşi'nin kuruluşunun temellerinin atıldığını belirten Bahçeli, anlaşmanın Türk devletleri arasındaki tarihî, kültürel ve beşerî bağların kurumsal yapı içerisinde geliştirilmesi yönünde ortaya konulan iradenin sonucu olduğunu ifade etti.
Bahçeli, bu iradenin 2010 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen zirveyle kurumsal nitelik kazandığını ve Türk Keneşi'nin faaliyetlerine başladığını kaydetti.
“İŞ BİRLİĞİ KAPSAMLI VE KURUMSAL HÜVİYETE KAVUŞTU”
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin geçen süre içerisinde siyasi ve diplomatik temasların yanı sıra ekonomi, ulaştırma, enerji, eğitim, kültür, güvenlik, bilim ve teknoloji alanlarına yayıldığını belirten Bahçeli, tarihi bağların geleceğe yönelik ortak imkanların şekillendiği bir zemine dönüştüğünü ifade etti.
Bahçeli, 12 Kasım 2021'de İstanbul'da gerçekleştirilen 8'inci Zirve'de Türk Keneşi'nin adının “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak değiştirilmesiyle Türk dünyasındaki iş birliğinin daha kapsamlı ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirtti.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın bugün ortak meseleleri istişare, dayanışma ve iş birliği anlayışıyla ele alan önemli bir uluslararası teşkilat olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.
“TÜRK DÜNYASININ İSTİKBALİ ORTAK KAZANIMLARLA ŞEKİLLENECEK”
Türk dünyasının geleceğinin tarihi hafızanın korunması, kültürel bağların güçlendirilmesi ve ortak mirasın bilim, teknoloji, ekonomi, eğitim ve diplomasi alanlarında somut kazanımlara dönüştürülmesiyle şekilleneceğini belirten Bahçeli, Nahçıvan Anlaşması ile ortaya konulan iradenin bu vizyonun temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Bahçeli, Türk devletleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak menfaatlerin korunması ve Türk dünyasının bölgesel ve küresel ölçekte daha etkin bir konuma ulaşmasının önem taşıdığını belirtti.
“KARDEŞLİK HUKUKUNUN GÜÇLENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”
Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi olarak “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışını Türk dünyasında kurumsal bir anlayışa dönüştürmek ve soydaşları ortak bir gelecek tasavvuru etrafında buluşturmak için mücadele edenleri saygıyla andığını ifade etti.
Türk dünyasının birlik ve dayanışması için emek verenlere teşekkür eden Bahçeli, 3 Ekim Türk Dünyası Günü'nü kutladı.
Bahçeli mesajını, “Türk devletleri ve soydaşlarımız arasındaki kardeşlik hukukunun, dayanışmanın ve iş birliğinin daha da güçlenmesini temenni ediyoruz. Türk dünyasının birliği, dirliği ve istikbali daim olsun.” sözleriyle tamamladı.

Minister of Family and Youth Göktaş emphasized that the issue of family should not be crammed into one year and stated that families are the source of the strength of society. Stating that families are currently under serious attack and that digitalization and lifestyle changes have weakened family ties, Göktaş explained the support provided in Gaziantep within the framework of the Family and Youth Fund Project launched in 2024. These supports include postponing loan payments for couples with children for 12 months, support of up to 150 thousand liras for young people who want to get married, and updating maternity benefits. Göktaş stated that strong families create a strong society and a strong Türkiye, and said that family support activities to be carried out in cooperation with local governments in Gaziantep will continue.

Minister of Internal Affairs Ali Yerlikaya emphasized the goal of a terror-free Turkey and announced that he declared 2026 as the year of special declaration in the fight against new generation organized crime organizations, and that 1675 operations were carried out in 9 months and 714 people were extradited. He explained that 33 thousand 750 arrests were made in 40 thousand operations in the fight against drugs, and the work they carried out on school environment security and stray animals.

Bilal Erdoğan, Chairman of the World Ethnosport Confederation and Chairman of the Board of Trustees of the Knowledge Dissemination Foundation, and MÜSİAD President Burhan Özdemir met with schools, youth meetings and non-governmental organizations in Düzce and Akçakoca and emphasized the sense of social responsibility while determining career goals for young people.

Following the disaster in which 5 mine workers lost their lives in Manisa's Soma district, the Izmir Provincial Organization of the Communist Party of Turkey gathered in front of the Alsancak Train Station and walked to the company building of İmbat Mining, and party representative Savaş Sarı stated that the worker deaths were due to the lack of safety measures and argued that İmbat Mining should be nationalized immediately and all mines should be produced in the public interest.

Minister of Family and Youth Göktaş met with groups such as martyrs' relatives, veterans, foster families and earthquake victims families in the 'Family Festival' program held at Gaziantep Teachers' House. Defining the family as the cornerstone of society, the Minister talked about the difficulties of families today and explained policies such as marriage loan support, maternity benefits and social housing support for young people within the framework of the Family and Youth Fund Project launched in 2024.

New Party Group Deputy Chairman Murat Emir announced that Mehmet Pehlivan, the lawyer of Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu, was hastily transferred from Karatepe High Security Penitentiary Institution in Çorlu to Kandıra F Type Prison without informing anyone, and stated that this situation was a clear violation of the right to defense and fair trial.