Muğla Zeytin Tarımında Krize Dönüşen Fiyat Düşüşü ve İşçilik Maliyetleri
Quick Look
- Muğla’da zeytinyağı fiyatları 100 liraya düştü çiftçi maliyetlerini karşılamıyor.
- İşçilik giderleri yüksekken üreticiler zeytini dalında bırakmayı düşünüyor.
- YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, iktidarın üreticiyi teşvik eden bir politikası olmadığını söyleyip çiftçinin tüccarın inisiyatifine bırakıldığını belirtti.
AI-generated summary
Why It Matters
Muğla, Türkiye’nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezlerinden biridir. Yörede yağ oranı ve kalitesi yüksek ‘memecik’ türü zeytinler bulunur. Ege Bölgesi’nde zeytin hasat dönemi yaklaşıyor.
Muğla, Türkiye’nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezlerinden birisi. Yörede yağ oranı ve kalitesi oldukça yüksek “memecik” türü zeytinler bulunuyor. Ege Bölgesi’nde zeytin hasat dönemi yaklaşıyor. Ancak çiftçi zorda. Muğla’da zeytinyağı fiyatları tüccarda 100 liraya kadar düşmüş durumda. Asit oranına göre 100 liranın altında bile fiyat veriliyor. Hasat dönemi yaklaşırken çiftçi kara kara düşünüyor. Zeytini toplatmak için işçilik maliyetleri çok yüksek. Yağ fiyatı, maliyeti karşılamıyor. Zeytinin bakımı için yapılan masraflar da eklendiğinde maliyet daha da katlanıyor. Üretici yaklaşan hasat sezonunda ne yapacağını düşünüyor.
‘ÇİFTÇİ TÜCCARIN İNİSİYATİFİNE BIRAKILDI’
YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da, çiftçiden yakınmalar geldiğine dikkat çekti. İktidarın üreticiyi teşvik etmek için ürünü değerinden alma politikası olmadığını, bu nedenle de çiftçinin tüccarın inisiyatifine bırakıldığına vurgu yaptı. Kavunda, narenciyede de benzer durumların yaşandığına işaret eden Uzun, “Topladığına değmediği için ürün dalında kalıyor. Üretici ağaçları kesmek zorunda kalıyor” dedi. Uzun, zeytinde hasat zamanının yaklaştığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:
“Zeytinyağının litre fiyatı marketlerde 500 lirayı bulurken, çiftçi tüccara 100 liraya, maksimum 150 liraya zeytinyağı satıyor. Çiftçi tüccarın inisiyatifine bırakılmış durumda. Oysa biz zeytinyağı ihracatı yapabilen ülkeler arasındayız. Ürünümüz bol. Ancak zaman zaman zeytinyağı ihracatına kısıtlamalar veya yasaklar getirilebiliyor. Çiftçi tüccarın eline kalıyor.”
‘YARICI-ORTAK’ BİLE BULUNAMIYOR!
Uzun, üreticinin zeytini toplatmak için ya “yarıcıya, ortağa” verdiğini ya da yevmiye ile çalışacak insan bulduğuna dikkat çekti. Ancak bu yıl “yarıcı-ortak” bile bulmakta zorlanıldığına işaret eden Uzun, “İnsanlar artık ‘yarıcılık-ortakçılığı’ bile bıraktılar. Çünkü topladıkları zeytini yağ yapıp 100-150 liraya satabiliyorlar. Bu, günlük emeklerini bile karşılamıyor” dedi. Yevmiyeci, gündelikçilerin emeklerinin de çok değerli olduğunu, onların da geçinebilmeyi hedeflediklerini belirten Uzun, “Toplayıcı, yevmiyeci ücretleri de 4 bin lirayı aşmış durumda. Zeytini sırıklarla, makinelerle silkelemek için görevlendirilenlerin ücretleri ise 7-8 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu şartlar altında zeytini ağacından toplayıp da bundan para kazanmak ve geçinmek neredeysek imkansız” diye konuştu.
‘EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYORLAR’
Uzun, işçilik maliyetlerindeki artış nedeniyle zeytini dalında bırakmayı düşünen çiftçiler olduğuna dikkat çekti. Ailelerin kendi emekleri ile zeytini toplamaya çalıştıklarını, ancak onların da mutlu olmadıklarını vurgulayan Uzun, “Çünkü emeklerinin karşılığını alamıyorlar. İktidarın mevcut tarım politikası ne yazık ki üreticiyi üretmemek mecburiyetinde bırakıyor” dedi.
‘ÜRETMEYEN TÜRKİYE GELİŞEMEZ’
Uzun, bölgede geçmişte tütüncülük de yapıldığını anımsatırken, “Bu politikalar bölgede tütün üretimini neredeyse sıfırladı. Oysa tütün de bizim ihraç ürünlerimizdendi. Pamukta da benzeri yaşandı. Korkarım zeytinde de benzer bir gidişat var. Üreticinin kıymetinin bilinmesi lazım. Üretmeyen bir Türkiye gelişemez” diye konuştu.
Open Questions
- İktidarın üreticiyi desteklemek için ne tür politikalar geliştirmesi planlanıyor?
- Zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlamaların detayları nelerdir?
- İşçilik maliyetlerinin artışının temel nedenleri nedir?





