
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesiyle ilgili soruşturmayı yönlendirdikleri öne sürülen 19 kişinin yargılandığı davanın 19’uncu duruşması görüldü.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesiyle ilgili soruşturmayı yönlendirdikleri öne sürülen 19 sanığın yargılandığı davanın 19’uncu duruşmasında mahkeme, dosyanın Ankara’ya nakli talebini reddederek duruşmayı 31 Mart 2027'ye erteledi.
AI-generated summary
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada FETÖ iddiasıyla 19 kişinin yargılandığı dava devam etmektedir.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesiyle ilgili başlatılan soruşturmayı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatıyla yönlendirdikleri öne sürülen 19 kişinin yargılandığı davanın 19’uncu duruşması yapıldı.
Kahramanmaraş, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya taraf avukatları, Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır katıldı. Başka bir suçtan hükümlü bulunan tutuksuz sanık Davut Uçum, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada tutuklanan sanık Nusret Memiş duruşma salonuna bulundukları cezaevinden SEGBİS sistemiyle bağlandı.
Duruşmada ilk olarak Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz savunma yaptı. Yavuz, ana soruşturma dosyasının Ankara’ya gönderilmesinden sonra çok ciddi gelişmeler yaşandığını belirtti.
Yavuz, şunları söyledi: “Geldiğimiz aşamada ana soruşturma dosyasında etkin bir soruşturma devam ediyor, operasyonlar devam ediyor. 1’inci, 2’nci dalga geldi. Beklentimiz 3’üncü dalganın gelmesi yönünde. Dolayısıyla burada bir irade oluştu. Bu dosyada yüzlerce cevapsız sorunun cevabını araştırmak üzere bir etkin irade oluştu. Bu soruların bir kısmı şu aşamaya kadar aydınlanmış durumda. Diyelim 100 tane cevapsız soru varsa bunun 30’a yakını cevaplanmış durumda. Kimler ne yaptılar, nasıl yaptılar, nerede karar verildi bunlar önemli ölçüde aydınlanmış durumda. Biz bunun tamamının da aydınlanacağı beklentisi içindeyiz. Faillerin kim olduğu, hangi örgütlü yapının gerçekleştirdiği. Dosyanın her tarafından FETÖ fışkırıyor. Sadece GPS cihazında değil, arama kurtarmada da yanlış yerde aratmalarda gibi tamamında ortaya çıkan unsurlar itibarıyla FETÖ’nün olduğu ya da FETÖ’cü olmasa bile FETÖ’nün amacına bir şekilde hizmet ettirilen kişiler olduğu anlaşılmış durumda. Biz bu çerçevede ana soruşturma dosyasının 5-6 ay gibi bir zaman alma ihtimali olduğunu düşünüyoruz. Şüpheli sayısı, araştırılan konular itibarıyla. Dolayısıyla biz ana soruşturama dosyasının tamamlanması ve bu dosyanın da o dosya ile birleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak, yetki itibarıyla artık Ankara’nın yetkili olduğu belli olduğu için dosyanın Ankara’ya nakledilmesini talep ediyoruz. Bu çerçevede yetkisizlik kararı vererek dosyanın Ankara’ya naklini talep ediyoruz.”
Başka uçtan hükümlü bulunan sanık Davut Uçum ise suçlamaları kabul etmeyerek, “Skorsky helikopteri incelemeye giden askerleriz biz. Skorsky helikopter oraya gitmeseydi bu askeri ekibin hiçbiri orada olmayacaktı. Dolayısıyla bizimle ilgili iddialarda bulunanlar Skorsky helikopterinin de bilerek düşürüldüğünü söyleyenler, bu iddialarını ispatlamak zorundalar” dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında tutuklanan ve duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlanan Nusret Memiş, aynı suçlama ve ithamlarla daha öncede 6 ay tutuklu kaldığını belirterek, “Ben askeri kaza kırım heyetindeydim. O videoyu çektim diye o işi yapan kişiler olarak ilan edildik. Karşıdaki kişiler suçsuz, günahsız kişiler. Allah aşkına soruyorum, benim suç işlediğime dair bir tane delil gösterebilirler mi? Ne yapmışım da kişileri öldürmeye yönelik kasıtlı hareket yapmışım. İddia ediyorum askeri kaza kırım ekibindeki tüm arkadaşlarımın hepsi benim gibi suçsuz günahsız” diye konuştu.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, dosyanın Ankara’ya gönderilmesi talebin reddedip, ana soruşturmanın sonucunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 31 Mart 2027'ye erteledi.
AI outlook — possibilities, not facts
Duruşmanın 31 Mart 2027'de yapılması
Very likely · Within months

The retrial process of Seçil Erzan, who was sentenced to 102 years in prison for allegedly defrauding famous names with fictitious funds, continues at the Istanbul 29th High Criminal Court. Erzan claimed that he had not defrauded anyone and requested his release.

In the case regarding the death of singer Gül Tut, who died by falling from the window of her house in Yalova in 2025, her daughter Tuğyan Ülkem Gülter was sentenced to aggravated life imprisonment. The legal process against his friend Sultan Nur Ulu continues.
In the capital markets investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office, journalists İsmail Saymaz and Murat Ağırel were summoned to testify as suspects on charges of 'disinformation'. Mustafa Balcı and Şaban Sevinç, who were detained, were referred to the judgeship with a request for arrest.

The second hearing of the case, publicly known as the 'highly profitable secret fund' case, which was overturned by appeal, was held. While the detained defendant Seçil Erzan requested her release, the court decided to continue her detention.

The retrial of bank branch manager Seçil Erzan, who was tried for allegedly defrauding people including well-known football players, continued after her appeal was overturned. The court decided to continue Erzan's detention.
In the case of artist Gül Tut's death by falling from the window in Yalova, her detained daughter Tuğyan Ülkem Gülter was sentenced to aggravated life imprisonment for the crime of 'premeditated murder against the upper line'.