
34 yıl çocuk sahibi olmayı bekleyen Doğan ailesi ve Kuzey Kanalı’nı geçen milli yüzücü Melisa Uluarslan’ın ilham veren mücadeleleri.
Adıyaman'da 34 yıllık mücadelenin ardından ikiz çocuk sahibi olan Doğan ailesi ile Kuzey Kanalı'nı geçen yüzücü Melisa Uluarslan'ın azim dolu hikâyeleri ve sosyal medyadaki zorbalıklara karşı duruşları ele alınıyor.
AI-generated summary
Adıyaman'da yaşayan Doğan çifti 34 yıl sonra ikiz çocuk sahibi oldu. Milli yüzücü Melisa Uluarslan ise Kuzey Kanalı'nı başarıyla geçen üçüncü Türk kadın sporcu oldu.
Biri bana aynı soruyu bugün sorsa, cevap olarak bu fotoğrafı gösterirdim.
Anıtkabir’in önünde yan yana duran dört can...
71 yaşındaki Abuzer Doğan, 59 yaşındaki Zeynep Doğan ve 8 yaşındaki ikizleri Tekbirgül ve Havvagül.
Bu fotoğrafa bakınca gördüğüm sadece 4 kişilik mutlu bir aile değil üstelik.
Fazlası var.
Büyük bir mucize...
40 yıllık koşulsuz bir dayanışma...
Ve fotoğraftan taşan bir sevgi...
Anlatayım...
Adıyaman’da yaşayan Doğan çifti, tam 34 yıl mücadele etmiş çocuk sahibi olabilmek için.
Hastaneler...
Tedaviler...
Biten umutlar...
Ama sonra yeniden başlayan denemeler...
Kazandıkları ne varsa bu hayal için harcamışlar.
Yetmemiş, evlerini satmışlar.
Çünkü bilirsiniz ki bazı mucizeler gökten “pat” diye inmez.
Ancak iki insanın sevgisi, sabrı ve vazgeçmeyişiyle büyür.
Onlarınki de öyle oldu.
Tam 34 yıl sonunda almışlar ipek saçlı ikizlerini kucaklarına.
Bir ebeveyn olarak söyleyebilirim ki anne baba olmak gerçekten zordur.
Ama onların hikâyesini dinleyince anladım ki asıl zor olan, yıllarca aynı umudu; bir gün anne baba olabilmek umudunu, içinizde taşıyabilmek olmalı.
Hem de birbirlerinin elini bırakmadan...
Maddi ve manevi tüm zorluklara rağmen...
İşte bu, başka bir sevgi.
Onların hikâyesini bizimle buluşturan isim ise Sevgi Varsa Engel Yok Derneği Başkanı Zeynep Bulut idi.
Önce ikizlerin odasını pembeye boyattı; dekore ettirdi. Elbiseler, kitaplar, oyuncaklar aldı.
Sonra da verdiği sözü tuttu; aileyi 2 gün boyunca Ankara’da misafir etti.
Elbette ilk durak Anıtkabir’di.
Bu fotoğraflar da o günden bir hatıra.
Şunu da yazmadan geçmek istemem.
Ailenin tek düzenli geliri, Abuzer Doğan’ın 16 bin liralık emekli maaşı.
Aslında Zeynep Doğan’a da emekli maaşı bağlanmıştı, fakat banka kartını ele geçiren vicdansız komşusu tarafından maaşı 2 yıl boyunca ATM’den çekilmişti. Yani maaştan haberleri bile yoktu.
Biliyor musunuz? Şikâyetçi dahi olmadılar bu kötülüğü yapandan.
“Kim olduğunu bilmiyoruz. Allah korusun çocuklarımıza bir zarar verir” dediler.
Tüm bu hikâyeyi özetleyen cümle bu işte.
Anne baba olmak sadece bir dileğin gerçekleşmesi değildir.
Hayatın merkezinin değişmesidir.
İşte bu yüzden, “Mutluluğun resmini yapabilir misin?” diye sorsalar...
Bu fotoğrafla cevap veririm.
Zira bu kare sadece atalarının huzuruna çıkmış, mutlu bir aileyi değil, çocuklarına kavuşabilmek ve sonrasında da onları korumak için ömrünü adayan iki insanın sessiz zaferini anlatmakta.
ONLAR KONUŞUR MELİSALAR TARİHE GEÇER
SOSYAL medyanın “klavye magandaları” artık neredeyse hiç şaşırtmıyor.
Sizi sokakta görse yanınıza dahi gelemeyecek bu tipler, saçma sapan yorumları, hatta küfürleriyle neredeyse her mutlu paylaşımın altında bitiveriyor.
Başarıyı küçümsüyorlar.
Bazen bedeniniz...
Bazen kıyafetiniz...
Bazen makyajınız ya da tam tersi sadeliğiniz üzerinden sizi aşağılamaya çalışıyorlar.
Geçtiğimiz hafta dünyanın en zorlu açık su parkurlarından biri kabul edilen Kuzey Kanalı’nı başarıyla geçen açık su yüzücüsü Melisa Uluarslan’ın başına gelen de tam olarak buydu.
Kuzey İrlanda ile İskoçya arasındaki yaklaşık 40 kilometrelik parkuru...
13-14 derecelik deniz suyunu...
Güçlü gelgitleri...
Denizanalarını aştı.
14 saat 13 dakika süren mücadelenin ardından bu zorlu parkuru geçen üçüncü Türk kadın sporcu olarak tarihe geçti.
Öyle sosyal medyada filtreli fotoğraf paylaşmaya benzemez bu iş.
Yılların emeği...
Disiplini...
İnadı...
Fedakârlığı var bu başarının altında.
Ama ne oldu?
Bazı kendini bilmezler ne başarısını konuştu ne azmini ne de parkur sonunda gururla açtığı Türk bayrağını.
Kilosunu konuştular.
Yüzmekten morarmış kollarını, şişmiş yüzünü konuştular.
İnsan gerçekten merak ediyor.
Bırakın yüzmeyi, hayatında belki de hiçbir işi tam anlamıyla becerememiş ya da tamamlayamamış bu insanlar, dünya çapında bir başarıya imza atmış bir sporcunun bedeni hakkında yorum yapacak cüreti nereden buluyor?
Gerçi bu cesaret değil. Telefonun arkasına saklanmanın verdiği sahte güç.
Terbiyesizlik.
Melisa Uluarslan kendisine yapılan bu çirkin yorumlara uzun uzun cevap vermedi.
Sadece “Teşekkürler” notuyla o yorumları ifşa etti.
İyi de yaptı.
En güzel cevabı ise, onun gibi Kuzey Kanalı’nı geçen başarılı yüzücülerimizden Bengisu Avcı verdi:
“Onlar konuşur, sen yüzersin.”
Kocaman bir alkış.
Ve bir ek...
Her mutlu anı bozmaya, her başarıyı değersizleştirmeye ant içmiş bu kötü niyetli kitle şunu bilmeli:
Ettikleri küfürler, yazdıkları aşağılayıcı yorumlar aslında Melisa’ya değil, kendi yetersizliklerine ayna tutuyor.
Kimse unutmasın...
O soğuk suyu yaran irade, klavye arkasındaki korkakların dijital gürültüsünde boğulmayacak kadar güçlüdür.
Onlar konuşur... Melisalar ise yüzmeye ve tarih yazmaya devam eder.
Melisa Uluarslan

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile KADEM iş birliğinde 21-22 Kasım'da İstanbul'da düzenlenecek Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nin teması 'Kurgulanmış Güzellikler'. Zirvenin amacı, güzelliği insan onuru, toplumsal cinsiyet adaleti ve eşit fırsatlar temelinde yeniden tanımlamak.

Erdem, fiziksel görünüşü nedeniyle yaşadığı zorbalık deneyimlerini paylaştı. 'Avatar Kadın' kimliğiyle farkındalık çalışması yapıyor.

Adıyaman'da yaşayan Abuzer ve Zeynep Yıldırım çifti, 34 yılın ardından tüp bebek tedavisi ile ikiz kız çocukları sahibi oldu. Kızları Tekbir Gül ve Havva Gül, Anıtkabir'i ziyaret etmek istediklerini söyleyince, bir dernek aileyi Ankara'ya götürdü.

MHP Başkanı Bahçeli, nüfus artış hızındaki düşüşü bir baka meselesi olarak tanımlayarak, aile yapısının dağılmasına ve olumsuz etkilere karşı ivedilikle önlem alınması gerektiğini belirtti.

Nilüfer'de yaşayan 4 çocuklu Erim ailesinin oğlu Yağız Efe'nin DMD tedavisi için 3 milyon dolarlık kampanya başlatıldı. Kampanyaya Bursa Valiliği, belediye başkanları ve atık toplayıcıları da destek verdi. Şu ana kadar %37 oranında destek toplandı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçüncü Zaman Kullanım Araştırması'na göre, Türk insanı gününün en büyük kısmını 8 saat 55 dakika ile uykuya ayırırken, bunu yemek, kişisel bakım ve istihdam faaliyetleri takip ediyor.