Müzik Öğretmeni Osman Kırca: Üç Telli Cura ile Güney Kore'ye Kadar Uçtum
Quick Look
- Müzik öğretmeni Osman Kırca, 15 yaşında başladığı üç telli cura ile 200'den fazla öğrenci yetiştirdiğini ve bu enstrümanla Güney Kore'ye kadar ulaştığını belirtti.
- Kırca, Cumhurbaşkanı'ndan ödül aldığını ve geleneksel müziğin unutulmaması için çabaladığını söyledi.
AI-generated summary
Why It Matters
Müzik öğretmeni Osman Kırca, çobanlık yaparken öğrendiği üç telli cura ile geleneksel müziği yaşatmaya çalışıyor. Kendisi, bu enstrümanla yüzlerce öğrenci yetiştirdiğini ve ulusal düzeyde tanındığını belirtiyor.
‘200 ÖĞRENCİYE DERS VERDİM’
Müzik öğretmenlerine de cura eğitimi verdiğini söyleyen Osman Kırca, “Bu üç telliyi 15 yaşında aldım elime. O zamanlar çobanlık meşhurdu ve göç oluyordu. Biz develerle bütün göç yollarında konaklayarak yaylaya göçtük. O zaman çobanlar boğaz çalardı. Onu bu üç telliye dökmüşler. Ben de ona şahidim zaten. Bu boğazları da ben bu şekilde çalıyorum. Atalardan kalma. Bunları zaten benden önce çalanlar vardı. Bu üç telliyi çalan yok. Müzik öğretmenlerini çok yetiştirdim, 200 öğrenciye ders verdim. Notaya gittikleri için illaki kıvırıyorlar. Atalarımızda nota mı varmış? Ben bunu notayla mı öğrendim? Nota güzel ama çocuklar illa benim çaldığımı çalamıyor" dedi.
‘GÜNEY KORE'YE KADAR ŞU ÜÇ TELLİ BENİ UÇURDU’
Şartlar gereği çobanlık yapmak zorunda kaldığını söyleyen Osman Kırca, “O zaman babamın hayvanları biraz fazlaydı. Mesleği bırakma şansım yok. Ben 5’inci sınıftan çıktım, matematiğim çok kuvvetliydi. Öğretmen ‘Bu çocuğu okut’ dedi, ben çok ağladım zırladım ama okutmadı. Atalarda bunlar var o zaman. İyi kötü yapanlar var, ellerinde. Babamın haberi yoktu. Amcamın oğluna ‘Bana bir cura bul’ dedim. Babam sazını elletmezdi, tel yok diye. O zaman tel gemiyle geliyordu. Sonra hayvanların arkasında curaya başladım. Allah'ıma şükür bu dağlarda, göçlerde, bellerde bunu çalarken buralara kadar ulaştık. Güney Kore'ye kadar şu üç telli beni uçurdu" diye konuştu.
ÖDÜLÜNÜ ERDOĞAN’IN ELİNDEN ALDI
Cura sayesinde onlarca dost edindiğini söyleyen Kırca, “Nice dostlar kazandırdı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da ödül aldık. Bugüne kadar gelen herkese çaldım, söyledim. Bir gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan geldiler. 12 gün boyunca memlekette ne kadar cura çalan varsa izlemişler, dinlemişler. Sonrasında bana bir telefon geldi. ‘Sen Cumhurbaşkanından Ankara'da ödül alacaksın' dediler. Seçimle verilen bir ödülmüş" dedi.
‘BUNLAR UNUTULMASIN DİYE ÇOK ŞEY YAPTIM’
Yaşına rağmen konserlere gitmeye devam ettiğini belirten Kırca, “Yörük dernekleri var, göçleri var mesela. Oralarda konserler veriyordum. Binlerce yere götürülüp getiriliyoruz. Müzik yolda belde çalınan bir alettir, çok kıymetlidir bu. Bunların kıymetini keşke çocuklara geriye dönmüş olsa da çalsalar.
Bunlar unutulmasın diye ben çok şeyler yaptım. İsterim ki devlet bize bir okul yapsın, ben çocukları okutayım. 6 çocuğum var. En ufak oğlum çalıyor. Benden üstün. Ben sazlarımın hepsini ona verdim. Ama o da konserlere gitmiyor. Evde benimle çalıyor. Bu cura bana binlerce dost kazandırdı. 5-10 keçim var. Eski eserleri unutmayayım diye buralarda çalıyorum. Yaşlandım artık çalarken de yoruluyorum" diye konuştu
Open Questions
- Kırca'nın yetiştirdiği öğrencilerin müzik kariyerleri ne durumda?
- Devletin okul yapma talebine bir yanıt var mı?






