Netanyahu’nun Suriye Açıklaması, İsrail’in Geniş Ortadoğu Güvenlik Mimarisinin Bir Parçası
Quick Look
- İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye topraklarında yaptığı açıklamada bölgenin kontrolünü ilan ederken, bu ifadenin seçim kampanyası olduğunu da kabul ediyor.
- İsrail’in güvenlik mimarisi, Filistin, Lübnan, Suriye ve Ürdün’den koparılacak topraklarla birinci halka, Mısır ve BAE ile bölgesel ittifak hattıyla ikinci halka ve Yunanistan, Somaliland ve Hindistan’dan geçen geniş üçüncü daire üzerinden kuruluyor.
- ABD yönetimi, Türkiye ile İsrail arasındaki işbirliği üzerinden İsrail’in Suriye’deki kazanımlarını örtüyorken, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Mekke Paktı’nın İsrail’e karşı değil, İran’a yönelik bir model olabileceği tartışılıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
İsrail’in Suriye’deki askerî operasyonları ve Golan Tepeleri’ni kontrol altında tutma politikası, 2024 sonrası Suriye iç savaşının sona ermesiyle yeniden gündeme gelmiş durumda. Netanyahu’nun Hermon Dağı’ndaki açıklaması, bölgedeki İsrail’in stratejik kontrolüni pekiştirme çabası olarak değerlendiriliyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Suriye topraklarında yaptığı açıklama, dar anlamda seçim kampanyasıdır ama geniş planda İsrail’in geniş Ortadoğu güvenlik mimarisi yaklaşımıdır.
Neresidir İsrail için geniş Ortadoğu? Mevcut Ortadoğu’ya Kuzeydoğu Afrika, Güney Kıbrıs merkezli Doğu Akdeniz ve Yunanistan ile Ege Denizi dahildir.
İSRAİL’İN GÜVENLİK MİMARİSİ
Netanyahu, Şeyh (Hermon) Dağı’ndan, Şam’a 40 kilometre mesafeden şu mesajı verdi: “Hermon Dağı’ndan Yermuk Nehri’ne ve oradan Akdeniz’e kadar tüm bölgeyi kontrol ediyoruz. Bu, eşi benzeri görülmemiş mutlak kontroldür.”
Netanyahu’nun mesajı İsrail’in iç içe geçen üç güvenlik halkası üzerinden güvenlik mimarisi oluşturma hedefine işaret ediyor:
Birinci halka: Filistin, Lübnan, Suriye ve Ürdün’den koparılacak toprak ve tampon bölgeler.
İkinci halka: Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) dayanarak bölgesel ittifak hattı.
Üçüncü halka: Yunanistan, Somaliland ve Hindistan’dan geçen geniş üçüncü daire.
İŞBİRLİĞİ MODELLERİ
Tel Aviv açısından Doğu Akdeniz’deki İsrail, Mısır, Güney Kıbrıs ve Yunanistan işbirliği budur. Enerji işbirliği olarak başlayan ve giderek askeri yön kazanan bir ittifak modeli bu. İsrail Yunanistan ile “Aşil Kalkanı” savunma anlaşması yaptı. “Mısır askerleri tarihinde ilk kez Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askeri geçit törenine katılacak.” (Cumhuriyet, 11.9.2026)
Tel Aviv açısından ABD sponsorlu IMEC, yani Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Yolu da budur.
Hatta Tel Aviv açısından Beyaz Saray’ın Trump Koridoru’na çevirdiği Zengezur Koridoru da budur.
SURİYE’DE ASLINDA KİM KAZANDI?
Netanyahu Akdeniz’de “görülmemiş mutlak kontrol” mesajı veriyor ama Washington bunun olanaksızlığının farkında. ABD büyükelçisi Barrack o nedenle sık sık “Göreceksiniz, Türkiye ile İsrail Hazar’dan Akdeniz’e işbirliği yapacak” diyor.
Mesele de bu zaten: ABD müttefikliği, Kissinger’ın ifadesiyle Türkiye için ölümcüldür. ABD yönetimi Türkiye’ye sürekli “Suriye’de siz kazandınız” diyerek İsrail’in Suriye’deki kazanımlarını örtüyor:
a) İsrail’in üslere yaptığı saldırıların ardından Suriye Dışişleri, üslerin Türkiye’ye kullandırılmayacağını açıkladı. b) Suriye Dışişleri, İsrail’in 8 Aralık 2024 öncesi hatlara çekilmesi için ABD arabuluculuğunda görüştüklerini açıkladı. Bu, Şara yönetiminin, Esad yönetiminden farklı olarak İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nden vazgeçtiği anlamına geliyor. Yeni Kolombiya hükümetinin “Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıma” kararı o amaçlıdır ve ABD faaliyetidir. c) Şara yönetimi Türkçeyi seçmeli dil kategorisinden çıkararak yerine Fransızcayı koydu. d) Şara yönetimi “enerji, liman, havacılık, su ve bankacılık” gibi çok önemli alanlarda Fransa’yla anlaştı.
İRAN MEKKE PAKTI’NA DAVET EDİLMELİ
Peki Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın ortak savunma anlaşması İsrail’in modelinin karşısında mıdır? Suudi Arabistan’ın BAE’yle, Pakistan’ın Hindistan’la rekabeti kısmen buna işaret ediyor.
Ancak Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Mekke Paktı’nı, ABD’yle ittifaklarını tamamlayan bir model olarak tarif etmeleri, başka bir sonuç doğuruyor. ABD’yle ittifakı tamamlayan bir ittifak, elbette İsrail’e karşı olamaz.
Tersine ABD’nin Mekke İttifakı’nı İran’a ve İran’ın müttefiklerine karşı konumlandırmak istediği görülüyor ki bu ittifakı İsrail’e yararlı hale getirir. İşte ABD’li Senatör Joe Wilson’ın Husilerin Yemen’deki atağı üzerine yaptığı “Mekke Savunma İttifakı, birine yönelik saldırının herkese yönelik olduğunu söylüyor. Şimdi Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Husileri yok etme vakti” demesi, o amaçlıdır. (ABD Temsilciler Meclisi üyesi Darrell Issa’nın Hürriyet üzerinden verdiği “S-400’de en iyi çözüm BAE” mesajı da tamamlayıcı niteliktedir.)
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail ve Yunanistan arasındaki ‘Aşil Kalkanı’ savunan anlaşması, askeri współpracayı artırarak Akdeniz’deki dengeyi etkileyecek.
Likely · Within months
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Mekke Paktı, ABD’nin desteğiyle İran’a karşı bir güvenlik blok haline gelebilir.
Possible · Within months
Open Questions
- İsrail’in Suriye’deki uzun vadeli stratejisi nedir?
- ABD’nin Türkiye ile İsrail arasındaki işbirliği teklifleri gerçekte ne kadar ciddiye alınabiliyor?
- Mekke Paktı’nın gerçekte İran’a karşı bir ittifak olup olmadığı nasıl değerlendirilebilir?
- Suriye’deki yeni yönetim, İsrail ile ilişkilerini nasıl şekillendirecek?



