
YENİ Parti Milletvekili Özgür Karabat, devletin faiz yükünü ve vatandaşın borç krizini eleştirerek köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki gösterdi.
AI-generated summary
Türkiye'de merkezi yönetimin bütçe açığı ve faiz giderleri artış göstermektedir. Hükümet, gelir getiren kamu altyapı varlıklarının işletme haklarını devretmeyi planlamaktadır.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, 2026'nın ilk 7 ayında merkezi yönetimin 1,79 trilyon TL faiz ödediğini, bütçe açığının 1,32 trilyon TL'ye ulaştığını belirterek, vatandaşın da borç yükü altında ezildiğini söyledi.
Karabat, gelir üreten köprü ve otoyolların işletme haklarının devredilmesine tepki göstererek, "AKP satmalara doyamadı" dedi.
"BU KADAR YÜKSEK FAİZ ÖDENMESİNE RAĞMEN BÜTÇE TOPARLANMIYOR"
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'de uygulanan ekonomi politikasının geldiği noktaya bakın. Vatandaş borcunu ödeyemiyor. Devletin faiz faturası trilyonları aşıyor. Şimdi de gelir üreten köprü ve otoyollar özelleştirme programında. Rakamlarla anlatalım. Önce devletin hesabına bakalım. 2026'nın ilk 7 ayında merkezi yönetimin faiz gideri yaklaşık 1,79 trilyon TL. Sadece temmuz ayında faiz ödemesi 326,8 milyar TL. Bütçenin giderek daha büyük bölümü geçmişte yapılan borçlanmaların faizine gidiyor.
Üstelik bu kadar yüksek faiz ödenmesine rağmen bütçe toparlanmıyor. Ocak-temmuz bütçe açığı 1,32 trilyon TL. Sadece temmuz açığı 378,1 milyar TL. Yani devlet bir taraftan yüksek faiz ödüyor, diğer taraftan açık vermeye devam ediyor. Borç-faiz-açık döngüsü giderek ağırlaşıyor. Peki vatandaşın durumu farklı mı? Hayır. Bireysel kredi ve kredi kartlarında yasal takibe düşen borçlar haziranda 379 milyar TL'ye ulaştı. Yıllık artış yüzde 79. Kredi artık birçok hane için yatırım veya tüketim aracı olmaktan çıktı, geçim finansmanına dönüştü."
"BUNUN ADI SATIŞTIR"
"Sadece haziran ayında kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe giren kişi sayısı 297 bin. 2026'nın ilk 6 ayında bireysel kredi veya kredi kartından yasal takibe giren mükerrerlikten arındırılmış kişi sayısı yaklaşık 1 milyon 117 bin. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 38 milyondan 43 milyona çıktı. Takibe düşen kişi sayısındaki artış ise yüzde 168 oldu. Bireysel kredi kullananlarda takip tutarındaki artış yüzde 320 seviyesine ulaştı! Vatandaş kredi kartını, kredili mevduat hesabını ve ihtiyaç kredisini giderek daha fazla hayatını çevirmek için kullanıyor. Bir tarafta borç yükü altında zorlanan vatandaş, diğer tarafta 7 ayda 1,79 trilyon TL faiz ödeyen ve 1,32 trilyon TL bütçe açığı veren devlet.
Tam bu tabloda ne yapılıyor? Gelir üreten köprü ve otoyollar için özelleştirme süreci başlatılıyor. Kelime oyunu yapılarak 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile otoyolların satılmayacağı, 30 yıl işletme haklarının devri yapılacağı ifade ediliyor. Ama kimseyi kandıramazsınız, bunun adı satıştır. İşte ekonomi politikasının geldiği içler acısı hal karşımızda duruyor. Vatandaş borçlanıyor. Borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı artıyor. Devlet trilyonlarca lira faiz ödüyor. Bütçe trilyonluk açık veriyor. Ve çözüm olarak, para kazandıran kamu altyapılarının satılması planlanıyor."
"ORTAYA ÇIKAN TABLO AĞIR"
"Bugünün bütçe ihtiyacı için yarının gelirinden vazgeçmenin hesabını kim yaptı? Ekonomi politikalarının başarısı yalnızca enflasyonun birkaç puan düşmesiyle ölçülemez. Vatandaşın bilançosuna bakın. Devletin bilançosuna bakın. Ödenen faize bakın. İcraya düşenlere bakın. Sonra özelleştirme listesine bakın. AKP satmalara doyamadı. Cumhuriyet tarihinde yaklaşık 75 milyar dolarlık özelleştirmenin 65 milyar dolardan fazlasını AKP tek başına yaptı.
Bunun vatandaşa tek kuruş faydası olmadı. Derin yoksulluk ve gelir adaletsizliği arttı, bir avuç rantçı zengin edildi. Ortaya çıkan tablo ağır. Vatandaş borç batağına sürüklenirken devlet faiz yükünün altında eziliyor. Hükümet ise umudu gelir üreten kamu varlıklarını özelleştirmekte arıyor. Bu tablo başarı değil. Uygulanan ekonomi politikasının duvara tosladığının göstergesidir."

Vice President Cevdet Yılmaz announced the Medium Term Program for the 2027-2029 period. While the year-end inflation forecast was increased to 28.4 percent, NEW Party Group Deputy Chairman Murat Emir described the program as a document of impoverishment of the people.

Dilek Kaya İmamoğlu, wife of İBB President Ekrem İmamoğlu, reacted to the arrest of Üsküdar Deputy Mayor Amine Cansu Çelik. İmamoğlu stated that it was unconscionable for a 4-year-old child to be separated from his mother and asked for the decision to be reviewed.

Israeli National Security Minister Itamar Ben-Gvir announced that he will establish a 'government immigration office' in order to encourage the migration of Palestinians in Gaza from the region. The plan drew harsh reactions from the international community and many countries, including Türkiye.

The White House has released video games to communicate its policies, such as border wall construction and immigrant deportation, to young people. Human rights groups reacted to the gamification of serious issues.

Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu made evaluations about the Medium Term Program (MTP) covering the period 2027-2029 and stated that infrastructure investments will continue in line with economic targets.
Israeli Minister Itamar Ben-Gvir announced that he will establish a "migration office" to encourage Palestinians in Gaza to leave the region. The plan aims to migrate most of the population in the region and sparks international reactions.