CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve diğer belediye başkanlarına yönelik soruşturmaları eleştirerek, yargı sürecinde çifte standart uygulandığını savundu.
AI-generated summary
CHP'li belediye başkanlarına yönelik başlatılan soruşturmalar ve operasyonlar, siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde partilileriyle buluştu. Burada konuşan Özel şunları söyledi:
"Vahap Seçer benim 2011'den, 2019'a kadar birlikte milletvekilliği yaptığım iyi eğitimli, başarılı bir iş insanı, çalışkan bir milletvekili. Plan Bütçe Komisyonu’nda deneyimli, etkili bir isim olarak mecliste tüm partilerin ve bürokrasinin takdirini kazanmış iyi bir milletvekili ve çok iyi bir siyasetçiydi. 2019’da partimiz onu aday gösterdi, aday adayları arasındaydı, biz milletvekili arkadaşları yanında durduk, arkasında durduk, Mersin onu çağırıyordu ve 2019’da yüzde 45 gibi bir oyla Mersin’i kazandı. 5 yıl boyunca gece gündüz çalıştı, kimseyi ayırmadan, kendine yakınları kayırmadan; yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ilk başta gözeterek sosyal belediyeciliğin de gereğini yaptı. Hizmet bekleyen bu kentte, yapılmayan hizmetleri yerine getirdi. Katı bir siyaset değil, herkesi kucaklayan bir siyaset yaptı ama ilkelerinden, değerlerinden de hiç sapmadı."
AK Parti'nin kurulduğundan beri ilk kez 31 Mart Seçimleri'ni kaybettiğini kaydeden Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, söz verdiğimiz gibi genel başkan olduktan sadece 5 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerde, 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Sizlerle birlikte. İşte bunu hazmedemeyenler, 'Ne güzel yarışıyorduk. Biz kazanıyorduk, nereden çıktı bu yenilmeye itiraz edenler, nereden çıktı seçim kazanmak isteyenler, Türkiye'nin yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 85’ini kazanan, yarının iktidarını hedefleyen, ülkenin ana muhalefet partisi nereden çıktı? Nereden çıktı seçim kaybedersem giderim diyen bir genel başkan, nereden çıktı başarmadan mecburuz, inanıyoruz diyen bu kadrolar, nereden çıktı halkın partisiyle halkın dayanışması, iktidar yürüyüşü?' dediler. İşte eğriye eğri, doğruya doğru. Meselenin özü budur. İşte bu yüzden Vahap Seçer hedeftedir, Abdullah Özyiğit hedeftedir. Silifke belediye başkanımız, Mezitli belediye başkanımız bu yüzden hedeftedir. Bu yüzden Ekram İmamoğlu hedeftedir, bu yüzden yarının cumhurbaşkanı, yarının iktidar partisi hedeftedir."
Sadece adalet ve eşitlik istediklerini belirten Özel, şöyle devam etti:
"Biz, Vahap Başkan için, belediye başkanlarımız için asla ve asla ayrıcalık, imtiyaz, yargılanmama hakkı ya da bize soru sorulmasın demiyoruz. Bugün sabah kendisiyle baş başa görüştüm. Grup halinde görüştük. Mansur Yavaş başkan sık sık hatırlatıyor. Bir belediye başkanının nasıl yargılanacağı bellidir. Elbette koca belediye, on binlerce çalışan, belediyede yanlış iş olur mu? Olur. Bir iddia varsa bakılır, kanıt varsa sorulur, peşine düşülür. Şüphe varsa soruşturma açılır. Yargılama istenirse başvurulur bakanlıktan izin alınır. Mersinli’nin yüzde 60’ı seçmiş, yüzde 75’i memnun. Bir yandan görevini yapar, bir yandan gerekiyorsa hesap verir, ifade verir. Bu geçmişte oldu mu? Oldu. Kime oldu? Bu döneme kadar bütün belediye başkanlarına böyle oldu. Tanıdık var mı? Recep Tayyip Erdoğan. O görevi sırasında rüşvetle, irtikapla, yolsuzlukla hatta terör örgütlerine yardımla yargılandı. Bir gün sabah evine gitmediler, bir gün gözaltına almadılar. Bir gün tutuklayıp hapse koymadılar. Yargılandı, ceza aldı, göreve devam etti. Yargıtay’a gitti, devam etti. Onaylandı, kesinleşti, telefonla çağırıp 3 ay cezaevine koydular. Ama burada daha delil yok, iddianame ortada yok, yargılama yok, birinci kademe yok, istinaf mahkemesi yok, Yargıtay yok ama Mersin’in seçtikleri cezaevine konulmuş. Bu, çifte standarttır. Biz kanun uygulansın, Recep Tayyip Erdoğan nasıl yargılandıysa; belediye başkanlarımız öyle yargılansın istiyoruz."
Operasyonda kaydedilen görüntülere tepki gösteren Özel, şafak operasyonunda çok ayıplı bir iş daha yapıldığını kaydederek şöyle konuştu:
AK Parti’nin kara düzeni, kara yüzünü bir kez daha gösterdi. Sabahın 5’inde kapıyı çalıyorlar. Bir belediye başkan yardımcımızın değerli eşi kapıyı açıyor. Karşısında polis kamerası. Hanımefendinin üzerinde o anlık ev kıyafeti. 'Aman yapmayın' diyor. Sabahlığıyla kapıya çıkan bir kadının videosunu çekiyorlar. 'Yapmayın' diyor. Diyorlar ki 'Korkma polis kamerası'. 1 saat sonra görüntü tüm internette, tüm yandaş kanallarda.
Sermaye piyasalarındaki gelişmelere değinen Özel, “Millet ekmek parası bulamazken, iktidar partisinin içinde bulunduğu bir kara düzen, asrın soygununu, asrın vurgununu gerçekleştirmiştir. Erdoğan’ın atadıkları bu işin içindedir. Hepsi, milleti soyan fon şirketlerinin yönetimindedir” dedi. Yargı karşısında eşitlik istediklerini belirten Özel şunları kaydetti:
"Bir sözüm de yazan-çizene. Diyorlar ki Mahinur hanıma ayıp edildi, Ümit Özlale hızla özür dilesin. 1 hafta önce bu işler olurken aklınız neredeydi? Her gün gazetenizin bir köşesinde hepimize iftira atılırken aklınız neredeydi? Onun için milletimiz görsün; artık tuz kokmuştur, adaletin terazisi şaşmıştır. Bu vakitten sonra bunu dengeye getirecek olan sadece millettir, sandıktır. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız.”
30 Ağutos'ta KKTC'den Mersin'e sefer yapıldığı sırada yaşanan feribot faciasına da değinen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Büyük acıların, büyük sıkıntıların ülkesindeyiz. Daha geçtiğimiz günlerde, 30 Ağustos günü Girne-Taşucu seferini yapan bir feribot battı. Ucuz ölümler ülkesinde, boşa ölümler ülkesinde 27 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ondan 3 gün sonra Silivri’de Tuğberk İmamoğlu diye bir gemi battı, 10 kişi kayboldu. 1’ine ulaşıldı 9’u kayıp, içimiz yanıyor.”

AK Party Spokesperson Ömer Çelik reacted harshly to the statements of CHP Chairman Özgür Özel. Çelik also stated that all allegations regarding the ongoing fund investigation will be pursued, regardless of personal relationships.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik reacted harshly to CHP Chairman Özgür Özel's words against President Erdoğan. Çelik criticized Özel's political capacity and stated that they would take a clear stance against attacks against the President.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik criticized CHP leader Özgür Özel's words towards President Erdoğan and stated that these statements were an attitude that exceeded the limits. Çelik also emphasized that they will fight against political lynching campaigns and allegations.

AK Party Group Chairman Abdullah Güler submitted a bill to the Turkish Grand National Assembly for the 131 investment funds liquidated by the CMB decision. The aim of the regulation, which will not use public resources, is to provide investors with the opportunity to make interim payments of up to 1 million liras and to take back illegal gains.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik reacted harshly to CHP Chairman Özgür Özel's allegations regarding the fund investigation. Çelik criticized Özel, accusing him of engaging in lying politics.

AK Party Deputy Chairman Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın announced that the fund fraud investigation continues without any political discrimination and that the issue will be brought to the agenda of the Parliament.