Breaking
GLOBALTwo men arrested after boy injured in sword attackCNGao Jin Sumei involved in the National Security Law Wu Lihua: The Executive Yuan should be more cautious in providing informationESA former president imprisoned and the return of the old regime during a night of madness in ParaguayGLOBALVictims in rape cases must not feel like they are on trial, Burnham saysARThe most likely to be the first female president of Germany... Who is Ilse Aigner?CNManila weighs second South China Sea legal case against Beijing: analystINTLSudan war and climate change see parents struggle to feed their childrenTR70 thousand police officers are on the streets in France. Yellow Vests march to the banned squareINTLGermany hopes to host world ice hockey championship — without RussiaBRMutirão offers free consultations and minor surgeries in Alenquer from this Sunday, 8GLOBALTwo men arrested after boy injured in sword attackCNGao Jin Sumei involved in the National Security Law Wu Lihua: The Executive Yuan should be more cautious in providing informationESA former president imprisoned and the return of the old regime during a night of madness in ParaguayGLOBALVictims in rape cases must not feel like they are on trial, Burnham saysARThe most likely to be the first female president of Germany... Who is Ilse Aigner?CNManila weighs second South China Sea legal case against Beijing: analystINTLSudan war and climate change see parents struggle to feed their childrenTR70 thousand police officers are on the streets in France. Yellow Vests march to the banned squareINTLGermany hopes to host world ice hockey championship — without RussiaBRMutirão offers free consultations and minor surgeries in Alenquer from this Sunday, 8
BackSadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle! Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük
Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle! Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük
Developing
Hürriyet Anasayfa13 minutes agoWorld5 min readTürkiye

Sadece 80 kilometre kaldı, çifte darbe: 51 milyar dolarlık hamle! Asıl tehlike füze saldırılarından daha büyük

Husilerin barış masasında 51 milyar dolar ve meşruiyet talebi Suudi Arabistan'ı zor durumda bırakırken, Aden'e yaklaşan milisler bölgedeki dengeleri sarsıyor.

Quick Look

  • İran destekli Husiler, Yemen'deki çatışmaların son bulması için Suudi Arabistan'dan 51 milyar dolar tazminat ve resmi tanınma talep ediyor.
  • Aden'e doğru ilerleyen milisler Riyad'ı yeni bir ikilemle baş başa bırakıyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Suudi Arabistan uzun süredir Yemen'deki İran destekli Husilere karşı askeri operasyonlar yürütmektedir.

Font size

Suudi Arabistan, Yemen’de yıllardır sürdürdüğü mücadelenin en kritik dönemeçlerinden biriyle karşı karşıya. İran destekli Husiler, bir yandan sahada baskıyı artırırken diğer yandan Riyad’dan dudak uçuklatan bir talepte bulundu. Üstelik mesele yalnızca parayla da sınırlı değil.

BARIŞ MASASINDA 51 MİLYAR DOLAR: HUSİLERİN ASIL HESABI NE?

Wall Street Journal’da yer alan habere göre, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Husilerin çatışmaların sona erdirilmesi karşılığında Suudi Arabistan’dan 51 milyar dolar talep ettiğini aktardı. Husiler, bu miktarın yıllardır devam eden Suudi askerî operasyonlarının ve Yemen’e uygulanan ablukanın yol açtığı zararların karşılanması için gerekli olduğunu savunuyor.

Müzakerelerde farklı rakamların da gündeme geldiği belirtilirken, Husilerin taleplerinin yalnızca ekonomik tazminatla sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Grup, Riyad yönetiminden kendilerini Yemen’in meşru yönetimi olarak resmen tanımasını da istiyor. Bu talep, Suudi Arabistan açısından çok daha büyük bir siyasi sorun anlamına geliyor.

‘BURADA ASIL MESELE TALEBİN MİKTARI DEĞİL’

Konuyu değerlendiren İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Dr. Serhan Afacan ise Husilerin temel hedefinin savaşı sürdürmekten ziyade, kontrol ettikleri bölgelerde siyasi hâkimiyetlerini kabul ettirmek olduğunu söyledi. Yemen’in tarihsel olarak parçalı bir siyasi yapıya sahip olduğunu hatırlatan Afacan, Husilerin mevcut hâkimiyet alanlarını kalıcı hâle getirmek istediklerini belirtti. Uzman isim şöyle devam etti:

“Husilerin savaş arayışında olduğunu düşünmüyorum. Elbette askerî çatışmayı önemli bir araç olarak görüyorlar ancak bunu kendi başına bir amaç olarak değerlendirmiyorlar. Asıl hedefleri Yemen’de tanınmak ve hâkim oldukları bölgelerdeki varlıklarını kabul ettirmek. Yemen’in tarihinde, Ali Abdullah Salih döneminde dahi ülkenin tam anlamıyla bir iktidar altında birleşemediğini biliyoruz. Dolayısıyla Husilerin bugün kontrol ettikleri alanlarda kalıcı bir hâkimiyet kurma arayışında olduklarını düşünüyorum. Güçlü bir karşılık verilmediği takdirde bu gidişatın devam edeceği kanaatindeyim. Mevcut yöntemlerle onları bulundukları bölgelerden çıkarmak da kolay görünmüyor.”

51 milyar dolarlık tazminat talebinin gerçekçiliğinin tartışmalı olduğunu da vurgulayan Afacan, bu rakamın aynı zamanda taraflar arasında yeni bir müzakere zemini oluşturma amacı taşıyabileceğini ifade ederek şu yorumda bulundu:

“50 milyar dolar civarındaki tazminat talebi, gerçekleşmesi mümkün olmayan, gerçekçilikten uzak bir rakam. Ancak burada asıl mesele talebin miktarından ziyade, bunun bir müzakere başlığı olarak ortaya konulması. Tazminat talebi üzerinden ‘Gelin, bu konuyu konuşalım’ mesajı veriliyor. Görüşmelerin tazminat meselesinden başlaması ya da başka bir başlığın gündeme getirilmesi çok önemli değil. Bu talep, tarafların yeniden müzakere masasına oturabilmesi için bir zemin işlevi görebilir.”

ADEN’E 80 KİLOMETRE KALDI: SUUDİ ARABİSTAN’IN GÜNEY CEPHESİ ÇÖKÜYOR MU?

Sahadaki gelişmeler, müzakere sürecini daha da zorlaştırıyor. Husi milisleri, Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetinin ve Suudi Arabistan’ın müttefiklerinin kontrolündeki Aden’e doğru ilerleyişini sürdürüyor.

Son gelişmelere göre, liman kentine yaklaşık 80 kilometre mesafeye kadar yaklaştılar. Bu mesafe, 2015 yılında Aden’in bazı bölgelerinin Husilerin kontrolüne geçtiği dönemden bu yana kaydedilen en yakın ilerleyişlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Aden’in düşme ihtimali, Yemen’deki siyasi dengelerin tamamen değişmesi anlamına gelebileceği gibi Suudi Arabistan’ın bölgedeki nüfuzunu da ciddi biçimde zayıflatabilir. Wall Street Journal’a konuşan Emekli ABD Ordusu albayı David Des Roches, Husilerin Aden gibi stratejik noktaları kısa menzilli balistik füzelerle hedef alabileceklerini duyurmasının, koalisyon güçlerinin bölgeye asker ve askerî teçhizat sevk etmesini zorlaştırdığını belirtti.

PETROL DEVİ ARAMCO DA HEDEFTE!

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları özellikle ekim ayında belirgin biçimde yoğunlaştı. Çatışma izleme kuruluşu ACLED’in verilerine göre grup, ay boyunca krallığa yönelik neredeyse her gün saldırı gerçekleştirdi. Ayın son bölümünde ise saldırıların sıklığında ciddi artış yaşandı. Hedef alınan noktalar arasında sivil havaalanları ve enerji tesisleri de bulunuyor.

Sivil havacılığa yönelik saldırılar, Suudi Arabistan’a seyahat ve ulaşım faaliyetlerini sekteye uğratabilecek bir tehdit oluştururken, ülkenin enerji sektörünün en önemli aktörü Saudi Aramco’ya yönelik saldırılar da dikkat çekiyor. Şirketin bazı tesislerinde yangın ve hasar meydana geldiği bildirildi.

RİYAD’IN EN BÜYÜK İKİLEMİ: HUSİLERİ DURDURMAK MI, YENİ BİR SAVAŞTAN KAÇINMAK MI?

Riyad yönetimi, Husilerin ilerleyişini durdurmak için askerî seçenekleri değerlendirse de yeni bir kara operasyonunun maliyeti konusunda ciddi endişeler taşıyor. Suudi yetkililere göre Veliaht Prens Muhammed bin Selman, sahada belirli kazanımlar elde edilmeden Husilerle kapsamlı bir anlaşmaya varılmasını istemiyor.

Riyad, askerî baskıyı müzakere masasında kullanabileceği bir koz olarak görüyor. Ancak Yemen’e daha fazla Suudi askeri gönderilmesinin ağır kayıplara yol açabileceği ve ülke içinde tepki oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan’ın askerî seçeneklerini değerlendiren Dr. Serhan Afacan da krallığın askerî kapasitesinin sahadaki beklentileri karşılamakta zorlanabileceğine dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın Körfez bölgesindeki güçlü konumuna rağmen askerî yapılanmasında önemli sorunlar bulunduğunu belirten Afacan, sahip olunan silah sistemlerinin güçlü ve uyumlu bir ordu ortaya çıkarmaya yetmediğini söyledi.

“Suudi Arabistan, Körfez’in Arap yakasındaki en güçlü devletlerinden biri. Ancak ordu kapasitesi bakımından aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün değil. Suudi Arabistan’ın sahip olduğu askerî imkânlar ve özellikle ABD’den aldığı silah sistemleri, uyumlu ve güçlü bir ordu oluşturabilmiş değil. Bu, uzun zamandır bilinen bir durum. Daha önce yaşanan çatışmalarda da bu sorun kendisini gösterdi. Özellikle eylül ayından itibaren yaşanan gelişmeler, Suudi ordusunun sahadaki kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.”

SUUDİ ARABİSTAN KARA HAREKÂTINA GİRERSE YEMEN’DE NELER OLACAK?

Yeni bir kara operasyonunun çözüm getirmeyeceğini düşündüğünü de belirten Dr. Serhan Afacan, böyle bir müdahalenin Yemen’deki insani krizi daha da derinleştireceği uyarısında bulundu. Husilerin askerî baskı karşısında kolayca geri adım atacak bir toplumsal yapı olmadığını vurgulayan Afacan, hareketin kendi içinde de farklı mezhepsel ve toplumsal kesimleri barındırdığına işaret etti:

“Böyle bir operasyonun gerçekleşmesi hâlinde kesin olarak söyleyebileceğimiz şey, insani dramın çok daha ağır boyutlara ulaşacağıdır. Çünkü Husiler, karşılarında askerî bir güç gördüklerinde kolayca çekilecek bir yapı değil. Burada oldukça güçlü biçimde politize olmuş bir kitleden söz ediyoruz. Üstelik Husiler olarak tanımladığımız topluluk da kendi içinde homojen değil; hareketin içerisinde farklı kesimler de var. Dolayısıyla sahadaki toplumsal ve siyasi yapı oldukça karmaşık. Ben Suudi Arabistan’ın başlatacağı yeni bir kara harekâtının mevcut sorunları çözeceği kanaatinde değilim.”

ABD GERİDE DURUYOR, İRAN DENKLEMİ DAHA DA KARMAŞIKLAŞIYOR

Suudi Arabistan’ın beklediği uluslararası desteğin henüz oluşmaması, bölgedeki güvenlik risklerini de artırıyor. ABD, 2025 yılında Husilere karşı haftalar süren askerî operasyonlar düzenlemiş olsa da şu aşamada gruba karşı doğrudan yeni bir destek vermekten kaçınıyor. Öte yandan İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanabilecek yeni bir askerî çatışma, Yemen’deki dengeleri tamamen değiştirebilir.

Güvenlik analistleri, İran’a yönelik olası saldırıların Tahran tarafından desteklenen Husileri harekete geçirerek bölge genelinde yeni saldırı dalgalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir senaryoda Suudi Arabistan, yalnızca Yemen kaynaklı tehditlerle değil, İran ve bölgedeki diğer silahlı gruplardan gelebilecek saldırılarla da aynı anda mücadele etmek zorunda kalabilir.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • Husilerin Aden'e yönelik ilerleyişini sürdürmesi

    Likely · Within weeks

Open Questions

  • Suudi Arabistan Husilerin 51 milyar dolarlık talebine nasıl yanıt verecek?
  • Aden kenti Husi kontrolüne geçecek mi?

Related Topics

This article was originally published by Hürriyet Anasayfa.

Related Stories

More on this topicsuudi arabistan