
Silivri açıklarında meydana gelen ve 10 kişilik mürettebatın kaybolduğu gemi kazasıyla ilgili tutuklanan kaptanlar ifade verdi.
AI-generated summary
2 Eylül tarihinde Silivri açıklarında Türk bayraklı Alsu ve Tuğberk İmamoğlu isimli iki ticari gemi çarpışmıştır. Tuğberk İmamoğlu gemisi 11 dakika içinde batmış, 10 kişilik mürettebat kaybolmuştur.
Silivri açıklarında 2 Eylül’de Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki ‘Alsu’ isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden ‘Tuğberk İmamoğlu’ isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazanın arından Tuğberk İmamoğlu isimli gemi 11 dakika içerisinde batarken 10 kişilik mürettebattan ise henüz haber alınamadı. Kazanın ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Alsu isimli geminin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ile üçüncü kaptanı Murat Evciman tutuklandı. Tutuklanan kaptanların ifadeleri de ortaya çıktı.
“FENERLERİ GÖRÜNMEDİ AIS SİSTEMİNDE YOKTU”
Geminin üçüncü kaptanı olan ve kaza anında dümende bulunan Murat Evciman ifadesinde, yaklaşık 7 aylık tecrübesi olduğunu söyleyerek, “Tuğberk İmamoğlu isimli gemi ‘iskeleye al’ şeklinde telsizden seslenince ben radardan baktığımda bu gemiyi gördüm. Çıplak gözle baktığımda ise bu geminin fenerini görmemiştim. Ben bulunduğum gemideki ECDIS ekranına baktığımda AIS (Gemilerin canlı konumunu gösteren veri paylaşım sistemi) görünmüyordu. Radar ekranına baktığımda Tuğberk İmamoğlu isimli geminin izdüşümünü gördüm” dedi.
“ARAMIZDA 700-800 METRE MESAFE VARDI”
Bulunduğu gemiyi yaklaşık 5 derece iskeleye aldığını ancak 2-3 dakika sonra yeniden, ‘İskeleye al’ anonsu aldığını söyleyen Evciman, “Bunun üzerine bulunduğum gemiyi keskin bir şekilde yaklaşık 9 derece iskeleye aldım. Bu şekilde benim bulunduğum gemi Tuğberk İmamoğlu isimli geminin sağ tarafında kaldı. Bu konum itibariyle Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyle aramızda yaklaşık 700-800 metre mesafe vardı. Yaklaşık 1-2 dakika sonra aramızdaki mesafe 500 metreye kadar düştü, bu şekilde karşı gemiyle aramızda her ikimizde kendi rotamızda seyir halinde olduğumuz için bir problem yoktu” dedi.
“TUĞBERK İMAMOĞLU ÜZERİME DOĞRU GELİYORSUN GELME”
Aradı mesafe 500 metre iken Tuğberk İmamoğlu isimli geminin birden rotasını kendi gemisine doğru çevirdiğini anlatan Evciman, “Karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden "Tuğberk İmamoğlu üstüme doğru geliyorsun gelme" şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu isimli gemi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu isimli geminin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmından çarptı” dedi.
“ÇOK ÜZGÜNÜM”
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisiyle iletişime geçmeye çalıştıklarını ancak cevap alamadığını söyleyen Evciman, “Kaza Tuğberk İmamoğlu isimli geminin benim bulunduğum gemiye çarpması neticesinde meydana gelmiştir, böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm” dedi.
“1-2 DAKİKA İÇİNDE RADARDAN KAYBOLDU”
Geminin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ise olay anında istirahatte olduğunu söyleyerek, “Çarpıştık bağırışlarını duydum. Bunun üzerine hemen yukarı çıktım. Ben çıktığımda Tuğberk İmamoğlu isimli gemi yaklaşık 300 metre civarındaydı.Yaklaşık 2-3 dakika geminin ışıklarını gördüm. Sonra Tuğberk İmamoğlu isimli geminin ışıklarının tamamen kaybolduğunu gördüm. Yaklaşık 1-2 dakika içerisinde radardan da kayboldu” dedi.
“AIS CİHAZLARI KAPALI DURUMDAYDI”
“Tuğberk İmamoğlu gemisine biz çarpmadık” diyen birinci kaptan Ahmet Erarslan, “Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize iskeleye al uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde Tuğberk İmamoğlu isimli gemi kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi, bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir, bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı, Tuğberk İmamoğlu isimli geminin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı, çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemiyi AIS'den görememiştik, biz Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi yalnızca radardan takip edebilmiştik, kaza Tuğberk İmamoğlu bizim gemimize vurması neticesinde meydana gelmiştir, böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm, serbest bırakılmayı talep ediyorum” dedi.

Cocaine and methamphetamine were detected in the urine and hair samples taken from Sadık Can Köksal, a close friend of Çankaya Municipality's former Private Secretary Hüseyin Can Güner, who was detained and arrested within the scope of the drug and prostitution investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office. The investigation is continuing in many aspects.

Minister of Justice Akın Gürlek announced the details of the fight against new generation criminal organizations with the operations carried out in Antalya and Kayseri. In Antalya, 10 suspects were caught and drugs were seized. In Kayseri, an organization that was found to have committed 89 criminal acts against 68 victims was targeted and 32 suspects were detained. Weapons, ammunition, checks and bills, digital materials and drugs were also seized during the operations.

Ankara Chief Public Prosecutor's Office launched an investigation against Melih Gökçek regarding allegations of unregistered money transfers to companies abroad. Gökçek came to the Ankara Courthouse chewing gum to testify, and this became a trending topic on social media. His son Osman Gökçek announced that his father was diabetic and used chewing gum to relieve his dry mouth.

Minister of Justice Akın Gürlek announced that a total of 46 suspects were targeted, 42 people were caught and many criminal elements were seized in operations against 'new generation' criminal organizations in Antalya and Kayseri.

Ankara Chief Public Prosecutor's Office launched an investigation against Oya Lale Arslan due to her social media posts. Arslan was detained on charges of spreading misleading information to the public and terrorist organization propaganda.

Within the scope of the FETO investigation carried out by the Muğla Chief Public Prosecutor's Office, 10 suspects who were found to have provided financial aid to Burkay Karatepe, the fugitive of the July 15 coup attempt, were detained in simultaneous operations in Istanbul and Eskişehir.