AI-generated summary
Şişecam ArTeGe, 1976’da kurulan Türkiye’nin ilk kurumsal Ar-Ge birimlerinden biridir. 50 yıllık sürede cam üretimi, ürün geliştirme ve sürdürülebilirlik alanlarında teknolojik yetkinlik geliştirdi.
Türkiye’nin ilk kurumsal Ar-Ge yapılanmalarından biri olan Şişecam ArTeGe, 50 yıllık yolculuğunda camın üretiminden ürün geliştirmeye, enerji verimliliğinden sürdürülebilirliğe kadar pek çok alanda teknolojik yetkinlik geliştirdi.
1976’da başlayan Ar-Ge çalışmaları bugün; yapay zekâ destekli üretim süreçlerinden düşük karbonlu fırın teknolojilerine, elektrifikasyondan yeni nesil cam çözümlerine kadar geniş bir alana yayılmış durumda. Şişecam, küresel cam sektöründeki rekabette fark yaratmanın yalnızca üretim kapasitesinden değil, kendi teknolojisini geliştirme ve sanayi ölçeğinde uygulayabilme kabiliyetinden geçtiğine dikkat çekiyor.
Şişecam ArTeGe Genel Müdür Yardımcısı Burak Büyükfırat, Şişecam ArTeGe’nin 50 yıllık teknoloji yolculuğunu, cam sektöründe değişen rekabet koşullarını, yapay zekânın üretimdeki rolünü ve önümüzdeki dönemde sektörü bekleyen teknolojik dönüşümü Habertürk’e anlattı:
YARIM ASIRLIK AR-GE YOLCULUĞU VE DÖNÜŞÜM
-Şişecam ArTeGe bu yıl 50. yaşını kutluyor. Bu yarım asırlık süreçte ArTeGe’nin Şişecam’ın dönüşümüne en büyük katkıları neler oldu?
Şişecam’ın araştırma ve geliştirme yolculuğu 1976 yılında camı daha iyi anlamak, ürünlerimizin performansını iyileştirmek ve bunun için gerekli üretim teknolojilerini geliştirmek üzere bilgi birikimi oluşturmak amacıyla başladı. O dönemin koşulları düşünüldüğünde teknolojik bilgiye ve üretim teknolojileri know-how’ına erişimin bugünkü kadar kolay olmadığı bir ortamda, şirketin kendi bilgi birikimini yaratma ve rekabette yarışma hedefleriyle attığı bu adım son derece stratejik bir karardı.
Geçen 50 yıllık süre zarfında Şişecam, ürün ve üretim teknolojilerinde kendi yetkinliklerini geliştirebilen, faaliyet gösterdiği alanlarda çok daha uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip küresel rakipleriyle başa baş rekabet eden bir konuma ulaştı. Bugün Şişecam, bilimsel yaklaşımı ve teknolojiyi faaliyetlerinin merkezine yerleştiren, uluslararası cam sektörünün öncü şirketlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Şişecam, bilimsel araştırma ve teknolojik geliştirmeyi yalnızca destekleyici bir faaliyet olarak değil; karar mekanizmalarına yön veren, iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayan ve şirketin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. ArTeGe’nin geliştirdiği yenilikçi ürünler, ileri üretim teknolojileri ve özgün know-how sayesinde Şişecam, sürdürülebilir büyümesini destekleyen güçlü bir inovasyon ekosistemi oluşturmuş ve sektördeki öncü konumunu pekiştirmiş durumda.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE PATENT BAŞARILARI
-Türkiye’nin ilk kurumsal Ar-Ge merkezlerinden biri olarak bugün geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuruluş yıllarımızda önceliğimiz; cam fırınının fiziğine, harmanın kimyasına ve refrakter davranışına bilimsel bir metodolojiyle yaklaşmaktı. Aradan geçen 50 yılda bu başlangıç, çok daha kapsamlı bir teknoloji yetkinliğine evrildi. Bugün, cam kompozisyonu geliştirmeden cam ergitme fırınlarının tasarımına, fırın yaşam döngüsü yönetiminden yenilikçi ürün ve üretim teknolojilerinin endüstriyel uygulamaya aktarılmasına kadar tüm süreci uçtan uca yönetebilen bir yetkinliğe sahibiz.
2014 yılından bu yana faaliyetlerimizi Gebze-Çayırova’daki Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde sürdürüyoruz. 31 uzmanlık laboratuvarına sahip bu merkez; sahip olduğu altyapı, araştırma kapasitesi ve uzman insan kaynağıyla bugün Avrupa’nın önde gelen cam araştırma merkezleri arasında yer alıyor.
Ancak geldiğimiz noktayı yalnızca kendi laboratuvarlarımız veya tesislerimiz üzerinden değerlendirmiyoruz. Günümüzde inovasyonun başarısı, küresel bilim ve teknoloji ağlarının bir parçası olabilmekten geçiyor. Bu anlayışla zaman içinde kapalı Ar-Ge modelinden, açık inovasyon yaklaşımına geçtik. Uluslararası bilim ve teknoloji ekosisteminin etkin bir oyuncusu olarak faaliyet gösteriyor, üyesi olduğumuz platformlarda yalnızca gelişmeleri takip etmekle kalmıyor, bu gelişmelerin şekillendirilmesine de katkı sunuyoruz.
Bunun önemli örneklerinden biri; 1981 yılından bu yana üyesi olduğumuz Uluslararası Cam Komisyonu (ICG). Şişecam bilim insanları yıllar boyunca bu komisyonun teknik komitelerine başkanlık yaparken; İstanbul da cam biliminin en prestijli uluslararası kongrelerinden birinin üç kez ev sahibi oldu. Ayrıca Şişecam’da Araştırma ve Teknolojik Geliştirme Başkanı, Düz Cam Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenmiş olan Dr. Alev Yaraman’ın, ICG Başkanlığı yapan ilk kadın olması ve cam biliminin en saygın ödüllerinden William E. S. Turner Ödülü’nün, Şişecam araştırmacılarının katkılarıyla Türkiye’ye üç kez kazandırılması, Şişecam’ın bu alandaki bilimsel yetkiliğini ve uluslararası etkisini ortaya koyan önemli göstergeler arasında yer alıyor.
İngiltere merkezli Glass Futures'taki stratejik üyeliğimiz ise farklı bir değer yaratıyor. Elektrifikasyon, hidrojen ve biyoyakıt gibi dönüşüm teknolojilerine ilişkin, tek bir şirketin üstlenmesi zor olan yüksek riskli denemeler ortak pilot ölçekli altyapılarda test edilebiliyor. Karbonsuzlaşma sürecinde belirleyici unsur, laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlardan ziyade sanayi ölçeğinde doğrulanmış veridir. Bu tür iş birlikleri ve ortak araştırma altyapıları, sektörün ihtiyaç duyduğu kritik bilgi birikiminin oluşturulmasına önemli katkı sağlıyor.
Glass for Europe bünyesinde ise Avrupa düz cam sektörünün geleceğini şekillendiren düzenlemelerin oluşmasına katkı sağlıyoruz. Buradaki çalışmalarımız ürünün ötesine geçip sınırda karbon düzenlemesi, binaların enerji performansı, döngüsellik ve geri dönüşüm hedefleri gibi konularda regülasyonun kendisini kapsıyor. Sektörün geleceğini belirleyecek oyun kuralları önümüzdeki on yıl için bu masalarda şekilleniyor. Böylesine önemli konuların tartışıldığı bu platformlarda yer almak ise değişimi izlemekten öte, dönüşümün tasarlanmasına ve yönlendirilmesine katkı sunmak anlamına geliyor.
Uluslararası iş birliklerimiz bunlarla da sınırlı değil. International Partners in Glass Research ve Glasstrend üyeliklerimiz, UC Berkeley ile yürüttüğümüz çalışmalar ve sektörün önde gelen paydaşlarını bir araya getiren Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; bilgi paylaşımı ve ortak gelişim vizyonumuzun önemli parçalarını oluşturuyor.
Yetkinliklerimizin uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu görmek bizim için son derece değerli. Bu yıl cam elyaf alanında yürüttüğümüz ve uluslararası ortaklarımızla birlikte yayımladığımız bilimsel bir çalışma, Amerikan Seramik Derneği tarafından 1300 çalışma arasından birinci seçilerek John E. Marquis Awards'ne layık görüldü.
Son dönemde gerçekleştirdiğimiz organizasyonel dönüşüm de bu gelişimin önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu kapsamda, kısa vadeli ürün ve mühendislik ihtiyaçlarına odaklanan çalışmalarla uzun vadeli ve çığır açıcı teknoloji araştırmalarını birbirinden ayrıştıran çift odaklı bir modele geçiş yaptık. İnovasyon, Ürün Geliştirme ve Üretim Teknolojileri, Araştırma ve Teknoloji Stratejileri ile Tasarım fonksiyonlarını yeniden yapılandırarak; daha çevik, daha küresel ve geleceğe odaklı bir organizasyon kurduk. Bu dönüşüm bize iki şeyi aynı anda kazandırdı: mevcut iş ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermek ve geleceğin teknolojilerine daha güçlü yatırım yapmak.
Bu stratejik dönüşümün ve yarım asırlık Ar-Ge birikimimizin en somut yansımalarından biri, fikri mülkiyet ve tasarım alanındaki güçlü performansımız: 104 başvuru 81 tescil olmak üzere toplam portföyümüz 185 buluştan oluşmaktadır. 3.102 tescilli tasarımın yanı sıra; cam ev eşyası alanında 61, cam ambalaj alanında 100 tasarım ödülüne sahibiz. 2024 Türkiye Patent Raporu'nda Şişecam’ın küresel patent başvurularında ilk 20, ulusal tescilli patentlerde ise ilk 10 şirket arasında yer alması, yarım asırlık Ar-Ge yolculuğumuzun ulaştığı seviyenin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
-ArTeGe’nin geliştirdiği teknolojiler Şişecam’ın küresel pazarlardaki rekabetçiliğini nasıl artırıyor?
Günümüzde küresel rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme ve bu teknolojileri ölçeklendirebilme yetkinliğiyle belirleniyor. Şişecam ArTeGe’nin geliştirdiği teknolojiler şirketimize dört temel alanda rekabet avantajı sağlıyor: ürün performansı, maliyet yönetimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik. Camdan beklenen performans ve fonksiyonellik her geçen gün artıyor. Biz de ArTeGe gücümüz sayesinde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yanıt veren yüksek katma değerli ürünler geliştiriyoruz.
Mimari ve otomotiv camlarında, sektörün ihtiyaçlarına yanıt veren teknoloji ve ürün geliştirme faaliyetlerimizi; enerji verimliliği, ısı kontrolü ve akustik konfor sağlayan yüksek performanslı cam çözümleri başta olmak üzere aşağıdaki alanlara odaklıyoruz:
Yüzey teknolojisi, tasarım ve üretim kabiliyetlerimizi bir araya getiren Nude markamızın Stem Zero serisi; bir milimetrenin altında cidar kalınlığı ve üç milimetrenin altında ayak kalınlığına rağmen sunduğu üstün mekanik performansla, kurşunsuz kristal kadeh tasarımında ulaştığımız mühendislik yetkinliğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Pandemi döneminde geliştirdiğimiz anti-mikrobiyal cam, büyümekte olan enerji depolama sistemleri ve pillere yönelik “pil sınıfı soda külü”, bu soda külünden üretilen sodyum iyon bataryalar için katot aktif malzeme, savunma sanayi ve sivil uygulamalar için gece görüş camları son dönemde öne çıkan ürün inovasyonlarımız olarak sayılabilir.
Rekabet gücümüzün temelinde yalnızca ürün inovasyonları yer almıyor. Kendi mühendislik yetkinliğimizle geliştirdiğimiz düşük karbonlu fırın tasarımları ve üretim teknolojileri sayesinde süreçlerimizi daha verimli hale getirirken, sürdürülebilir rekabet avantajı da yaratıyoruz. Bunların yanında, kendi mühendisliğimizle geliştirdiğimiz düşük karbonlu, yüksek elektrik destekli hibrit fırın tasarımları; yanma teknolojileri, ısı geri kazanımı, proses kontrolü ve dijital modelleme yetkinlikleriyle birlikte süreçlerimizi daha verimli ve rekabetçi kılıyoruz. Değişen pazar ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt veren, katma değeri yüksek ve daha düşük karbon ayak izine sahip çözümler sunan bir Şişecam için çalışıyoruz.
"YAPAY ZEKÂ AR-GE VE ÜRETİMİN DOĞAL BİLEŞENİ HALİNE GELECEK"
-Yapay zekâ artık sanayide en çok konuşulan başlıklardan biri. Şişecam ArTeGe yapay zekâyı hangi süreçlerde kullanıyor?
Yapay zekâyı, araştırmadan üretime uzanan değer zincirinin farklı aşamalarında kullanıyoruz. Öncelikli odak alanlarımız; proses verilerinin analizi, üretim parametrelerinin optimizasyonu, kalite yönetimi, enerji verimliliği ve karar destek sistemleri.
Çalışmalarımızın önemli bir bölümü, üretim süreçlerinin modellenmesi, simülasyonu ve optimizasyonuna odaklanıyor. Özellikle cam ergitme fırınları için geliştirdiğimiz dijital ikiz yaklaşımında; proses verilerini, fizik tabanlı modelleri, yapay zekâ destekli veri analitiğini ve saha geri bildirimlerini bir araya getiriyoruz. Bu çalışmalar enerji dengesi, fırın performansının izlenmesi, kalite sürekliliği, bakım ve yaşam döngüsü yönetimi ile gelecekte daha otonom üretim sistemleri açısından büyük fırsatlar barındırıyor.
Ar-Ge tarafında ise yapay zekâ inovasyon süreçlerimizi hızlandıran önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Yeni malzeme geliştirme çalışmalarında, deney tasarımlarının optimize edilmesinde, bilgi yönetiminde ve küresel teknoloji trendlerinin analizinde yapay zekâdan yararlanıyoruz. Böylece araştırmacılarımızın daha kısa sürede daha fazla alternatif değerlendirmesine ve veriye dayalı kararlar almasına katkı sağlıyoruz.
Biz yapay zekâyı yalnızca bir dijitalleşme aracı olarak değil, araştırmacılarımızın ve mühendislerimizin yetkinliklerini güçlendiren stratejik bir teknoloji olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekânın Ar-Ge ve üretim faaliyetlerinin doğal bir bileşeni haline geleceğine; verimlilik, sürdürülebilirlik ve inovasyon hedeflerimize ulaşmamızda giderek daha önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.
"BAŞARININ TEMELİNDE HİÇ DURMAYAN BİR İNOVASYON KÜLTÜRÜ VAR"
-Cam sektöründe rekabet şu anda hangi alanlarda yaşanıyor? Ürün mü, teknoloji mi, üretim kabiliyeti mi?
Bugün cam sektöründeki rekabeti tek bir başlık altında tanımlamak mümkün değil. Rekabet artık ürün, teknoloji ve üretim kabiliyetinin kesişim noktasında şekilleniyor. Bir ürünün ne kadar yenilikçi olduğu kadar, hangi teknolojiyle üretildiği, ne kadar verimli üretilebildiği ve çevresel etkisinin ne olduğu da belirleyici hale geldi. Başka bir ifadeyle, artık sadece ürünün kendisi değil, o ürüne nasıl ulaşıldığı da rekabetin önemli bir parçası.
Örneğin müşteri camın performansını sorduğu kadar, o camın karbon yoğunluğunu da soruyor. Bu, mühendislik tarafındaki her iyileştirmenin daha kısa sürede satış argümanına dönüştüğü anlamına geliyor. Bu nedenle cam sektöründe rekabet; ürün geliştirme, üretim teknolojileri, sürdürülebilirlik performansı, dijitalleşme ve mühendislik yetkinliklerinin birleştiği çok boyutlu bir alanda gerçekleşiyor. Enerji verimli kaplamalı camlar, güneş enerjisi uygulamaları, ileri malzemeler ve düşük karbonlu üretim teknolojileri geleceğin rekabet alanlarını çiziyor. Başarının temelinde ise güçlü bir teknoloji altyapısı ve hiç durmayan bir inovasyon kültürü var.
-Cam üretimi enerji yoğun bir sektör. ArTeGe’nin geliştirdiği teknolojiler enerji tüketimini azaltmada nasıl bir rol oynuyor?
Enerji verimliliği, Şişecam ArTeGe’nin uzun yıllardır öncelikli çalışma alanlarından biri. Cam üretiminin en kritik aşaması olan ergitme süreçlerinde enerji tüketimini azaltırken, ürün kalitesini ve operasyonel güvenilirliği koruyabilmek için bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Fırın geometrisinden yanma sistemlerine, elektrik destek oranlarından ısı geri kazanımı uygulamalarına, harman optimizasyonundan refrakter seçimine ve proses kontrolüne kadar pek çok unsuru birlikte ele alıyor, entegre çözümler geliştiriyoruz.
Hedefimiz yalnızca enerji tüketimini azaltmak değil; daha düşük karbon emisyonlu, daha verimli ve geleceğin sürdürülebilir üretim modellerine uygun teknolojiler geliştirmek. Bu yaklaşım hem Şişecam’ın rekabet gücünü artırıyor hem de sektörün dönüşümüne öncülük ediyor.
Bugün Şişecam, cam ergitme fırınlarını eriyik kalitesi, enerji dengesi, emisyon performansı, refrakter ömrü ve devreye alma gereksinimleriyle birlikte uçtan uca modelleyebilen, tasarlayabilen ve sanayi ölçeğinde uygulayabilen dünyadaki sayılı mühendislik organizasyonlarından biri konumunda. Bu yetkinliğimizi rekabetçi ve düşük karbonlu üretim tesisleri kurmak için geliştirmeye devam ediyoruz.
Geleneksel olarak cam fırınlarında ana enerji kaynağı fosil yakıtlar oldu ve mevcut fırın tasarımlarının önemli bölümü de bu anlayış üzerine şekillendi. Ancak karbonsuzlaşma hedeflerimiz doğrultusunda fırın teknolojilerimizi kademeli olarak daha yüksek elektrik katkısını güvenli, verimli ve ürün kalitesinden ödün vermeden kullanabilecek hibrit tasarımlara dönüştürmeye odaklanıyoruz.
Bu alandaki güncel örneklerden biri, Bulgaristan’daki cam ev eşyası üretim tesisimizde devreye aldığımız Heat-Ox sistemi. Oksijen ve doğal gaz
AI outlook — possibilities, not facts
Şişecam ArTeGe, yapay zekâ destekli üretim süreçlerini 2026 yılının sonuna kadar sanayi ölçeğinde tam olarak entegre edecek.
Likely · Within years
Düşük karbonlu, yüksek elektrik destekli hibrit fırın tasarımları, Şişecam’ın uluslararası tesislerinde 2028’e kadar standart haline gelecek.
Possible · Within years
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yüksek operasyonel kapasitesini desteklemek için 'Sen Varsan ISG' Türk Misafirperverliği Eğitim Programını hayata geçirdi. Program, güvenlikten yeme-içme alanlarına kadar havalimanı ekosistemindeki tüm kritik temas noktalarını kapsıyor ve çalışanların empati, aktif dinleme ve çözüm odaklı iletişim reflekslerini artırmayı hedefliyor. Bugüne kadar 500 personele eğitim verilen program, yaklaşık 2 bin çalışanın dahil edilmesiyle genişletilecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin sanayi üretim endeksinin 23 yılda 3,5 katına çıktığını, milli gelirin 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldiğini ve imalat sanayi ihracatının 2030 hedefinin 400 milyar dolara ulaşacağını açıkladı. Bakan, 750 milyar lira bütçeli HIT-30 programı kapsamında 528 milyar lira yatırım tutarına sahip 83 projeyi desteklediklerini ve 250 milyar lira finansman paketinin 1 Eylül tarihinden itibaren başvuruların açılacağını duyurdu.
ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu, okula dönüş döneminde e-ticaret platformlarında okul alışverişlerinde talep ve ortalama sepet tutarının geçen yıl kıyasla önemli ölçüde arttığını belirtti. TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Sinan Akdal da teknoloji ürünlerinde talep artışının beklendiğini ifade etti.

Rekabet Kurumu, bitki koruma ve bitki besleme ürünleri pazarlarında faaliyet gösteren 18 teşebbüs hakkında, fiyat, satış miktarı, hedef, vade ve indirim gibi rekabete hassas bilgilerin değişimi yoluyla Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ihlali olup olmadığını araştırmak amacıyla soruşturma başlattığını açıkladı.
Rekabet Kurumu, bitki koruma ve bitki besleme ürünleri pazarında faaliyet gösteren 18 teşebbüs arasında rekabeti hassas bilgi değişimi yoluyla Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu ihlali olup olmadığını araştırmak için soruşturma başlattığını açıkladı. Soruşturma, fiyat, satış miktarı, hedef ve indirim oranları gibi bilgilerin paylaşımının rakipler arasındaki koordinasyona yol açıp açmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor.

Türkiye'nin temmuz ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artarak 25,623 milyar dolara yükseldi ve tarihî en yüksek temmuz ayı değeri elde edildi. Yılın ilk 7 ayında ihracat %3,4 artışla 161,539 milyar dolara ulaştı ve yıllıklandırılmış ihracat 278,5 milyar dolara çıktı. Bakan Bolat, jeopolitik gerginlikler ve zayıf dış talep pese ihracatta dirençli görünüm olduğunu belirtti ve OVP hedefini aşmak için çalışmaların devam edeceğini vurguladı.