
Parlamentonun savunma harcamaları kararı ve Çin-Tayvan ilişkilerinin tarihsel kökenleri.
Parlamentonun İHA harcama planını onaylamasının ardından, Çin ile Tayvan arasındaki 1949 yılına dayanan egemenlik ihtilafı ve tarihsel arka planı ele alınıyor.
AI-generated summary
Çin ile Tayvan arasındaki ihtilaf 1949'daki Çin İç Savaşı'na dayanır.
Parlamento, geçen ay insansız hava araçları için altı yıllık 240 milyar dolarlık bir harcama planını onaylamış ve hükümetin 210 milyar dolarlık alternatif teklifini reddetmişti.
Bu karar, yıllık harcama tutarını ilkesel olarak 40 milyar dolar seviyesine çıkarıyor.
Hükümet, gelecek yıl toplam savunma harcamalarının ilk kez 1 trilyon doları aşmasını teklif etmişti.
Çin ile Tayvan arasındaki ihtilaf, 1949 yılında sona eren Çin İç Savaşı'na dayanan, adanın egemenliği ile statüsü üzerinde süregelen siyasi ve askeri bir anlaşmazlık niteliği taşıyor.
İç savaş döneminde Mao Zedong liderliğindeki Komünist Parti ana karada zafer kazandı.
Çan Kay Şek (Chiang Kai-shek) liderliğindeki Milliyetçi Parti (Kuomintang) mensupları ise yenilginin ardından Tayvan adasına çekildi.
Bu sürecin sonucunda bölgede iki ayrı yönetim yapısı oluştu.
Ana karada Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ilan edilirken, Tayvan'da kendisini tüm Çin'in meşru temsilcisi olarak tanımlayan Çin Cumhuriyeti varlığını sürdürdü.
Birleşmiş Milletler nezdindeki temsil durumu da süreç içinde değişim gösterdi.
1970'li yıllara kadar Birleşmiş Milletler'de (BM) Çin'i Tayvan temsil etti. BM, 1971 yılında aldığı kararla Çin Halk Cumhuriyeti'ni tek meşru temsilci olarak kabul etti.
Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesi doğrultusunda Tayvan'ı kendi topraklarının kopmaz bir parçası ve ayrılıkçı bir bölge olarak görüyor. Çin yönetimi, adanın kontrolünü sağlamak amacıyla gerektiğinde güç kullanma seçeneğini dışlamıyor.
Yaklaşık 23 milyon nüfusa sahip olan Tayvan; kendi hükümetine, anayasasına ve ordusuna sahip.
Ancak ada yönetimi, uluslararası alanda yalnızca sınırlı sayıda ülke tarafından resmi olarak tanınıyor.

Hollanda'da eski bakanlar ve üst düzey bürokratların da yer aldığı 235 kişi, hükümete mektup göndererek İsrail'e kapsamlı silah ambargosu ve AB ticaret anlaşmasının askıya alınmasını talep etti.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun seçim kampanyası için gittiği Sderot'ta Filistin karşıtı ırkçı sloganlar atıldı, Netanyahu'nun başını salladığı görüntülere yansıdı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Sebte kentine 70 bine yakın düzensiz göçmenin geçmesiyle ilgili Meclis'te konuştu. Sanchez, Fas'ın egemenlik iddialarını reddederek istihbarat uyarısı almadıklarını belirtti.

Tutukluluğunun 352. gününde hakkında iddianame hazırlanan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, yayımladığı basın açıklamasıyla suçlamaları reddetti. Mutlu, iftiralarla karşı karşıya kaldığını ve adaletin yerini bulacağını ifade etti.

Almanya, Leipzig Havalimanı'na yönelik planlanan drone saldırısı soruşturması gerekçesiyle Rusya'nın Bonn'daki Başkonsolosluğu'nu kapatma kararı aldı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile barış anlaşması için şans olduğunu ve sürecin Moskova ile Kiev arasında ilerlemesi gerektiğini söyledi. Putin ayrıca ABD ile temasların devam ettiğini açıkladı.