
Bakan Bolat, fon soruşturmasıyla ilgili hakkında ortaya atılan iddialar üzerine gazeteciler hakkında hukuki süreç başlattı.
AI-generated summary
16 Eylül'den bu yana yedi yatırım kuruluşunu kapsayan bir fon soruşturması yürütülmektedir.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasıyla ilgili kendisi hakkında ortaya atılan iddialar üzerine gazetemiz yazarı Murat Ağırel ve gazeteci İsmail Saymaz hakkında suç duyurusunda bulundu.
Sözcü TV'de dün yayımlanan programda 16 Eylül'den bu yana yürütülen ve yedi yatırım kuruluşunu kapsayan fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan gazeteci Murat Ağırel, Bakan Bolat'ın da bu fonlarda parası olduğunu öne sürmüştü.
Bu iddiaların sosyal medya ve televizyon yayınlarında gündeme gelmesinin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat yazılı bir açıklama ile iddiaları kesin bir dille yalanladı. Bugüne kadar hiçbir mal varlığını, gelir kaynağını veya tasarrufunu gizleme ihtiyacı duymadığını ve mal beyanının devletin kayıtlarında mevcut olduğunu belirten Bolat, kamuoyunda "fondaki para" şeklinde itibarsızlaştırma amacıyla sunulan tutarın, gerçekte "sukuk" olarak bilinen yasal kira sertifikası olduğunu vurguladı.
Bolat bu açıklamasında ''haysiyetsizce iftira'' sözlerini kullanıp, Murat Ağırel'in ''400 koydu, 800 aldı'' sözlerini kullandığını ifade etmişti.
Gazetemiz yazarı Ağırel açıklamanın ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak '''400 koydu, 800 aldı' şeklinde bir rakam telaffuz etmedim. Yayın arkadaşımın rakama ilişkin sorusuna bilmediğimi söyledim. Konuşulanların iddia olduğunu da açıkça belirttim'' dedi.
Bugün yatırımlarının borsada işlem gören herhangi bir hisse senedi olmadığını ifade eden Bolat, "16 Eylül 2026 tarihinden önce veya sonra kesinlikle tasarruf hesabı kapatılmış değildir. '400 koydu, 800 aldı' ifadesi koskoca bir yalandır" diyerek hukuki süreci başlattığını duyurdu.
AI outlook — possibilities, not facts
Gazeteciler hakkında açılan suç duyurusu sonrası hukuki süreç işleyecek.
Very likely · Within months

Opposition representatives at the General Assembly of the Turkish Grand National Assembly demanded the establishment of a commission to investigate allegations of fraud, publicly known as the 'fund crisis'. The government's silence and access barriers to journalists were criticized.

MHP Deputy Chairman Feti Yıldız stated that in the investigation into the defrauding of 455,758 investors in 131 funds belonging to 7 portfolio management companies, the perpetrators should be punished separately for each action.

In the General Assembly of the Turkish Grand National Assembly, the opposition's proposals to investigate the funding crisis were rejected by the AKP votes. AKP Group Deputy Chairman Muhammet Emin Akbaşoğlu stated that the judicial process is continuing and those responsible will be held accountable.

After Izmir Metropolitan Municipality Mayor Cemil Tugay's transition to AKP, the Social Democracy Association (SDD) published a harsh statement, calling Tugay a 'political fraudster' and stated that Izmir would not forgive this situation.

AKP Group Chairman Abdullah Güler, Efkan Ala and Ömer Çelik met with the DEM Party delegation in the Turkish Grand National Assembly. During the meeting, Terrorism-Free Türkiye efforts and processes regarding the Monitoring Commission planned to be established were evaluated.
In his statement at the Turkish Grand National Assembly, Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş described the allegations of fund investigation against him and his family as 'lies and slander'. Göktaş invited Ümit Özlale, who made the allegations, to resign.