Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt ailesine vakit ayırmak için görevinden ayrılırken, Temmuz ayındaki NATO zirvesi dönüşü Trump'a yönelik olası füze tehdidi ve gizli uçak operasyonu detayları ortaya çıktı.
AI-generated summary
Karoline Leavitt, Ocak 2025'te göreve dönen Trump'ın ekibinde en genç Beyaz Saray basın sözcüsü olarak göreve başlamıştı.
Trump, 28 yaşındaki Leavitt'in "güzel küçük çocukları ve ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmek için" yönetimden ayrılacağını söyledi ve bu kararı “anladığını ve saygı duyduğunu” sözlerine ekledi. Leavitt'in dış danışmanlarından biri olarak gayriresmi bir rol üstleneceğini ve Kasım ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti ile çalışacağını belirtti. Leavitt, sosyal medyada yayınladığı kendi açıklamasında, ikinci çocuğunun doğumunun ardından izin dönüşü, hem işine hem de iki küçük çocuğuna “hak ettiklerini düşünüldüğü ilgiyi aynı anda veremeyeceği sonucuna vardığını” ve bu sebeple görevi bırakacağını söyledi.
Leavitt, 1 Mayıs'ta ikinci çocuğunu dünyaya getirdi ve Nisan ayı sonlarında kürsüden ayrıldı. Yaklaşık üç aylık bir aranın ardından Temmuz ortasında resmi basın toplantılarına geri döndü; bu süre zarfında Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere üst düzey yetkililer kürsüde onun yerini aldı. İstifası, bu dönüşten bir aydan biraz daha uzun bir süre sonra geldi.
Leavitt, Trump'ın ekibine ilk olarak ilk dönemi sırasında basın sözcü yardımcısı olarak katıldı ve daha sonra konuşma yazarı olarak çalıştı. ABD'nin doğu eyaletlerinden New Hampshire'da başarısızlıkla sonuçlanan 2022 Kongre adaylığından önce Cumhuriyetçi Kongre üyesi Elise Stefanik'in iletişim direktörlüğü görevini yürüttü.
Ardından Trump yanlısı MAGA Inc. grubunun sözcülüğünü üstlendi ve Trump'ın 2024 kampanyasının ulusal basın sözcüsü oldu. İlk çocuğunu dünyaya getirmesine ve Pensilvanya'nın Butler şehrinde Trump'a yönelik suikast girişiminden birkaç gün sonra işe dönmesine rağmen kampanya boyunca bu görevi sürdürdü. Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesiyle 27 yaşında Beyaz Saray basın sözcülüğünü üstlendi ve bu göreve getirilen en genç kişi oldu.
Henüz Leavitt'in halefi atanmış değil ve ne Trump ne de Leavitt bu görevi kimin devralabileceğine dair kamuoyuna bir açıklamada bulunmadı.
Trump'ın Temmuz ayındaki NATO zirvesinin ardından başkent Ankara'dan ayrılırken uçak değiştirmesi gündem olmuştu. Her ne kadar CIA yetkilileri ikna olmadıysa da başkanın güvenliğinden sorumlu olan ABD Gizli Servisi personeli, bölgede faaliyet gösteren bir İran hücresiyle bağlantılı, omuzdan atılan bir füzeyle gerçekleştirileceği öngörülen bir saldırı tehdidi olarak tanımladı.
Pek çok basın yayın kuruluşu, haber ajansı ve gazetenin de bildirdiği üzere istihbarat yetkilileri, İran bağlantılı bu paramiliter grubun Trump'ın hareketleri hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olduğuna inanıyordu.
ABD Gizli Servisi, yalnızca birkaç saat önce aldıkları istihbaratın ardından hızla harekete geçti ve ABD Başkanı Trump'ı, uçaklarda ikram edilen gıdaların taşındığı bir kamyon aracılığıyla daha küçük bir askeri uçağa taşımaya karar verdi. O sırada ABD Başkanlık Uçağı Air Force One, uçakta bulunan büyük bir personel grubu, gazeteciler ve birkaç kabine yetkilisiyle, başkanın artık uçakta olmadığından Gizli Servis personeli hariç kimsenin haberi olmayacak şekilde yoluna devam etti.
Yem olarak kullanılan uçakta kalan üst düzey yetkililer arasında Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent de vardı; Rubio ve Bessent'e bu değişiklik hakkında bilgi verildiği, uçaktaki diğer çoğunluğun ise bilgilendirilmediği belirtildi. Operasyon, Ağustos başı ile ortası arasında kamuoyuna yansıyana kadar yaklaşık bir ay boyunca gizli kaldı ve Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer da dahil olmak üzere Kongre'deki Demokratların olayla ilgili resmi bir bilgilendirme talep etmesine yol açtı.
Beyaz Saray sözcüsü Leavitt'in yem uçaktaki 100'den fazla personel ve gazeteci arasında olduğu özellikle ABD basınında sıkça yazıldı. New York Times gazetesi ve Beyaz Saray da dahil olmak üzere güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiler ise Leavitt'in o uçuşta olmadığına işaret ediyor. ABD merkezli popüler teyit platformu Snopes, Leavitt'in yem uçakta bırakılıp bırakılmadığına dair bağımsız bir doğrulama yapamadığını belirtti. Yetkililerin ve gündem olan haberi yazan New York Times muhabirinin bunu reddettiğini, buna karşın iddiayı doğrulayacak veya çürütecek hiçbir birinci elden tanığın belirlenmediğini not ederek bu satırların yazıldığı an itibarıyla iddiayı "derecelendirilmemiş" olarak bıraktı.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.