
Siyasetçilerin tutuklanmasının 10. yılı dolayısıyla yapılan ziyarette, tutuklulukların son bulması ve kayyum rejimine karşı mücadele vurgusu yapıldı.
AI-generated summary
4 Kasım 2014 tarihinde HDP'li milletvekillerine yönelik başlatılan operasyonlar sonucunda birçok siyasetçi tutuklanmıştı. Bu süreç, Kobani davası olarak bilinen hukuki süreçle devam etmektedir.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, aralarında HDP’nin eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu siyasetçilerin tutuklanmasının 10’uncu yılı dolayısıyla Edirne Cezaevi’nde Demirtaş’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Hatimoğulları, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, 10 yıl önce 4 Kasım’da çok sayıda milletvekilinin evine kapıları kırılarak veya zorla açılarak girildiğini, milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklandığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“4 Kasım tarihe bir siyasi darbe olarak geçti. Tarihin karanlık sayfalarında kocaman harflerle yazılan bir gün oldu 4 Kasım. Ve hala içerideler. 10 senedir ortada bir suç yok. Ortada demokratik siyaset yapmak dışında ve demokratik siyaseti suç sayan bir anlayış dışında hiçbir şey yok. Buna rağmen arkadaşlarımız Kobani kumpas davası tezgahıyla hala hapishanede tutuluyorlar.”
Kandıra ve Sincan cezaevlerinde de ziyaretler ve basın açıklamaları yapılacağını belirten Hatimoğulları, bu açıklamaların ortak temasının, siyasetçilerin 10 yıldır devam eden tutukluluklarına karşı çıkmak olduğunu söyledi.
"REHİN OLARAK TUTULAN ARKADAŞLARIMIZ"
Hatimoğulları, halk toplantılarında kendilerine Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın ne zaman serbest bırakılacağının sorulduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Toplum vicdanı nettir. Toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan arkadaşlarımız, hapishanede rehin olarak tutulmuş, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına işaret eden Hatimoğulları, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak bu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, şöyle devam etti:
“Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur. Şu anda adeta kendi yasalarını, kendi anayasasını çiğneyen, taraf olduğu sözleşmeyi yok sayan, imza attığı sözleşmede o imzayı inkar edercesine arkadaşlarımız halen daha hapishanede. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın yattığı her gün bu iktidarın işlediği suç demektir. Yasa dışılıktır. Yasa dışı bir şekilde arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır ve derhal serbest bırakılmalıdır.”
“MUHALİF OLAN HER KESİMİ SUSTURMAK İÇİN KAYYUM REJİMİ DEVREYE GİRDİ”
Hatimoğulları, 10 yıl önce 4 Kasım’da yaşananların ardından kayyum uygulamalarının yaygınlaştığını kaydederek, “Van’da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul’da, Esenyurt’ta zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı. Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi” dedi.
Seçilmişlerin gözaltına alınması ve tutuklanmasının da sürdüğünü söyleyen Hatimoğulları, HDP geleneği üzerinde başlatılan yöntemin daha sonra bütün muhalefete uygulandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarına işaret eden Hatimoğulları, bunun “4 Kasım’da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını” gösterdiğini söyledi.
Hatimoğulları, “Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan’da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz, bütün Kobani mahpusları derhal serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.
"DEMİRTAŞ CAPCANLI, DİPDİRİ"
Demirtaş’ı ziyaret edeceklerini duyurmalarının ardından yüzlerce mesaj ve telefon aldıklarını anlatan Hatimoğulları, kendilerine iletilen selamları Demirtaş’a aktardıklarını söyledi. Hatimoğulları, “Sevgili Selahattin Demirtaş, inanın zihniyle, duruşuyla capcanlı, dipdiri duruyor” dedi.
Demirtaş’ın bütün Türkiye halklarına selam ve sevgilerini gönderdiğini söyleyen Hatimoğulları, Demirtaş'ın iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin mesajının "Burada, bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içerisindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz" olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, görüşmede süreci birlikte değerlendirdiklerini, Demirtaş’ın görüş ve önerilerini kendileriyle paylaştığını dile getirerek, “Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştı. Süreci de birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı ve son derece verimli bir görüşme oldu” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, görüşmenin sonunda Demirtaş ile aralarında geçen diyaloğu da şöyle anlattı:
“Ayrılırken ‘Sizi yemeğe davet etmek istiyorum’ dedi. ‘Ama muhtemelen şimdi sizin cezanız yok. Onlar sizi içeri almaz. Size de yemek vermezler vallahi’ dedi. Biz böylece kendisiyle vedalaştık ve ayrıldık. Bizler de selam ve sevgilerimizi bir kez daha iletiyoruz.”
Bütün siyasi tutukluların özgür olana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Hatimoğulları, “Bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu bir demokratik Türkiye’yi inşa edene dek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünden bütün mahpuslara sözümüz olsun ki bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek” dedi.

Ankara Metropolitan Municipality Mayor Mansur Yavaş and Adana Metropolitan Municipality Mayor Zeydan Karalar visited Mersin Metropolitan Municipality Mayor Vahap Seçer, who is detained in Tarsus Penal Institution, and conveyed a message of support.

Israeli President Herzog officially approved the October 27 election results. While Netanyahu's allegations of fraud are rejected by the Election Commission, Shin Bet's foreign interference investigation and pressures on Arab politicians are escalating political tension.

Israel's Central Election Committee approved the results of the 26th term election, despite Netanyahu's objections. The Likud bloc won 53 seats, the opposition bloc 48 seats. President Herzog began consultations with political parties for the process of forming a government.

Elon Musk, who donated $474 million to the Republican Party in the US midterm elections, made a humorous post on his X account, saying "my space lasers did not work", regarding the dominance of the Democrats.
Democratic candidate Abdul El-Sayed surpassed Republican Mike Rogers in the elections held in Michigan and became the first Muslim senator elected to the US Senate.

In the US midterm elections, Democrats won the majority in the Senate and took over critical seats in the House of Representatives. While Robert Garcia signaled investigations into the Trump administration, Barack Obama interpreted the results as a "clear message to the people."