
AI-generated summary
Türkiye, 42 yıldır süren "Kürt meselesi"nin çözümüne yönelik "terörsüz Türkiye" sürecini başlatmak amacıyla bir çerçeve yasa çıkarmayı planlamaktadır.
Bir Anadolu sözüdür: Bir işin sonuna çok yaklaşılınca “Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin” denir. Türkiye’nin 42 senedir başını ağrıtan “Kürt meselesi”nin (dileriz sonra daha büyümüş olarak karşımıza çıkarılmaz ama en azından şimdilik) sonuna gelinmiş gibi görünüyor.
Şimdi önümüzde TBMM’de görüşülüp çıkması beklenen en somut konu, “terörsüz Türkiye” sürecine geçilmesi için bir “çerçeve yasa” çıkarılması var. Bu yasanın İYİ Parti dışındaki bütün partilerin desteğiyle kabul edilmesi bekleniyordu ama öyle olmayacağı anlaşılıyor. Çünkü -aynen iki yılı aşkın süredir çıkarılacağından söz edilen yeni (?!) anayasa gibi- çok lafı edeiliyor ama içeriğini bilip de açıklayan tek kişi yok.
Pardon yanlış söyledim. Bu belayı Türkiye’nin başına açan PKK kurucusu Abdullah Öcalan, son hafta içinde taslağı gördü yani o biliyor ama yasayı yapacak olan milletvekillerinin hatta parti liderlerinin bile haberi yok.
Neyse ki gazetecilerin sağdan soldan topladıkları bilgi kırıntılarından öğrendiğimiz kadar bazı haberleri biliyoruz. O kayıtla söyleyeyim:
DEM parti kaynaklarına göre taslağı gören Öcalan metni onaylamış. Bundan anlaşılıyor ki “deve hendeği atlamış”.
Yani Öcalan. Bu sürecin başında talep ettiği, kendisine “başmüzakereci” gibi bir statü verilmesinden vazgeçmiş oluyor. Aynı şekilde bu yasanın “kök yasa” gibi bizim hukukumuzda yeri olmayan bir kategoriye dahil olması da söz konusu olmayacak.
Yasa taslağında PKK mensubu olarak suç işlediği bilinen -veya tespit edilecek olan- kişiler hakkında nasıl bir düzenleme olduğu belli değil. Ama bu kişilere bir süre sonra Türkiye’de siyaset yapma hakkı verilecek olursa bu TBMM gibi “Gazi Meclis” sıfatına sahip bir parlamentoya resmen çok büyük saygısızlık anlamına gelir.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin başarılı olması başka şeylere de bağlıdır. Örneğin, AKP’li İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın görev döneminde Güneydoğu Anadolu’daki “Habur” kapısında kurıulan geçici mahkemelerde PKK’lilerin “Yaptıklarımızdan pişmanlık duymuyoruz” tarzında iddialı (daha doğrusu küstahça) beyanlarda bulunmaları görmezden gelinecek olursa bu durumun yaratacağı rahatsızlık, terörlü Türkiye’de yaşamaktan daha az olmaz. Özellikle bu süreç PKK’nin 42 yıllık mücadeleden yenik çıkmadığı anlamındaki sözlerle anlatılırsa doğacak rahatsızlık, 42 yıl boyunca birbirine düşmanlık duygusu taşımadan yaşamış olan Türk ve Kürt kökenli insanlarımızı tehlikeli bir gerilimin içine sokar. O nedenle Kürt kökenli insanlarımızı etkileme şansına sahip kurumlar ve insanlar, gerçekten “terörsüz Türkiye”de yaşamak istiyorlarsa üzerlerindeki sorumluluğa uygun davranış gösternelidirler.
Yeri gelmişken ilave edeyim:
Yukarıda sözünü ettiğim sorumluluk sadece Kürt kökenli yurttaşlarımız ve onları etkieme gücüne sahip kişi ve kurumlara değil, onlardan daha çok Türk milliyetçisi geçinen kişi ve kurumları da bağlamalıdır. Çünkü saygı tek taraftan beklenirse akıbet kısa zamanda felakete döner.
AI outlook — possibilities, not facts
Çerçeve yasa TBMM'de İYİ Parti dışındaki partilerin desteğiyle kabul edilmeyebilir.
Likely · Within weeks
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.