BackTürkiye'nin NATO Temsilcisi, Karadeniz'de bir ateşkes için iki tarafla çalıştıklarını söyledi
Türkiye'nin NATO Temsilcisi, Karadeniz'de bir ateşkes için iki tarafla çalıştıklarını söyledi
Developing
AA Güncel1 hour agoWorld2 min readTürkiyeView translation

Türkiye'nin NATO Temsilcisi, Karadeniz'de bir ateşkes için iki tarafla çalıştıklarını söyledi

Quick Look

  • NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nurettin Öztürk, Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi'nde güvenlik mimarisi üzerine konuştu.
  • Öztürk, Ankara Zirvesi'nin NATO müttefikler arasındaki birliği pekiştirdiğini vurguladı, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu detaylandırdı ve Karadeniz'deki denetim faaliyetlerini, Montrö Sözleşmesi'nin uygulanması ve sivil ticari gemilerin korunması çerçevesinde açıkladı.

AI-generated summary

Why It Matters

Türkiye, 1952'den beri NATO üyesidir. Ankara Zirvesi, 32 müttefik devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilmiş ve ittifak içi birliği pekiştirmeyi hedeflemiştir. Karadeniz bölgesi, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte strategik önemi artmıştır.

Font size

Öztürk, NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska ile birlikte, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamındaki "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye'nin 1952'den bu yana ittifakın üyesi olduğunu hatırlatan Öztürk, NATO'nun Soğuk Savaş'taki başarısının temelinde müttefikler arasındaki birliğin bulunduğunu vurguladı ve Ankara Zirvesi'nin bu birliği pekiştirdiğini söyledi.

Öztürk, 32 müttefikin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde Ankara'da bir araya geldiğini, zirve kapsamındaki görüşmelere NATO'nun farklı bölgelerdeki ortaklarının da katıldığını belirtti.

Zirve öncesinde düzenlenen savunma sanayisi forumunun önemine işaret eden Öztürk, bir günde yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşmeye imza atıldığını ve savunmaya ayrılan kaynakların somut kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Öztürk, Türkiye'nin İttifak'a katkılarına ilişkin şunları kaydetti:

"İttifak ancak bu kolektif kabiliyet paketlerinin her bir müttefik tarafından uygulanması halinde başarılı olabilir. Bu kapsamda Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu örnek olarak gösterebilirim. Ancak bu aynı zamanda kabiliyetlerle donatılmış bir ordudur. Harekat ve misyonlara katkı bakımından dördüncü, ortak bütçelere katkı bakımından yedinci, kendisine tahsis edilen kabiliyet hedefleri bakımından altıncı sıradayız. Türkiye, tüm bu alanlarda önemli kabiliyet ve deneyime sahiptir."

Türkiye'nin bazı müttefiklerin Soğuk Savaş sonrasında yararlandığı barış ortamının sağladığı rahatlığı yaşamadığını belirten Öztürk, karşı karşıya kaldığı tehditlerin ülkenin hazırlık düzeyini ve etkinliğini artırdığını söyledi.

Öztürk, Türkiye'nin ittifak içindeki yük paylaşımının yeniden dengelenmesine katkı sunacağını, bunun NATO bünyesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.

Büyükelçi, Ankara Zirvesi'nde mükerrer yapılara yol açacak, ittifakın bütünlüğünü zayıflatacak veya bağlarını koparacak girişimlerden kaçınılması konusunda mutabık kalındığını ifade etti.

Türkiye'ye yönelik tehditlerin yalnızca Karadeniz'den kaynaklanmadığını söyleyen Öztürk, Basra Körfezi, Babülmendep Boğazı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de enerji arzı ve bölgesel güvenlik üzerinde etkileri bulunduğunu dile getirdi.

Öztürk, Türkiye'nin Suriye'de kendi kapasitesi ve imkanlarıyla istikrara katkı sağladığını, bazı müttefiklerle bu alandaki işbirliğinin de güçlendiğini belirtti.

Karadeniz'de hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın gemileri hedef aldığını ifade eden Öztürk, bu durumun enerji, gıda ve gübre arzında birden fazla krize yol açabileceği uyarısında bulundu.

Öztürk, Türkiye'nin Karadeniz'deki yaklaşımına ilişkin, şunları kaydetti:

"Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak bölgeyi mümkün olduğunca istikrarlı tutuyoruz. 24 Şubat'tan üç gün sonra boğazları kapattığımızı hatırlayın. Buna 'özel askeri operasyon' deniliyordu ancak biz bunu savaş hali olarak tanımladık ve savaşan tarafların gemilerine boğazları kapattık. Bu da Karadeniz'in gerçek bir savaş alanına dönüşmesini önledi. Gemiler her iki tarafça da hedef alınıyor ve bu yanlış. Sivil mallar taşıyan ticari gemilerin hedef alınmamasını sağlamak amacıyla geçici, kısmi bir ateşkese ulaşmak için her iki tarafla çalışıyoruz. Türkiye'nin aracılık ettiği Karadeniz Tahıl Anlaşması'nı hatırlayın. İyi işledi ve dünyada bir gıda krizini önledi. Bunu yeniden yapabiliriz. Bu arada Karadeniz'i gece gündüz, her dakika, her saat izliyoruz. Karadeniz'e ilişkin tanımlanmış deniz ve hava resminin yüzde 70'i Türkiye tarafından müttefiklere sağlanıyor. En uzun kıyı şeridine ve en büyük deniz kuvvetleri kapasitesine sahibiz, durumu izliyoruz. Bu konuda Karadeniz'deki müttefiklerimiz Romanya ve Bulgaristan ile yakın çalışıyoruz."

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • Türkiye ve NATO müttefikleri, Karadeniz'de denetim ve hava resim paylaşımını artırarak bölgesel izleme kapasitesini güçlendirecek.

    Likely · Within months

  • Karadeniz'de sivil ticari gemilerin korunması için geçici ateşkese yönelik diplomatiki çabalar devam edecek ve mümkünse yeniden uzatılabilir.

    Possible · Within weeks

Open Questions

  • Karadeniz Tahıl Anlaşması'nın yeniden canlandırılması için gerekli diplomatiki adımlar nelerdir?
  • NATO'nun Karadeniz'de denetim kapasitesini artırma planları nelerdir?
  • Türkiye'nin Karadeniz'deki asküü faaliyetleri ile komşu ülkeler arasındaki koordinasyon mekanizması nasıl işlemektedir?

Related Topics

This article was originally published by AA Güncel.

Related Stories

Trump praised Erdoğan when asked about 'Yemen'! 'I think you will fulfill my wish'
Developing·

Trump praised Erdoğan when asked about 'Yemen'! 'I think you will fulfill my wish'

US President Donald Trump, when asked whether Türkiye would be invited to provide military support to Saudi Arabia against the increasing attacks of the Houthis in Yemen, said: 'I can. He's great. As you know, he is a very close friend of mine, I can do this. I have great respect for the President of Türkiye. I think President Erdoğan will fulfill my request. 'I respect him very much.' he replied. While the deployment of military forces within the scope of the Mecca Common Defense Alliance was discussed between Türkiye, Saudi Arabia and Pakistan, the proposal to examine the security risks of the agreement proposed by the CHP in the Turkish Grand National Assembly was rejected by the votes of the AKP and MHP.

Cumhuriyet
2 min read
Trump's reaction to the Houthis: I will be there after the elections
Developing·

Trump's reaction to the Houthis: I will be there after the elections

US President Donald Trump said that the Houthis in Yemen had increased their attacks on Saudi Arabia before the November 3 Congressional midterm elections, and claimed that these attacks were carried out on the orders of Iran and that they were deliberately trying to increase oil prices. He emphasized that he would be in the region after the elections and would not forget this situation.

Bloomberg HT
1 min read
Donald Trump: I have great respect for President Erdoğan
World·

Donald Trump: I have great respect for President Erdoğan

At the press conference, US President Donald Trump answered the question questioning Türkiye's participation in the Yemen operation and emphasized his good relationship with Erdogan. Trump also stated that he had a meeting with Saudi Arabian Crown Prince Mohammed bin Salman, that he will make a decision on Iran, that he has not yet made a decision about the Israeli elections, and that intelligence support to Ukraine continues.

Habertürk Dünya
1 min read
More on this topicnato