
AI-generated summary
Mekke Anlaşması'nın ortak açıklamasında, tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla asker ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması kararı alınmıştır. Ancak bu uygulama için Türkiye Büyük Millet Meclisi onayı gereklidir ve henüz bu onay alınmamıştır.
Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin önceki akşam gerçekleşen toplantısının ortak açıklamasında, “Tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla, üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvetler ile yeteneklerin uzlaşılan düzenlemeler çerçevesinde Suudi Arabistan’a sağlanmasına ve bunların hızla konuşlandırılmasına yönelik tedbirler alınması” kararı dikkat çekti.
TBMM KARARI GEREKİYOR
Bu bölümden yola çıkılarak, kamuoyunda, “Türkiye Suudi Arabistan’a Husilerle savaşması için asker mi gönderecek” sorusu soruldu. Ancak Anayasal olarak bu henüz mümkün değil. Anayasa’nın 90. maddesine göre uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi onayı gerekiyor. Bu, Mekke Anlaşması için gerçekleşmedi. Benzer şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka ülkelere -ortada bir anlaşma yoksa- asker göndermesi de Anayasa’nın 92. maddesine göre TBMM tezkeresi gerektiriyor. Böyle bir tezkere de çıkmadı. Askeri eğitim anlaşmaları ise muharip asker göndermeyi mümkün kılmıyor. Dolayısıyla şu an Suudi Arabistan’a, söz edildiği şekilde asker göndermek olası değil. Metindeki “Tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla” ifadesinin de buna işaret ettiği anlaşılıyor.
‘TÜRKİYE’NİN İSTEĞİYLE EKLENMİŞ OLABİLİR’
İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan da bu bölüme vurgu yaparak, “Ben bu kısmın Türkiye’nin isteğiyle eklendiğini düşünüyorum. Büyük ihtimalle Suudilerden ‘Asker konuşlandırın’ talepleri yükseliyor. Pakistan, bunu Suudi Arabistan’la ikili anlaşmasına dayanarak gerçekleştirebiliyor. Türkiye ise hukuki koşullara işaret ediyor” dedi.
Erozan, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisinin Cumhuriyet gazetesine ifade ettiği üzere anlaşma metni olmadığına dikkat çekerek, “Mekke Anlaşması kağıtta yok ki. Belgenin içinde ne var kimse bilmiyor. 7 Ağustos’ta imzalandı ama hâlâ ortada yok, herhalde hâlâ yazıyorlar. Ben, dolayısıyla bir asker konuşlandırması sözkonusu olursa, bunun Anayasa’nın 90. değil, 92. maddesi üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
‘MEKKE’Yİ KORUYORUZ’ ALGISI
Erozan öte yandan, ortak açıklamada yer alan “Mekke ve Medine’nin hedef alınması teşebbüsü” ifadesini, “Geçen açıklamada sadece Mekke vardı, şimdi Medine eklendi. AKP iktidarı tehdit sanki Suudi Arabistan’a yönelik değil de, Mekke ve Medine’yeymiş gibi bir vurgu yapıyor. ‘Biz Mekke ve Medine’yi koruyacağız’ algısını öne çıkarıyor. Ürünü bu şekilde satmaya çalışıyor” sözleriyle değerlendirdi.
‘KIYAMET SENARYOSU’
YENİ Parti PM üyesi Namık Tan ise görüşlerini sosyal medya hesabı üzerinden dile getirdi. Tan, “Sözü uzatmadan tekrar tekrar soralım: Var olduğu iddia edilen ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ TBMM onayına sunulmadan nasıl geçerli olur, nasıl uygulanabilir? Eğer ortada bir ‘ortak savunma anlaşması’ değil de bir ‘mutabakat muhtırası’ veya ‘mutabakat zaptı’ hatta o bile değil yalnızca bir ‘ortak basın açıklaması’ varsa bu atılan adımların hukuksal zemini nedir? Yineliyoruz ve uyarıyoruz: Bu yapılanlar anayasal suçtur” dedi.
Tan, “Dış politika açısından ise hele bu ortam ve bağlamda sözkonusu gözükara girişimler, tek adam rejimlerine özgü bir kıyamet günü senaryosu saplantısını ortaya koymaktadır. Yemen'e askeri kuvvet ve/veya yetenek sevki iddiası doğruysa, bu, saplantının apaçık bir dışavurumu, kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
‘İRAN İLİŞKİLERİNE DİKKAT’
Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu da Meclis onayı vurgusu yaparken, “Türkiye’nin Yemen’de taarruzi bir faaliyete veya doğrudan muharip angajmana dahil olması halinde, Türk unsurlarının ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin Husi saldırılarının hedefi haline gelme riski göz ardı edilmemelidir. Anlaşmanın uygulama esasları, görev sınırları, kuvvet yapısı ve süresi, uygun şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Husiler ile Somali’deki Eş Şebab terör örgütü arasındaki silah, lojistik ve teknik işbirliğine ilişkin açık kaynaklarda yer alan bilgiler dikkate alınmalı, bunun Somali ve Aden Körfezi’ndeki Türk askeri, ekonomik ve deniz ticareti çıkarlarına etkisi değerlendirilmelidir. Askeri faaliyetlerin Türkiye–İran ilişkilerine muhtemel yansımaları da hesaba katılmalıdır” açıklamasını yaptı.
‘BİRKAÇ YÜZ TÜRK ASKERİ ARABİSTAN’DA’
Savunma haber sitesi SavunmaSanayiST, tüm bu tartışmaların ortasında dikkat çekici bir haber paylaştı. Portal, “Mekke Savunma Anlaşması sahada: Birkaç yüz Türk Askeri ile hava savunma ve elektronik harp sistemleri Suudi Arabistan'da” başlığıyla yayımladığı haberde, “Türk yapımı hava savunma ve elektronik harp sistemleri, bir süredir Suudi Arabistan'da konuşlu. Birkaç yüz TSK uzman personeli de ülkede görev yapıyor. Kritik tesislerin hava savunmasında kullanılıyorlar. Anlaşmaya ‘pratikte işlevsiz’ diyenlere sahadaki tablo cevap veriyor” dedi.
Yankı Bağcıoğlu ise bu durumun hukuki olmadığını belirtti: “Suudi Arabistan ile 2010 tarihli, 6226 sayılı Kanunla uygun bulunan askeri işbirliği anlaşması, eğitim ve teknik iş birliğini kapsıyor. Suudi Arabistan’ın kritik tesislerinin TSK tarafından fiilen savunulmasını değil. Eğer askerimiz Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında harekât görevi yürütüyorsa, çok açık iki soru var. TBMM’nin onayı nerede? Anayasa’nın 90 ve 92’nci maddeleri neden işletilmedi?”
AI outlook — possibilities, not facts
Mekke Anlaşması'nın TBMM gündemine gelmesi ve tartışılması olası.
Possible · Within weeks

Huthi soldiers' military spokesman Yahya Seri stated that Saudi Arabia's King Khalid Airport in Riyadh, Abha Airport and Khamis Mushait military base, as well as military headquarters in Jizan and Asir regions, were attacked with ballistic missiles and UAVs, air traffic was disrupted, some soldiers died and a fire broke out in arms depots. The Arab Coalition led by Saudi Arabia had previously announced that it had destroyed a ballistic missile launched towards Riyadh.

In the joint statement published after the Mecca Defense Alliance meeting held in Riyadh, it was emphasized that the alliance's deterrence message should be based on national legislation and passed the Hot Contact Test. Experts stated that the alliance has initiated its military integration, that Turkey can engage in military engagement through the sovereignty optimization filter, and that the types of cooperation that require a parliamentary decision are limited.
Saudi Arab Coalition spokesman Brigadier General Turki al-Maliki stated that a ballistic missile directed by the Houthis against Khamis Mushait was destroyed by air defense systems. Maliki said that the missile attacks originated from Sana, Sada and Amran, and noted that the coalition continues its efforts to neutralize the threat of ballistic and surface-to-surface missiles. Houthis military spokesman Yahya Seri claimed that Saudi Arabian airspace (except for Mecca and Medina) was now within the Houthis' area of operation and warned international airline companies to stop their flights. In Yemen, clashes between Iran-backed Houthis and government forces intensified around Taiz and Babulmandeb; Government forces launch operation 'Yemen Dawn', while the Arab Coalition provides air support.
The Lithuanian Parliament discussed the amendment aimed at removing the constitutional provision banning the possession of weapons of mass destruction in the country. The final vote on the bill, which was accepted with the support of 106 deputies, is planned to be held on January 12, 2027.

Yahya Seri, the military spokesman of the Houthis, claimed that they carried out attacks on the points where Saudi forces were deployed in Yemen's Jawf and Marib provinces, and that there were many dead and injured. The Saudi Arabian side has not yet responded to the allegations.

The perpetrator of the attack on a ship off the coast of Bulgaria has not yet been identified. While officials evaluated the attack in the context of the Russia-Ukraine war, there was no statement from Russia on the issue.